MAKALE — 3 Şubat 2021 at 16:09

PANDEMİ SÜRECİ VE DEĞİŞEN TÜKETİCİ TRENDLERİ

Düşler Atölyesi Medya Ajansı Başkanı Derya Filiz DALGA

PANDEMİ SÜRECİ VE DEĞİŞEN TÜKETİCİ TRENDLERİ

Bugün global ölçekli değişimin itici bir gücü var: “Pandemi”. Bu süreç şirketler ve markalar kadar tüketici davranışlarını etkileyip, dönüştürüyor. Halihazırda Y kuşağı ve son dönemlerde Z kuşağı ile tüketici profili bir hayli değişmeye başlamıştı. Bu dönüşüme tarihin en büyük salgını da eklenince, tüketici alışkanlıklarının çok daha hızlı bir şekilde değişmesi artık kaçınılmaz bir boyuta ulaştı. Yeni nesil tüketiciler, tüm geleneksellere meydan okurken, biz pazarlamacılara ise bu kültür değişimlerine yanıt vermek düşüyor.

İnsanların hayatlarını ve yaşam tarzlarını büyük oranda değiştiren pandemi süreci, tüketicilerin satın alma alışkanlıkları ve marka seçiminde de büyük değişiklikler yarattı. Pandemi sürecini tek kelimeyle özetleyecek galiba en doğru kelime BELİRSİZLİK. Pandemi daha ne kadar sürecek, aşılamalar etkili olacak mı, kısıtlamalar ne zaman kalkacak, kısıtlamalar kalktığında hayat tamamen normale dönecek mi? En yetkili kişi ve kurumların bile net bir şekilde cevap veremediği birçok soru var insanların aklında. Tabi ne kadar çok soru o kadar çok belirsizlik.

Bu belirsizlik ortamında zorluklarla karşılaşanlar sadece markalar ve firmalar değil, tüketiciler de oldu. Pandemi öncesinde belirli rutinlere sahip tüketiciler pandeminin getirdiği korku ve kaygı ile beraber bu rutinlerinin dışına çıkmak zorunda kaldı. Bu korku ve kaygı, sosyal medya aracılığı ile büyük bir hızla kendi aralarında yayılmaya başladı. Kaynağı çok araştırılmadan bir parmak hareketi ile yayılan videolar, resimler, haberler, düşünceler ve yorumlar kısıtlamalar süresince devamlı olarak çevrimiçi olan insanları daha endişe, korku, öfke gibi duygulara sürükledi.

Gelecek öngörülerinde bulunan “Future Consumer 2022” raporuna göre önümüzdeki günlerde satın alma alışkanlıklarını belirleyecek üç temel tüketici profili ön plana çıkıyor.

Gelenekselciler: Pandemi döneminde satın alma kanalları değişse bile bildiği markaları tercih edenler bu grubun içerisinde. Daha önce deneyimledikleri ve güven duydukları ürünleri tercih eden bu grup, ürünlerin temel fonksiyonlarını ve özelliklerini önemsiyorlar. Dolayısıyla daha sade ve sakin pazarlama mesajları olan markaları tercih ediyorlar.

Lokal Tüketiciler: Kendi yaşadıkları çevre ve kendi toplulukları bu grup için çok önemli olduğundan, hali hazırda yaşadıkları yerdeki lokal işletmeleri destekleyenler bu gruptalar. Ulusal markalar her daim reklamlarla başlarında boza pişirse de yerel markaları daha çok seviyor ve destekliyorlar.

İyimserler: Pandemi sonrasına umutla bakan, sosyalleşmeyi ve macerayı seven tüketiciler bu grupta. Pandeminin getirdiği tüm endişelere rağmen, iyimserliğe önem veriyor ve markalardan bu doğrultuda mesaj ve davranış bekliyor.

Bir de bunların yanında tüm bu tüketici gruplarının istediği bir şey var. Sosyal medyanın gücüyle de yayılan bu istek markaların pandemi döneminde ve sonrasında hem tüketicilere hem de çalışanlarına iyilikle davranması. Benzer bir çalışmada yapılan ankette katılımcıların %60’dan fazlası, salgın sırasında çalışanlara ve topluma iyi davranan şirketlerden daha fazla ürün ve hizmet satın almayı planladıklarını belirtiliyor. Aslına bakıldığında hem insanlık hem de markalar için çok güzel bir fırsat. Yeni dönemde, yeni nesil tüketicilerin sosyal bilinçli beklentilerine uyum sağlayan, iyi tanımlanmış bir amaç belirleyen markaların geleceğin rekabet avantajına sahip olacaklarını söylemek yanlış olmaz.

Bu süreçte markalar, pandeminin getirdiği yıkıcılığını deneyimlediler. Fakat ortaya da çeşitli fırsatlar da doğdu. İşte yukarıdaki araştırmaların sonuçlarına göre bu karmaşa içerisinde basitlik arayan, yerel ürünleri tercih eden, endişe dolu zamanlarda iyimserlik ve dünya için iyilik bekleyen tüketiciler geleceğin satın alma alışkanlıklarını belirleyecekler.  Kendi varoluş nedenlerini bulan, yeni nesil tüketicileri derinden anlayan, samimi şekilde tüketicilerin yanında olan ve en önemlisi iyilik yaratan markaların öne çıkacağı bir gelecek bizleri bekliyor. Peki sizin markanız bu geleceğe hazır mı?