
Bir süredir covid-19 kaynaklı yaşanan arz kısıtlamaları, tedarik zincirinde yaşanan kısıtlamalar normalleşme sürecine geçmemizle birlikte tüketici talebinin karşılanamamasıyla fiyatları yukarıya doğru çıkarırken, küresel enflasyonist ortamın oluşmaya başlamasına zemin hazırlamıştı. 2022 yılı başlarında başlayan Rusya-Ukrayna savaşıyla artan küresel enflasyonun kontrol edilemez hale geldiğini söyleyebiliriz. ABD ve müttefiklerinin Rusya’nın işgali başlatması durumunda ağır ekonomik yaptırımlar uygulayacaklarını dile getirmesi, karşılıklı yapılan yaptırımlar Rusya ile ticaret yapan ülkeleri olumsuz etkiledi. Rusya petrol, doğalgaz, buğday, arpa gibi emtiaları ihraç eden bir ülke olduğu için Rusya’da kendisine yapılan yaptırımlara karşılık misilleme yaparak ihraç ettiği emtialara kısıtlama koydu. Bu durum emtia fiyatlarını tarihi zirveye çıkardı. Bunun doğal bir sonucu olarak enflasyondaki yükselişe en belirgin katkı enerji grubundan geldi. Hal böyle olunca her ülke kendi ülkesinin enflasyon sorunuyla karşı karşıya kaldı. Merkez bankalarının çoğu enflasyonu düşürmek için sıkı para politikası uygulamaya başladı. Bu noktada ilk adım Amerika Merkez Bankası’ndan geldi.
ABD Merkez Bankası (Fed), enflasyonla baş etmek için kullandığı para politikası aracıyla güçlü dolar temasını 2022 yılının ana gündemi yaptı. Bu da ons altın gibi dolara ters korelasyon olan emtialarda baskı oluşturdu. 2022 yılının sonuna kadar hatta 2023 yılında dahi Fed’in sıkı para politikasını güdeceğine yönelik güçlü sinyaller alıyoruz. Son açıklanan enflasyon verisi de Fed’e pek yardımcı olmuyor. Dolayısıyla ons altın 2019 yılından bu yana devam eden güçlü yatay desteği olan 1680 seviyesini aşağı yönde kırmış oldu. Bundan sonraki süreçte ABD enflasyonunun seyri ve enflasyon üreten verilerin gücü piyasa algılaması açısından önemli olmaya devam edecek. Verilerin beklenenden daha olumsuz gelmesi halinde şahin Fed bekleyişi de sürecektir. Bu da daha güçlü bir dolar baskısını gündeme getirebilir.
Bir adım daha şahinleşen Fed’e karşın ons altının hareket alanı sınırlı kaldı. Dolayısıyla ons altın neyi bekliyor sorusu gündeme geldi. Değerli metalde 1660 seviyesinin altında günlük kapanışların oluşması halinde daha derin bir satış baskısının yaşanabileceğine yönelik teknik sinyaller var. Ancak şimdilik güçlü bir kırılma yaşanmış değil. 2022 yılı risklere de oldukça açık bir yıl. Dolayısıyla var olan ancak daha fiyatlanmamış bir riske karşılık ons altın güvenli liman olarak yatırımcıların pozisyonlarında yer alıyor olabilir. Bu da ons altının geri çekilmesini sınırlı kılıyor.
Rusya – Ukrayna arasında devam eden savaş ortamı devam ediyor. Dolayısıyla karşılıklı olası bir yaptırımın olması durumunda güvenli liman talebi ile birlikte ons altının fiyatını yukarıya çıkarabilir. İlerleyen süreçte bölgedeki jeopolitik gelişmeler ons altının seyri üzerinde belirleyici olacaktır. Diğer takip edilecek süreç ise Fed olmak üzere merkez bankalarının adımları ve küresel çapta enflasyon görünümünü yakından izlemekte fayda var. Fed’in faiz artırımı ve şahin mesajlarına devam etmesi halinde doların güçleneceğini ve ons altının fiyatının gerileyeceğini söylemek mümkün olacaktır. 1660 seviyesini aşağı yönde kırarsa sert geri çekilmeler yaşanabilir. 1680 seviyesini yukarı yönde kırarsa 1700 seviyesine doğru alımlar hızlanabilir. Dolayısıyla 1660-1680 bandı ons altında takip edeceğimiz aralık olabilir. İlerleyen süreçte olası bir jeopolitik risk olması durumu ya da ABD’den gelecek enflasyon verisi önümüzdeki günlerde altının yönünü belirleyecektir.
