
VARTA Pilleri Türkiye Genel Müdürü Kerem Acar, “Son 10 yıldır satış adetlerimiz sürekli artıyor. Türkiye’deki 2026 hedefimiz, adet bazında pazar lideri olmaktır” dedi.
1887 yılında Almanya’da kurulan VARTA, pil teknolojileri ve enerji depolama çözümleri alanında dünyanın önde gelen markaları arasında yer alıyor. Tüketici pilleri, şarj edilebilir piller, enerji depolama sistemleri ve endüstriyel çözümlere kadar geniş bir ürün yelpazesi sunan şirket, tüketici elektroniğinden otomotive kadar birçok sektöre hizmet veriyor.
Türkiye pazarında güçlü bir konuma sahip olan VARTA, sürdürülebilirlik odaklı üretim süreçleri ve Ar-Ge yatırımlarıyla enerji sektörünün dönüşümüne katkı sunuyor. VARTA Türkiye Genel Müdürü Kerem Acar ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, şirketin Türkiye’deki faaliyetlerini, sektördeki dönüşüm sürecini ve geleceğe dair stratejik hedeflerini konuştuk.
Öncelikle VARTA’yı kısaca tanıyabilir miyiz?
VARTA, Almanya’da kurulmuş 138 yıllık bir firma ve hâlâ üretiminin önemli bir bölümünü Almanya’da gerçekleştiriyor. Çin’de de üretim yaptırdığımız tesisler bulunuyor. Türkiye ofisi olarak biz de 25’inci yılımızdayız. Türkiye’de tüketici pilleri sektöründe faaliyet gösteriyoruz. VARTA markasıyla tanınan ürünler arasında bunu yanı sıra araç aküleri, profesyonel piller ve enerji depolama üniteleri de yer alıyordu. Ancak 2000’li yıllarda araç aküleri grubumuzdan ayrıldı.
Sektördeki muhtemelen en geniş ürün gamına sahibiz. Türkiye’de 200’ü aşkın çeşitte ürün satıyoruz. Endüstriyel alanda ise üreticilerle doğrudan anlaşmalar yoluyla çalışıyoruz. Türkiye’deki birçok üreticiyle iş birliği yaparak onların pil tedarik süreçlerini üstleniyoruz. Bunların arasında çok büyük markalar bulunuyor.
VARTA, Türkiye’ye nasıl bakıyor?
VARTA Türkiye olarak bizim mottomuz sürekli ve sürdürülebilir büyüme. EPBA (European Portable Battery Association)’nın her sene ülkeler bazında yayınlanan sonuçlarına göre son 10 senedir pazarın çok üzerinde büyümeyi de başardık. Türkiye çoğu Avrupa ülkesi ile kıyaslandığında büyük bir nüfusa sahip. Öte yandan, Türkiye’deki pil tüketim oranı Avrupa ülkelerine, özellikle Batı Avrupa’ya göre oldukça düşük seviyelerde.
Bu nedenle Türkiye’de kişi başı tüketimin zaman içinde artacağı öngörülüyor.
Bu açıdan, ülkemizin ileriye yönelik büyüme potansiyelinin yüksek olduğuna inanıyoruz.
Daha önce pille kullandığımız cihazlar giderek şarj edilen sabit bataryalı ürünler haline gelmeye başladı. Bu yöndeki teknolojik gelişmeler sizin sektörünüzü nasıl etkiliyor?
Biz her türlü cihazlar için pil üretiyoruz. Genel tabloya baktığımızda ise, pil adedi yıllar içinde dalgalansa da son 10 yılda düşüş göstermedi. Hatta bu yıl artmasını öngörüyoruz. Şarj edilebilen pillerin avantajları yanı sıra, “kullan-at” piller pratik olmaları sebebi ile hâlâ tercih edilmeye devam ediyor.
VARTA hangi ürün çeşitlerinde Türkiye pazarında ön planda?
Tüketici pillerinin dışında fener, aydınlatma ürünleri, powerbank ve kablolar da ürün gamımızda yer alıyor. Ancak VARTA’nın kuruluşundan beri gelen üretim uzmanlığı, pil kategorisinde yoğunlaşıyor. Dolayısıyla tüm endüstrilere ve tüm satış kanallarına pil tedarik ediyoruz. Herhangi bir alanın daha fazla ön plana çıktığını söyleyemem, çünkü tüm alanlarda iddialıyız. İşitme cihazı pillerinde VARTA hem kendi markasıyla hem de private label ürünleriyle büyük adetlerde üretim yapan önemli bir oyuncu. Aynı zamanda Avrupa’daki büyük indirim marketlerinin özel markalı pillerini de VARTA üretiyor. Bu yüzden sadece belirli bir grupta öne çıkıyoruz demek doğru olmaz. Türkiye’deki hedefimiz, tüm gruplarda birinci olmak. Bu nedenle tüm kategoriler bizim için önemli.
Firmamızın Alman kökenli ve köklü bir geçmişe sahip olması nedeniyle kaliteli üretim genlerimizde var. En iyi kalitede üretim yapıyoruz. Satış adetlerimizin artışından, ürünlerimizi kullanan tüketicinin sürekli bizi tercih ettiğini çok net görebiliyoruz. Türkiye’deki hedefimiz, 2026 yılında adet bazında pazar lideri olmak; en yüksek satış adedine ulaşan pil markası olmak. Bu doğrultuda ilerlediğimizi görüyoruz çünkü son 10 senedir satış adetlerimiz sürekli artıyor. Bu süreklilik, firmamız açısından çok önemli.
