
Küresel pazarda istikrarlı başarı için stratejilerinin çeviklik ve değer yaratmak üzerine olduğunu söyleyen Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “Bunun için iş süreçlerimize sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yapay zekayı entegre ettik. Kişiselleştirilmiş ve benzersiz alışveriş deneyimi ile fark yaratıyoruz” dedi.
“Kaliteden ve inovasyondan taviz yok” diyen Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ile yaptığımız söyleşide Orakçıoğlu, hazır giyim sektöründeki başarılarını şu sözlerle özetliyor: “Ürünlerimizle tarihsel ve kültürel derinliğe odaklanmamız; günümüzde evrensel çekiciliği olan, kökeni Türkiye’ye ait, özgün bir lüks deneyimi yaratmamıza, lüks segmentte tasarım ve üretim kalitemizle kalıcı olmamızı sağladı.”
Öncelikle, Orka Group ailesindeki son gelişmelerden bahsedebilir misiniz?
En yeni gelişmelerden biri, modern çizgisi ve enerjisiyle ADV markamızın yeniden moda dünyasına dönüşü oldu. İlk mağazamız için ekimde Mall of İstanbul’da soft opening gerçekleştirdik.
Yeni bir yıl yaklaşıyor. Yeni umutlarla doluyuz. Vizyonumuz net: “Sürdürülebilir moda ve yüksek teknolojiyi, kişiselleştirilmiş deneyimlerle birleştirmek ve müşterilerimiz için benzersiz ve vazgeçilmez bir alışveriş deneyimi yaşatmak…”
Gerek 40 yıllık köklü moda mirasımız gerekse Türk moda endüstrisinin yüksek potansiyeline olan inancımızla; 2026’nın yenilik ve cesaret eşliğinde Damat şıklığını yücelten bir yıl olacağına inanıyorum.
Sürdürülebilirliği merkezine alan Orka Holding, 2025 yılını nasıl geçirdi?
Gerek ülkemiz gerekse dünya ekonomisi açısından zorlu bir iklime rağmen, Damat Tween ve D’S damat markalarımızla kaliteden ve tasarımdan ödün vermeyerek, ‘alın ve akıl terini’ en iyi şekilde birleştirdiğimiz bir yıl oldu.
Üretim üssümüz Giresun’da ikinci fabrikamızın açılışını yaptık, üçüncüsünün yapımı sürüyor. Sürdürülebilirlik odaklı, AI/YZ destekli ve robotik teknolojiye dayanan yeni fabrikamızla üretim kapasitesi açısından Avrupa’da lideriz. Giresun’daki tüm fabrikalarımız, Karadeniz’in doğal zenginlikleri gibi yeşil… Kendi elektriğini güneşten üreten, kömür yerine biyokütle kullanan ve kimyasal atık oluşturmadan üretim yapan fabrikalarımız; Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyumlu altyapısıyla karbon ayak izini en aza indiriyor. Sıfır Atık Belgesi’ne sahip olan tesislerimiz, yağmur suyu toplama sistemlerinden sensörlü lavabolara kadar her ayrıntıda sürdürülebilirliği esas alarak bölgenin çevreci üretim vizyonuna öncülük ediyor.
Tasarımdan atık yönetimine kadar tüm süreçlerimiz Döngüsel Modaya entegre bir yapıda ilerliyor. Organik, geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir malzeme kullanımı önceliklerimiz arasında. Ürünlerin ambalaj ve lojistik aşamalarında çevreye duyarlı yaklaşım sergiliyoruz. Geri dönüştürülmüş koli, etiket ve zeytin çekirdeğinden üretilen biyoplastik mühür kullanıyoruz.
Beş kıtada 85 ülkede 420 mağazaya sahibiz. E-ticaret ve e-ihracat kanallarımızda güçlü bir ivme yakaladık. E-ticaretin payı toplam ciromuz içinde yüzde 18’e, adette yüzde 25’e yükseldi.
Son dönem İnovatif Ürünlerimizden Sihirli Takım: Kırışmayan, leke tutmayan ve su itici özelliklere sahip. RPT: Esnek yapısıyla hareket özgürlüğü sunuyor. Mevsimsiz kumaş özelliği, kullanım kolaylığı, şık ve çok yönlü tasarımıyla günlük hayatta her ortam için ideal.
Orka Holding, uzun yıllardır sektörde söz sahibi olmasını ve güncel kalmasını neye borçlu?
Küresel marka vizyonu ile güçlü marka kimliğine, üretim kalitesine, tasarıma verdiği öneme ve başarılı perakendecilik stratejilerine borçlu.
Küresel trendleri yakından takip ederek koleksiyonlarını sürekli yenilemesi, geniş bir mağaza ağı ve e-ticaret platformları ile erişilebilirliğini artırması ve uluslararası pazarlara erken ve başarılı bir şekilde açılması ile rekabetini ve güncelliğini koruyor.
Hazır giyimde kg ihracat değeri nedir?
Kg başına 133 Euro (İHKİB-TİM)
Made in Türkiye ürünleri global pazarda nasıl karşılık buluyor?
Üretim, tasarım ve tedarikte hız, esneklik ve kalite güvenilirliğine işaret ediyor. Uzak Doğu’ya göre daha hızlı, esnek ve coğrafi olarak yakın tedarikçi konumundayız. Sektör, kalite standartları ve işçilik açısından yüksek bir seviyede. Genellikle orta ve üst-orta segment markaların tedarik zincirlerinde yer alıyor. Etik üretim ve çevresel standartlara uyum konusunda da güvenilir bir partner.
