
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen; “Belediyeler denince akla doğumdan ölüme kadar vatandaşın dertleriyle ilgilenen kurumlar gelir. Yerel yönetimler şehrin her şeyiyle ilgilenmek zorunda. Yerinde yönetime geçerken istihdamdan üretime, eğitimden sağlığa, altyapıdan üst yapıya sürdürülebilir şehirler, dirençli şehirler, yenilenebilir enerjiyle çalışan şehirler oluşturmalıyız” dedi.
Erzurum, kış sporları alanındaki uluslararası başarılarıyla adından sıkça söz ettiriyor. Şehrin bu başarısı, 2026 Snowboard Dünya Kupası’na ikinci kez ev sahipliği yapacak olmasıyla pekişiyor.
Erzurum, kentsel dönüşümde Türkiye’de nüfus başına en çok konut yapan şehirlerden biri olurken, yeni nesil belediyecilik anlayışıyla küresel bir kent olma yolunda ilerliyor. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Palandöken’in zirvesinden başlayan turizmin 12 aya yayılması hedefine, tarım ve hayvancılık potansiyelinden teknoloji ve sanayi yatırımlarına uzanan, Erzurum’un ekonomik ve kentsel dönüşüm yolculuğunu konuştuk.
Erzurum 2026 Snowboard Dünya Kupası’na 2. kez ev sahipliği yapacak. Buradan hareketle kış turizmini değerlendirmenizi rica ediyorum. Bu kupaya hazırlık ne aşamada?
Erzurum’un turizmine büyük bir önem veriyoruz. Palandöken, gerek Türkiye’de gerekse dünyada en önemli kayak merkezlerinden biri. Palandöken Dağı’nın yönetimini de belediyemizin iştiraklerinden Ejder A.Ş. yürütüyor. Ülkemizin ve Avrupa’nın en önemli kayak merkezlerinden birine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, kış şehri olmasına rağmen birçok ilde hatta dünyanın birçok yerinde olmayan tesisleri şehrimize kazandırdı, zat-ı âlilerine minnettarız. Bugün belki 10 milyar TL harcansa yapılamayacak tesisler yapıldı. Atlama kulesi, kayak merkezi, telesiyejler ve curling, buz pateni, buz hokeyi, biatlon gibi birçok tesis mevcut. Görevi aldığımız günden itibaren kış turizmine en güzel, en modern ve en güncel şekliyle destek veriyor ve öncülük ediyoruz.
Turizmde sürdürülebilirliği konuşursak, yılın on iki ayına yayılacak bir politikanız var mı?
Elbette. Palandöken’i kış turizmi için sadece 4 – 5 ay kullanırken diğer zamanlarda da 12 aya yaymayı hedefliyoruz. Buralarda kongreler, dağ yürüyüşleri, dağ bisikleti ve dağda eğlence merkezleri planlıyoruz. Şehrimizde golf sahaları yapmak istiyoruz. Tıpkı Antalya’nın yaz turizmine hizmet ettiği gibi Erzurum da yazın serin bir alternatif olacak. Ayrıca tüm spor dalları için yüksek irtifalı kamp merkezimiz var. Tam ve yarı olimpik yüzme havuzlarımız, atletizm tesislerimiz mevcut. Amerika, Avrupa, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Kafkaslardan sporcular, futbol başta olmak üzere yüksek irtifalı tesislerimizde kamp yapıyor. Hınıs kanyonları, rafting imkanı sunan Çoruh Nehri, Narman Peri Bacaları, Tortum Gölü ve Şelalesi, medreseler, hanlar, hamamlar, tabyalar, Çifte Minare, Ulu Camii ve Erzurum Kalesi gibi doğal ve tarihi güzelliklerimizle turizmin her çeşidi burada var.
Erzurum’da kış turizmi diğer turizm türlerine göre baskın bir konumda galiba…
Evet, çünkü Erzurum’un doğası buna çok uygun. Türkiye’de gece kayağı yapılabilen tek kentiz. 10 kilometrelik pisti aydınlattık. Hangi ülkede toplam 100 kilometre uzunluğunda kayak pisti var? Ayrıca Buz Tırmanışı Festivali, Karda Voleybol Turnuvası gibi etkinliklerimizle fark yaratıyoruz. Snowboard Dünya Şampiyonasını başarıyla tamamladık. Burası artık Palandöken Ekonomik Zirvesini gerçekleştirdik. Avrupa Kış Şehirleri Turizm Baş Şehri unvanını aldık.
Sosyal kültürel ve ekonomik alanlarda farkındalık oluşturacak güncel projeleriniz neler?
Doğu Anadolu Türkiye meralarının yüzde kırkına sahip. Erzurum da Türkiye’deki meraların yüzde on iki buçuğuna sahip. Büyük ve küçükbaş hayvan sayısı bakımından sayılı illerden biriyiz. Çok büyük bir ağrılık veriyoruz. Bunun için meraların ıslahı konusunda yoğun çalışıyoruz. Hayvanlar için gölgelikler, çobanların dinlenme evleri, sulama imkanları ve yayla yolları yaparak hayvancılığı cazip hale getiriyoruz. Tarım Erzurum’da giderek önem kazanıyor. Buğday başta olmak üzere bugün 2 bin rakımda şeker pancarı, patates, fasulye, nohut ve mercimek üretiyoruz. 320 çeşit endemik bitkiye sahibiz. Bu bitkiler ilaç sektöründe kullanılıyor.
