
İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı Harun DEMİRCAN
Petrol piyasasında denge arayışının sürdüğü bir dönem geçiyoruz. Piyasanın ana gündemi ABD-Venezuela tarafında yaşanan gelişmeler olurken, Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gerginlikte piyasayı etkilemeye devam ediyor. Artan risk iştahı petrol fiyatlarını yukarı çekerken, Venezuela kaynaklı üretim artışı beklentileri ve süregelen zayıf talep, piyasada yükselişlerin sınırlı kalmasına neden oluyor.
ABD-Venezuela gelişmeleri petrol piyasasını yakından ilgilendiriyor. Mevcut durumda Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülke konumunda bulunuyor. Ancak hem toprağın verimsiz olması hem de uzun yıllardır ciddi yatırımlar almamış olması, çıkarılan petrolün maliyetini yükseltiyor. Bundan dolayı ABD’li petrol şirketleri şu an Venezuela petrolüne yatırım konusunda temkinli yaklaşıyor diyebiliriz. Trump ile petrol şirketleri arasında görüşmeler devam ediyor. Rezerv durumunda baktığımızda ise 303 milyar varil ile Venezuela ilk sırada yer alıyor. Chevron başta olmak üzere şirketlerin bu yatırımı kabul etmesi durumunda dünya petrol arzında ciddi bir artış yaşanabilir. Bunun beklentisi piyasa aşağı yönlü baskının artmasına neden olacaktır.
Küresel risk iştahı sınırlı şekilde artmaya devam ediyor. Rusya-Ukrayna cephesinde olağanüstü bir gelişme yok. Orta Doğu’da ise Suriye iç savaşı yakından takip ediliyor. Bu aşamada arzı olumsuz etkileyebilecek, piyasada yukarı yönlü hareketliliği destekleyebilecek bir gelişme bulunmuyor. Bundan ötürü yükselişlerin sınırlı kaldığı bir görünüm izliyoruz.
Talep tarafında ise görünüm zayıf seyretmeye devam ediyor. Çin başta olmak üzere petrol talep eden ülkelerde zayıf göstergeler, piyasadaki aşağı yönlü baskılayan en önemli unsurların başında geliyor. Yeni yılda Çin ekonomisinin seyri talep açısından kritik rol oynayacaktır.
Trump tarifeleri 2026 yılında da önemli bir rol oynayacak. Özellikle Rus petrolünü kullanan ülkelere uygulanan yaptırımlar piyasada artan risk iştahının ana unsuru diyebiliriz. Rus petrolüne olan talebin azalması, küresel talebi doğrudan olumsuz etkileyen bir etken. Bundan ötürü 2026 yılında bu bağlamda yaşanacak gelişmeler talebi doğrudan etkileyecektir. Haber akışlarına bağlı piyasada hareketlilik olmaya devam edecektir.
Teknik açıdan Brent vadelisinde 60.00 dolar bandından başlayan tepki hareketlerinin hız kazandığını izlemiştik. Ancak 65.75 seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanamadı. Yükselişin sınırlı kaldığını izledik. Olası yaşanacak yukarı yönlü hareketlilikte 65.75 dolar bandını direnç bölgesi olarak takip etmeye devam edeceğiz. Buna karşın geri çekilmelerde 63.80 seviyesi kritik destek bölgesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu seviyenin kırıldığı senaryolarda 62.00 ve 60.00 dolar seviyelerini takip edeceğiz. Genel anlamda yıl genelinde 60.00 – 65.75 seviyeleri arasında fiyatlamanın devam edeceğini düşünüyoruz.
Özetle, piyasada zayıf görünüm hakim iken yaşanan Venezuela gerginliği risk iştahının artmasına neden olmuştu. Bu bağlamda bir yükseliş hareketli izledik ancak bu kalıcılık sağlamadı. Genel anlamda Venezuela gelişmeleri, olası arz artış beklentilerini beraberinde getirdi. Bunun yanında süregelen zayıf taleple birlikte yükselişlerin sınırlı kaldığını izledik. Bu görünümün olağanüstü bir haber akışı olmadığı müddetçe yıl genelinde hakim olmasını bekliyoruz.