Türkiye hazır giyimde küresel rekabet gücünü artırmak için hangi adımları atıyor?
Zorlu bir dönemden geçen sektör, yapısal dönüşüm ve katma değere odaklanma sürecinde. Temel stratejimiz; sektörü “ucuz üretici” imajından “yüksek katma değerli tasarım ve teknoloji üreticisi” algısına taşımak yönünde olmalı.
Ekonomik ve iklim krizleri, göçler ve doğal afetler artık iş dünyasının günlük bir parçası. Konuyla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Ekonomik dalgalanmalar, iklim değişikliğinin tetiklediği doğal afetler ve küresel göç hareketleri, günümüz iş dünyasının artık yeni normali.
Başarı artık sadece büyüme ile değil, aynı zamanda bu karmaşık ve öngörülemez ortamda çevikliği korumaya ve devam edebilme yeteneğine bağlı. Risk yönetim stratejilerini sürekli güncellemek ve sürdürülebilirlik ve sosyal etki bileşenlerini merkeze almak artık zorunluluk.
Sektörünüzün zor zamanlarda geçtiği bugünlerde sizi yeni yatırımlara odaklandığınızı görüyoruz. Burada bilinmeyen denklem nedir?
Belirsizlikler, krizler, bizim için pazarı yeniden şekillendirme fırsatı… Bu tür durumları hızlanma ve geleceğe yatırım yapma fırsatı olarak görüyoruz. Özellikle dijital dönüşüme, sürdürülebilir üretime ve müşteri deneyimini geliştirmeye yapılan yatırımlar, maliyetli gibi görünse de aslında bizi daha çevik, daha dirençli ve liderliğimizi pekiştiren konuma taşıyacak unsurlar.
Halen global moda markaları arasında lüks erkek giyimde 85 ülkede 420 mağazamızla; Türk sermayesiyle elde edilmiş en geniş ağa sahibiz. Gelecek yıl bu sayıyı ABD, İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa gibi gelişmiş pazarlarda daha da büyüterek sürdürmeyi hedefliyoruz.
Ayrıca Latin Amerika, Japonya ve Körfez ülkelerinde de güçlü bir genişleme stratejimiz söz konusu. ABD’de Atlanta’daki Damat Tween mağazamızdan sonra Miami ve New York’ta yeni lokasyonlarımız devreye girecek. New Jersey’de kuracağımız lojistik merkezimizle de omnichannel operasyonlarımızı Amerika geneline yayacağız. Bu yatırımlar, sadece mağaza sayısında değil, markamızın küresel bilinirliğinde de sıçrama etkisi yaratacak.
Paraguay’ın başkenti Asunsion’dan başlayarak Latin Amerika’ya güçlü bir giriş yapıyoruz. Diğer taraftan Uzak Doğu’da marka bilinirliğimizi derinleştirme stratejisi izliyoruz.
2026 İlkbahar-yaz kreasyonunda erkek modasında neler ön plana çıkacak sizce?
Yumuşak terzilik, fonksiyonel şıklık, ofis/plaj geçişini kolaylaştıran kombinler gibi işlevsel parçalar ön planda… Keten, pamuklu kumaşlarla çok daha rahat ve serin kesimler, renk paletinde ise canlı tonlar ile birlikte, bej ve gri gibi nötr baz da var.
Türkiye’de erkekler modaya ne kadar uyuyor? Türk erkeğinin giyim stilini beğeniyor musunuz?
Özellikle genç neslin etkisiyle daha sofistike, modern ve stil sahibi kombinler artıyor. Global trendlere daha açık, şıklık ve rahatlık odaklı bir stil eğilimi görüyoruz.
Ar-Ge ve inovasyona önem veren bir firmasınız. Konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Sektördeki rekabet gücümüzün ve sürdürülebilir büyümemizin temel itici gücü. Sadece yeni ürünler ve koleksiyonlarla değil, aynı zamanda dijitalleşmiş süreçler ve çevreci üretim teknolojileri geliştirerek de sektöre yön veriyoruz.
Sizi rakiplerinizden ayrıştıran nitelik ve niceliklerinizden de bahseder misiniz?
Küresel pazarda istikrarlı başarı için stratejilerimiz: “Çeviklik” ve “Değer Yaratmak”. Bunun için iş süreçlerimize Sürdürülebilirlik, Dijitalleşme ve Yapay Zekayı entegre ettik. Kaliteden ve inovasyondan taviz yok. Kişiselleştirilmiş ve benzersiz alışveriş deneyimi ile fark yaratıyoruz.
Ürünlerimizle tarihsel ve kültürel derinliğe odaklanmamız; günümüzde evrensel çekiciliği olan, kökeni Türkiye’ye ait, özgün bir lüks deneyimi yaratmamıza, lüks segmentte tasarım ve üretim kalitemizle kalıcı olmamızı sağladı. Bugün bunun en somut örneklerinden ikisi:
*Almanya’dan ithal edilen Mercedes’in kg birim değerine 43 Euro ödüyoruz. Bizim ise Takım Elbisede kilogram birim değerimiz 133 Euro’ya ulaştı.
*Yüzde 100 Türk sermayesiyle Giresun’da kurduğumuz üretim tesislerimizde, 30’a yakın küresel markaya üretim yapıyoruz.
