
İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı Yusuf Bedir
Ocak ayı genel olarak jeopolitik risklerin öne çıktığı bir dönem oldu ve bu durum altın fiyatlarını destekleyen ana unsur olarak karşımıza çıktı. Özellikle Trump’ın Grönland üzerindeki baskıyı artırması, küresel risk primlerini yukarı taşıdı.
Trump, Arktik’in stratejik hattında yer alan, kaynak açısından zengin ve jeopolitik olarak kritik bir bölge olan Grönland’ı; ulusal güvenlik, askerî üstünlük ve küresel güç projeksiyonu hedefleri doğrultusunda ABD için hayati bir alan olarak konumlandırıyor. Nadir toprak elementleri, petrol, doğal gaz ve diğer kritik mineraller açısından yüksek potansiyele sahip olan ada; ticaret yolları, askeri koridorlar ve Arktik jeopolitiği açısından büyük güç rekabetinin merkezinde yer alıyor. Bu tablo, Trump’ın “Golden Dome” füze savunma planı ve Batı Yarımküre’de ABD hegemonyasını güçlendirmeyi amaçlayan stratejik vizyonuyla da örtüşüyor. Her ne kadar sert iklim koşulları, yetersiz altyapı ve yüksek maliyetler kaynakların ekonomik olarak çıkarılmasını zorlaştırsa da, buzulların erimesiyle birlikte bu denge orta–uzun vadede değişebilir.
Öte yandan Trump, Grönland’ı “teslim etmeyen” sekiz Avrupa ülkesine Şubat ayından itibaren geçerli olmak üzere %10 oranında tarife uygulanacağını, tam ve eksiksiz bir satın almaya karşı çıkılması durumunda ise Haziran ayından itibaren bu oranın %25’e yükseltileceğini ifade etti. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, Avrupa’nın aynı sertlikte ve orantıda karşılık vereceğini açıklamasıyla birlikte misilleme endişeleri yeniden gündeme geldi. Tarife restleşmesinin nereye evrileceği ve Trump’ın olası karşı hamleleri belirsizlik yaratıyor. Ayrıca tarifelerde yaşanabilecek yeni artışların Fed’i yeniden temkinli bir pozisyona itmesi de ihtimaller arasında. Ocak ayında altın fiyatlarını yukarı taşıyan en önemli başlıklardan biri de tam olarak bu belirsizlik ortamı oldu.
Bir diğer önemli risk başlığı ise Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin sonuna yaklaşılması. Açıklanacak yeni adayın Trump’a yakın bir isim olması durumunda dolar endeksinde geri çekilmeler görülebilir. Ancak burada kritik bir detay var: Trump’ın adayının Senato’dan onay alması gerekiyor. Bu noktada ABD Senatörü Thom Tillis öne çıkıyor. Fed’in bağımsızlığını savunan Cumhuriyetçilerden biri olan Tillis, Powell hakkındaki hukuki soruşturma tamamlanmadan Trump’ın Fed’e yönelik aday atamalarını onaylamayacağını daha önce net bir şekilde ifade etmişti. Senato’da Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasındaki fark oldukça sınırlı. Eğer Tillis, benzer görüşte birkaç partilisini yanına çekmeyi başarırsa, Demokratlarla birlikte hareket ederek Fed üzerindeki siyasi baskıyı azaltabilecek bir denge oluşabilir.
Sonuç olarak hem jeopolitik risklerin hem de Fed’in bağımsızlığına yönelik soru işaretlerinin öne çıktığı bir süreçten geçiyoruz. Bu ortamda ons altın fiyatları 4.800 seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürüyor. Trump’ın atacağı adımlara bağlı olarak şekillenecek fiyatlamalarda, ilk aşamada 5.000 bandı önemli bir direnç olarak izlenebilir. Avrupa ile yaşanan sorunların kısa vadede çözülecek gibi görünmemesi nedeniyle, sert bir düzeltme hareketi beklemiyoruz. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının devam eden altın alımları ve ABD menşeli ETF’lere gelen girişler, altın fiyatlarını desteklemeye devam edecek gibi görünüyor.