Artık Erzurum sanayi şehri oluyor. İkinci OSB kuruldu. Erzurum’da bugün pil üretimi var, elektrikli araçlar için şarj üniteleri yapılıyor. Dünyada olmayan bir şarj cihazı üretiyoruz. Elektrikli arabaların pili bittiğinde onları 100 KM daha götürecek mobil cihazlar üretiyoruz. 40 dakikada şarj oluyor, şimdi yedi sekiz dakikada şarj edilebilecek cihazlar geliştiriyoruz. En yakın zamanda burada drone üreteceğimiz bir tesis kuracağız. Yerel kaynaklarla tamamen Türk malı olacak.
Sosyal sorumluluk anlayışımız gereği biz, şehrimizde bütün çocuklarımıza bedelsiz olarak kayak dersi veriyoruz. Amacımız bu kentin imkânlarından istifade etsinler. Bunun için halkımızı fiyatları uygun tutarak kayağa yönlendiriyoruz. Festivaller düzenliyoruz. Bu kış bir Winter Festivali yapacağız. Eğitim ve sağlık hizmetlerimizle de ön plana çıkıyoruz.
Belediyeler denince akla doğumdan ölüme kadar vatandaşın dertleriyle ilgilenen kurumlar geliyor. Biz aynı zamanda sosyal belediyecilik yapıyoruz. İstihdam alanları oluşturuyoruz. İhtiyaç sahiplerine bedava ekmek veriyoruz. Sosyal belediyeciliği yerine getiriyoruz. Halk pazarları kurduk. İçinde beş bin çeşit ürünümüz var. Bu şu anda sekiz tane. İnşallah sayıları artacak. Bugün bir kilo kıymayı 450 liraya veriyoruz. Kuşbaşı 500 lira.
Ulaşım, altyapı ve kentsel dönüşüm ile ilgili güncel projelerinizden de bahsedebilir misiniz?
Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak, Türkiye’de nüfus başına en çok kentsel dönüşümü yapan belediyeyiz. Bu yıl dört bin konut yapıyoruz. 2 bini şehir içinde, 2 bini şehir dışında. TOKİ’ye de iş yapıyoruz. TOKİ ihaleye çıkıyor, biz ihaleyi alıyoruz. Bursa’da, Tekirdağ’da ayrıca TOKİ’den hariç Manisa’da devlet işi yapıyoruz. Belediyemizin şirketi olan Erkonut A.Ş. yapıyor bu çalışmaları. Malatya’da deprem konutları, daha evvel Şırnak, Adıyaman ve Diyarbakır’da işler yaptık. Şirketimiz Türkiye’de TOKİ’den sonra en büyük inşaat şirketlerinden biri. Bu sene 1250 km asfalt yol yaptık. Raylı sistem gündemimizde, projemizi hazırladık ve bakanlığa sunduk, takibini yapıyoruz.
Deprem ülkesiyiz. Bu gerçekle yaşamamız gerekiyor. Yerel yönetimler olarak sizin kentsel dönüşüm konusundaki açmazlarınız neler? Ne tür sorunlarla karşılaşıyorsunuz?
İnsanlarımızın ekonomik güçleri bazı zaman bu dönüşüme yapmakta yeterli olmuyor. Pandemi ve akabinde gelen sıkıntılar dolayısıyla insanların gelirlerinde dengesizlikler oldu. Bilhassa sabit ücretle çalışan vatandaşlarımız için. Biliyorsunuz ne yazı ki 6 Şubat depremleriyle beraber devletimiz büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. 120 milyar Dolar civarında bir yatırım yapılıyor ve son noktaya gelindi. Bir yıl sonra bitmiş olacak. Türkiye Cumhuriyeti on bir vilayeti ayağa kaldırmaya uğraşırken TOKİ kanalıyla 70 vilayette konut yapıyor. Öncelenen beş şehirde ‘yarısı sizden yarısı bizden’ kampanyasıyla katkı sunuyor. İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyük şehir belediyelerimiz ne yazık ki kentsel dönüşümü hiç desteklemediler, hatta engel oldular. Kiraların yükselmesiyle TOKİ kiralık konut yapmaya başladı. Bu konuda devletimiz, hükümetimiz her türlü çabayı sarf ediyor ama yerel yönetimlerin de buna katılması gerekiyor. Biz de ekonomik şartlardan dolayı arzu ettiğimiz ivmeyi henüz yakalayamadık. Biraz gecikme yaşıyoruz.
Yeni nesil belediyecilik kavramını nasıl okumak lazım?
Artık devletler birbirleriyle yarışmıyor, şehirler yarışıyor. Bunun için de yerel yönetimler şehrin her şeyiyle ilgilenmek zorunda. Yerinde yönetime geçerken istihdamdan üretime, eğitimden sağlığa, altyapıdan üst yapıya sürdürülebilir şehirler, dirençli şehirler, yenilenebilir enerjiyle çalışan şehirler oluşturmalıyız.
Çağımızın en önemli sıkıntısı küresel ısınma ve killim değişikliği. Bursa’da su sıkıntısı var, İstanbul’da, Ankara’da ve İzmir’de sular akmıyor. Kaynaklarımız kıt ama tedbir almak lazım. Ben 12 yıldır görevdeyim, 825 tane gölet yaptım. Bunlar içme suyu, hayvan içme suyu ve sulama suları. Beş yüzün üzerinde mahallemizin sulama sistemlerini yaptım.
Erzurum’da 2. OSB kuruldu. Konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Güzel bir konuya temas ettiniz. 2. OSB’nin altyapısını belediye olarak biz yaptık. Şu anda da OSB’nin büyütülmesiyle ilgili de belediye olarak elimizi taşın altına koyduk. Normalde bunu yapmak bakanlığın görevidir. OSB’nin genişlemesiyle yeni yatırımcılarımızı şehrimize davet ediyoruz. Şu an sırada bekleyen 250 yatırımcı var. Ben de 2. OSB’nin yönetiminde görevliyim. Yatırımcılarımıza her türlü desteği veriyoruz.
