MAKALE — 1 Ocak 2021 at 15:54

KISA ÇALIŞMA VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ!

Av. Begüm GÜREL (LL.M.) 

KISA ÇALIŞMA VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ

Kısa çalışma kavramı, küreselleşme, ekonomik kriz ve zaruri nedenler dolayısıyla ortaya çıkmıştır. Küreselleşme neticesinde sektörler arası rekabet sürecine girilmiştir. Ulusal devlet yapısı bozulmaya başlamış ekonomik sınırlar ortadan kalkmıştır.

Ekonomik olarak güce sahip firmalar, kendilerinden daha küçük işletmeler üzerinde hâkimiyet kurmaya başlamış ve akabinde ilgili işletmeler ekonomik kriz ile karşı karşıya kalmaya maruz bırakılmıştır.

Küreselleşme ile birlikte esneklik kavramını da ortaya çıkmıştır. İşverenler, rekabet piyasasından geri kalmamak için iş ilişkilerinde esneklik yoluna gitmişler; işçiler de işsiz kalmamak için çalışma sürelerinde, ücretlerde meydana gelen esnekliğe razı olmuşlardır.

Kısa çalışma kavramı; işçi ve işveren arasındaki esnekliğe dayalı ilişkinin bir neticesi olarak ilk kez 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 65. maddesinde karşımıza çıkmıştır. Ardından yapılan değişikler ile düzenleme, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda yer edinmiş ve çıkarılan yönetmelik ve tebliğlerle uygulamada aktif hale gelmesi hedeflenmiştir.

Avrupa ülkelerinde uzun süredir uygulamada yer alan kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği Türkiye’de son 10 yıldır etkin bir şekilde uygulama alanı bulmuş ve özellikle 2009 yılında meydana gelen ekonomik kriz sebebiyle 190.223 kişi tarafından yararlanılan bir ödenek haline gelip, rekor seviyeye ulaşmıştır.

Kısa çalışmanın uygulanabilmesi için; işyerinde uygulanan hafta bazlı çalışma süresinin en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik aranmadan en az dört hafta olmak kaydıyla işyerindeki faaliyetlerin tamamen ya da kısmen durdurulması gerekmektedir.

İşverenin, koşullar sağlandığı takdirde gerekli belgelerle Türkiye İş Kurumu’na ya da toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya yazılı olmak suretiyle kısa çalışmaya ilişkin başvurusunu bildirmesi ve Türkiye İş Kurumu tarafından da bu hususta onay alması gerekmektedir. Bu şartlar sağlandığında işçiden kısa çalışmaya ilişkin herhangi bir onay şartı aranmaz.

Bir ve üzeri işçi çalıştıran her işveren, herhangi bir işçi sayısı sınırlandırmasına tabi olmaksızın kısa çalışma ödeneğine başvurabilmektedir.

26 Mart 2020 tarihli ve 31080 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici madde 23 eklenmiştir. Kısa çalışma ödeneğinin devreye girmesiyle birlikte bu haktan, son 120 gündür sigortalı olarak çalışan ve son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş çalışanlar yararlanabilecekti. Yapılan son düzenleme ile esnekliğe gidilip, 600 gün şartı 450 güne, 120 gün şartı da 60 güne düşürülmüştür.

Bu madde kapsamında kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için, iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan sebepler hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçinin çıkarılmaması gerekmektedir.