VARTA hangi yeniliklere odaklanmış durumda?
Piller değişiyor; örneğin boyutları küçülüyor ya da daha yassı pillerin yaygınlığı artıyor ve bunların kullanım alanları genişliyor. Ancak pillerin hacmi ve içerdikleri kimyasal yapılar nedeniyle çok büyük değişiklikler şu an için gündemimizde yok.
Türkiye pazarında pil tüketim alışkanlıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye pazarında kişi başına düşen pil tüketimi Avrupa ile kıyaslandığında daha düşük seviyede. Bu nedenle tüketimin zaman içinde artabileceğini öngörüyoruz. İnsanlar daha fazla cihaz kullanırsa veya çeşitli hobiler edinip ev dışında daha fazla zaman geçirirse, bu da tüketimi artırabilir. Türkiye’nin refah seviyesinde yaşanacak olumlu gelişmeler de pil kullanımını artıracaktır. Cihazlar değişse de piller hayatımızda olmaya devam edecek. Nesiller ve kullanım alışkanlıkları değişse bile pil tüketimi sürecektir.
VARTA’nın sürdürülebilirlik politikaları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
VARTA olarak 2017 yılından itibaren Almanya’daki tesislerimizde üretimde devrim niteliğinde adımlar attık. Yeşil enerji kullanım oranını %93’e kadar yükselttik. Türkiye olarak biz de neler yapabileceğimizi sürekli düşünüyoruz. Bu doğrultuda çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek atık pillerin toplanması konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu büyük bir sorumluluk ve Türkiye’de bu konuda farkındalık oldukça düşük. Hesaplarımıza göre, Türkiye’de atık pillerin yalnızca %5’i geri dönüşüme gönderiliyor. Bunu ciddi şekilde artırmamız gerekiyor, örneğin Avrupa’da bu oran %50 civarında.
Bu alanda “Atık Piller Fidana Dönüşüyor” isimli bir kampanya başlattık. Bütün satış noktalarına atık pil toplama kutuları yerleştirerek, toplanan pilleri geri dönüşüme gönderiyoruz. Halihazırda kampanyanın ikinci dönemindeyiz. Bu süreçte bir elektronik atık firması ile iş birliği yaptık. Evinizde atık piliniz varsa, bir sisteme girip hemen kayıt oluşturuyorsunuz ve pillerin fotoğrafını çekip yüklüyorsunuz. Bu piller bize ücretsiz olarak kargolanıyor. PTT, bu atık pilleri TAP Derneği’ne teslim ederek geri dönüşüm sürecinin başlamasını sağlıyor. Ayrıca, gönderilen her 10 adet atık pil için VARTA Pilleri, Türkiye’de adınıza bir fidan bağışında bulunuyor. Aralık sonunda başlattığımız kampanya kapsamında şu ana kadar 16 farklı ilden 491 kilogram pil topladık ve 745 adet fidan bağışladık. Bu kampanyaya okullar, fabrikalar ve üretim tesisleri de dahil olmuş durumda. Hedef sene sonuna kadar 81 ilimize ulaşmak. VARTA olarak faaliyetlerimizi sürdürürken çevreye daha fazla nasıl fayda sağlayabileceğini düşünerek hareket ediyoruz. Amacımız, üretimimizi çevre dostu bir şekilde gerçekleştirmek. 2030 yılına kadar PAS-2060’a göre karbon nötr üretime ulaşmayı hedefliyoruz.
VARTA’nın Ar-Ge politikası nedir?
Bu konu bizim için oldukça önemli. VARTA’nın temel değerlerinden biri üretim ve bu alanda kendisini sürekli geliştirmesi. 138 yıllık geçmişi olan bir şirketin aynı sektörde varlığını sürdürebilmesi için Ar-Ge’ye ciddi yatırım yapması ve bu alana öncelik vermesi gerekiyor. VARTA da yarının teknolojisini bugünden geliştirmek adına önemli adımlar atıyor. Önümüzdeki dönemde pillerde öne çıkması beklenen teknoloji lityum iyon. Bu teknoloji, şu an ağırlıklı olarak endüstriyel alanda kullanılıyor olsa da gelecekte tüketici pillerine de entegre edilebilir.
Sektörünüzün geleceğini nasıl yorumluyorsunuz?
Tüketici pilleri tarafında kısa ve orta vadede ciddi bir değişim beklemiyoruz. Türkiye özelinde değerlendirdiğimizde ise toplam tüketim adetlerinde artış olacağını öngörüyoruz. Biz de bu artışı göz önünde bulundurarak pazardan daha fazla pay almayı hedefliyoruz.
Son olarak eklemek istedikleriniz…
Hem istihdamımızı artırma hem de satış adetlerimizi ve ciromuzu büyütme yönünde somut adımlar atıyoruz. Kaliteli üretimimiz sayesinde Türkiye pazarında her geçen gün daha geniş kitlelere ulaşıyoruz. Ürünlerimizi deneyen tüketicilerin tekrar tekrar bizi tercih etmesi bizim için çok kıymetli. Ürünlerimizi, rekabetçi fiyatlarla tüketicilerimizle buluşturabiliyoruz. VARTA olarak Türkiye’de kalıcı ve büyümeye devam edecek olan bir markayız.
