
Petrol piyasasında, aralık ayında zayıf bir görünüm hakim. Talep tarafında yaşanan belirsizlikler ve arz fazlasına yönelik beklentiler, petrol fiyatlarının son beş yılın en düşük seviyelerine gerilemesine neden oldu.
Önümüzdeki süreçte hem Rusya–Ukrayna cephesinde yaşanacak gelişmeler hem de ABD ile Venezuela arasında süregelen gerginlik, piyasada jeopolitik risk algısını belirleyecek temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Buna ek olarak OPEC ülkelerinin 2026 yılında alabileceği arz kısıtlama kararları, petrol piyasasında yukarı yönlü risk unsurları arasında yer alabilir.
2025 yılında Trump’ın göreve gelmesiyle birlikte yüksek petrol fiyatlarının istenilen bir durum olmadığı görülmüştü.
Özellikle Trump’ın petrol fiyatlarının düşük kalmasına yönelik yaptığı açıklamalar piyasada aşağı yönlü baskı yaratmıştı. Yıl sonuna gelindiğinde oluşan tabloya baktığımızda, petrol fiyatlarının küresel enflasyonist baskılar açısından makul seviyelerde kaldığını düşünüyoruz. 2026 yılında savaşların yarattığı risk algısı devam edecek olsa da, olası yukarı yönlü hareketlerin sınırlı kalacağını öngörüyoruz.
Genel anlamda 2026 yılında zayıf petrol görünümünün devam edebileceğini söylemek mümkün. Bu noktada OPEC ülkelerinin arz kararları, arz yönlü beklentiler açısından piyasanın seyrini belirleyecek en önemli faktörlerden biri olacaktır.
Arz tarafının yanı sıra talep cephesindeki belirsizlikler de petrol piyasası açısından kritik önem taşıyor. Dünyanın en büyük petrol ithalatçılarından biri olan Çin, ABD ile yaşanan tarife savaşları nedeniyle zorlu bir yılı geride bıraktı. 2026 yılında ABD–Çin gerginliğinin devam etmesi, petrol talebini olumsuz etkileyebilecek başlıca risk unsurlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
Genel anlamda, 2026 yılında petrol fiyatlarının düşük seviyelerde seyretmesi, oyun kurucu merkez bankaları açısından küresel ve ulusal büyüme görünümünü olumlu yönde destekleyebilir. Yüksek enflasyonla mücadele eden Türkiye açısından bakıldığında ise petrol fiyatlarının düşük seyretmesi, hem enflasyon görünümüne hem de cari dengeye olumlu katkı sağlayacaktır.
Teknik açıdan gösterge olan Brent petrolde 62.00 seviyesi önemli bir destek bölgesiydi. Bu seviyenin kırılmasıyla zayıf görünümün kalıcılık sağladığını söyleyebiliriz. Olası bir toparlanma hareketinin güç kazanabilmesi için 62.00 seviyesini tekrar aşılması gerekebilir. Bu senaryoda 63.75 direncine doğru yukarı yönlü eğilim güç kazanabilir. Zayıf görünümün devamında ise 60.00 ve 58.70 seviyeleri destek bölgeleri olarak takip edilecek. Yeni yılda kısa vadede 60.00 – 63.75 bandı arasında dalgalı bir seyir izleyeceğimizi düşünüyoruz.
Özetle, hem arz yönlü beklentiler hem de talep tarafında yaşanan gelişmeler, petrol fiyatlarının yönünü belirleyen temel unsurlar olmaya devam ediyor. Bu çerçevede arz tarafında Rusya–Ukrayna savaşının seyri ve OPEC ülkelerinin 2026 yılında alacağı kararlar yakından takip edilecek. Talep cephesinde ise Çin ile ABD arasında yaşanacak tarife gelişmeleri belirleyici olacaktır.
Beklentimiz, 2026 yılında petrol fiyatlarının makul seviyelerde dengelenmeye devam etmesi yönünde. Her ne kadar arz ve talep tarafındaki gelişmeler düşük petrol fiyatlarını işaret etse de jeopolitik gerginliğin sürmesi olası yukarı yönlü riskleri canlı tutmaya devam ediyor.
