
Petrol piyasasında, savaşın gölgesinde geçen bir ayı daha geride bıraktık. Orta Doğu’da azalmayan risk algısı, petrol fiyatlarının canlı kalmasına neden oldu.
Zaman zaman ılımlı açıklamalar gelse de kalıcı bir adımın atılmaması aşağı yönlü hareketlerin sınırlı kalmasına sebep oldu. Genel anlamda risk iştahının yüksek seyrettiği ve Hürmüz Boğazı’nın akıbetine bağlı piyasa seyri izlemeye devam ediyoruz.
Mart ayında başlayan ABD – İran savaşında ikinci ayı doldurmak üzereyiz. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerden ötürü petrol sevkiyatında aksamalar devam ediyor.
Şu an piyasanın bu riski tam anlamıyla fiyatladığını düşünmüyoruz. Boğazın kapalı kaldığı senaryoda stoklardaki erimenin devam etmesi, ilerleyen zamanlarda ciddi sorunlara neden olacaktır. Bundan ötürü savaş sona ermese bile Hürmüz Boğazı’nın açılması risk algısının azalmasına neden olabilir.
Yaşanacak gelişmeler ve özellikle bu bağlamda taraflardan yapılacak açıklamalar yakından takip edilecek. Kısacası bu dönem, yaşananlardan çok açıklamaların etkili olduğu bir dönem oldu.
Bir diğer önemli husus ise savaştan dolayı petrol stoklarında yaşanan erime. Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, küresel ticari petrol stoklarının alarm verici bir hızla tükendiğini açıklamıştı.
Mevcut durumun devam etmesi özellikle gıda fiyatları üzerinden küresel enflasyonu olumsuz etkilemesine neden olacaktır. Bu açıdan bakıldığında savaşın devam ettiği senaryo, Merkez Bankaları tarafından parasal sıkılaşmanın sürmesine sebebiyet verecektir.
Bu durumda Petrol-Altın korelasyonunun sürmesini bekliyoruz. Yüksek enerji maliyeti, değerli metallere olan aşağı yönlü baskısının devam etmesine sebebiyet verecektir.
Teknik açıdan Brent Vadelisinde 105 dolar seviyesini ana destek bölgesi olarak takip ediyoruz. Bu seviye üzerinde fiyatlama sürdüğü sürece teknik olarak güçlü görünüm devam edecektir. Bu seviyenin kırıldığı senaryoda ise 95 dolar destek noktası olarak karşımıza çıkacaktır.
Öte yandan yukarı yönlü eğilimin hakim olduğu senaryoda 112 dolar seviyesi direnç konumunda izlenecektir.
Özetle, savaşın konuşulduğu, yapılan açıklamalara bağlı risk iştahının değiştiği bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte ana tema Hürmüz Boğazı olmaya devam edecektir.
Bunun yanı sıra stoklardaki erimede önümüzdeki günlerde risk unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna karşın atılacak olumlu bir adımın petrol fiyatlarında sert düşüşe neden olabileceğini söyleyebiliriz. Bu açıdan yatırımcıların temkinli olmasında fayda var.
