
Artık bilinçaltınızın günlük yaşamamız üzerindeki etkilerini biliyoruz. Bu kıymetli bir bilgidir. Ben bu bilgi ile hayatımı düzenleyebilirim. Bunu da hayatımı olumsuz etkileyen bilinçaltı kodlarımı olumlu ya çevirerek yaparım. Bu çok ciddi olarak hayatımızı olumsuz etkileyen bilinçaltı kodlarından biri de “Deprem Korkusu”dur. Çünkü depremin olup olmayacağı ve zamanı meçhuldür. Gelin, hep beraber bu olumsuz düşünce kalıbının hayatımıza nasıl etki edeceğini hep beraber inceleyelim.
Hep beraber düşünmeye başlayalım. Bir insan düşünelim. Deprem korkusu taşıyan bir insan kadın erkek fark etmez. Günlük hayatımızı yaşarken çeşitli titreşimlere maruz kalırız. Örnek olarak ofisteki sandalyemize yanımızdan geçen arkadaşımız çarpabilir. Bu arada oturduğumuz sandalye titremeye başlayacaktır. İçinde deprem korkusu barındıran bir kişi bu titreşimden “ eyvah deprem oluyor galiba” yorumu çıkaracaktır. Ve saniyeler bile sürse aslında deprem olmadığını anlaması için geçen süre, o deprem olduğunu düşünüp vücudunda adrenalin salgılanacaktır. Bu salgılanan adrenalinin miktarına göre elleri titreyebilir, sesi titreyebilir, gözbebekleri büyüyebilir.
Buda her şey yolunda olan bir ortamda diğer arkadaşları tarafından tuhaf karşılanacaktır. Bu işin sosyal boyutu. Kişinin içinde oluşan kimya değişimi o kişiye başka zararlar verecektir. Bu gerçekten çok basit bir örnektir. Bu uzayın günde birkaç kere yaşandığını düşünebiliriz. Şimdi bu kişinin kendi kendine verdiği zararı görebiliyor muyuz?
Bu örnekleri çoğaltmak, zenginleştirmek çok kolaydır. Ve bu örnek gerçekten en basitedir. İçinde yoğun miktarda deprem korkusu barındıran insanlar ve özellikle bunlar anne baba ise bu korkuları katlanır evlatlar için. Yaşamamız için çok kıymetli bir eylem olan uykular kaçar. Sadece uyku düzeninin bozulması bile insanda çok büyük rahatsızlıklar oluşturur. Sinir sistemi kendini tamir edemez dinlenemez. Bilinçaltında deprem korkusu barındıran bir insanın yaşamını ”kendi kendine” ne kadar zor hale getirdi görülmektedir. İşte bu yüzden mümkünse bilinçaltında ‘’Deprem korkusu” oluşturmamak en kolay ve sağlıklı yöntemdir. Eğer yaşadığı depremlerden, medyada gördüğü haberlerden, depremi yaşayan insanların anlattıklarını dinlemekten etkilenerek deprem korkusu oluşturdu ise bilinç altından bu korku derhal çıkartılmalıdır. Genel olarak korkular hayat kalitesini en çok düşüren duygulardır. Bizim gibi deprem bölgesi olan ülkelerde oluşan deprem korkusu yaşam kalitesini çok fazla düşürmektedir.
Bilinçaltında bulunan deprem korkusunu yok etmek için kişilerin bilinçli olarak bu korkudan kurtulmayı istemeleri gerekmektedir. Bu da konfor alanından çıkmak ile olur. Konfor alanından çıkmak işin en zor kısmıdır. Bu yüzden gönüllü olarak bu korkudan kurtulmak istemeleri birinci şarttır. Deprem korkusundan kurtulmak isteyen okuyucularımıza bir egzersiz verebilirim. Günlük düzenli olarak yaparlarsa deprem korkusunun hafiflediğini hatta üzerinde yeteri kadar çalışırlarsa yok olduğunu görebilirler. Bir defter ve kaleme ihtiyacımız var. Her gün hatta günde bir kaç kere defterlerinin başına geçip korkularının tersi cümleler yazıp sonra gözlerini kapatıp yazdıkları cümleleri hücrelerine tanıştıracaklar. Sessiz bir ortam gereklidir. Bu yüzden gece yatmadan önce en uygun zaman olabilir bu çalışmayı yapmak için. tekrar tekrar olumlu cümleyi yazıp, arkanıza yaslanıp gözlerinizi kapatıp yazdığınız yeni cümleyi hayal ederek hücrelerinizde yeni duyguyu mesela cesaret duygusunu hissedin. Size genel bir-iki cümle verebilirim ama değişik olduğu için hepinizin korkusu çok genel cümleler olur bu. “ Bulunduğum yerde deprem olmayabilir. Bunun için neden kendimi üzeyim ki?”, “ belki de deprem olsa bile ben bu şehirde olmayabilirim ve hiç etkilenmeyebilirim. Neden şimdiden kendimi belki de hiç olmayacak bir şey için kendimi üzeyim ki?” . Bu cümleleri kendi ihtiyacınız doğrultusunda çalışabilirsiniz.
Her şeyde olduğu gibi bilinçaltından korku temizlemek de emek ister. Ama ödülü çok büyüktür.
Herkese deprem korkusu başta olmak üzere bütün korkularından arınmış bir yaşam diliyorum. Sevgiyle kalın.
