
1997 yılından bu yana tasarımlarıyla yaşam alanlarında fark yaratmak adına yaptığı çalışmalarla ülkemizin önde gelen mobilya markalarından olan Alfemo, adından yeniden söz ettirmeye başladı.
Çeyrek asrı aşan bu yolculukta, Zeren Holding çatısı altında dönüşüm sürecine giren Alfemo; büyüme stratejisini üretim, perakende ve dijital kanalları kapsayan bütüncül bir yaklaşımla sürdürüyor.
Yeni dönemlerinde üretimden mağazacılığa kadar tüm yapılarından yenilenmeye giden Alfemo, planlı ve dengeli bir şekilde büyümeye devam ediyor. Alfemo Genel Müdürü Tolga Kaya, röportajımızın bir bölümünde yaptığı açıklamada: “Biz aslında gerçek mobilya” satıyoruz diyerek sektördeki farklarının ve kalitelerinin buradan geldiğini belirtti.
Zeren Holding bünyesine geçen Alfemo’nun yeni yol haritasını ve gelecek vizyonunu konuştuğumuz Alfemo Genel Müdürü Kaya; “Markamız, Zeren Holding’in vizyonuyla örtüşen bir dünya markası olma yolunda ilerliyor. Biz de markamızı bundan sonraki süreçte hak ettiği yerlere taşıyacağız” dedi.
Alfemo, bundan sonra nasıl bir strateji izleyecek, nasıl bir hikaye ile sektördeki hedeflerine ilerleyecek?
Zeren Holding’in kurumsallığı ve vizyonerliği Alfemo ile bütünleşecek. Holdingimizin öncelikli hedefi, Alfemo’nun eskiden olduğu gibi güçlü günlerine dönmesi. Son 8-9 aylık sürede ciddi bir yapılanmaya girdik. Bu da ciro performanslarına yansıdı tabi ki. Tasarımlar değişti, yeni ürünler çıktı, dijitalde yenilenmeye gidildi. Son olarak, İstanbul Mobilya Fuarı’nda yer aldık ve fuarda çok olumlu dönüşler elde ettik. Zeren Holding’in vizyonuyla örtüşen bir dünya markası olma yolunda ilerliyoruz. Bundan sonraki süreçte Alfemo’yu hak ettiği yerlere taşıyacağız.
Alfemo gün sonunda tanınan ve bilinen bir marka aslında. Sadece el değiştirme süreçlerinde bir yorgunluk söz konusu. Bugün baktığımız zaman önde gelen markaların arasına sokabileceğimiz bir marka haline getirmeye çalışıyoruz. Aslında hedefimiz ilk 5’in içerisinde olmak. Hem genç hem yetenekli hem de yenilenen bir ekibimiz var. Markamızın hedefine ulaşması için herkes elini taşın altına koyuyor diyebilirim. Ekip arkadaşlarımla birlikte bilgi birikimlerimizi ve deneyimlerimizi en iyi şekilde kullandığımızı düşünüyorum. Biliyorsunuz ki, bu başarılar ekip çalışması ile elde edilir. Biz de bu konuda ekibimiz ile daha iyi işler yapacağımıza inanıyoruz.
AR-GE ve İnovasyon çalışmalarınız hakkında neler söylemek istersiniz?
Özellikle pandemi döneminden sonra insanların mobilyadan beklentisi tamamen değişti. Mesela salonlar tamamen bir yaşam alanı haline geldi. Bunun için daha modüler tasarımlar istiyor ve yenilikçi çözümler arıyorlar. Biz de bu bağlamda aslında tasarımı taklit eden değil de tasarımı taklit edilen bir markayı hedefliyoruz. Dolayısıyla da bütün tasarım ekibimiz bu özgünlüğü sağlamak için çalışıyor. Ben bu konuda da hedefimize ulaşacağımızı umuyorum. Ayrıca bir sene içerisinde de portföyün yüzde 60’a yakınını değiştirmiş olacağız. Yeni mağaza hedefimiz yaklaşık 120. Bu yıl için konuşursak, bunun 100 tanesine de şimdiden ulaşmış bulunuyoruz, sene sonuna kadar hedefimize ulaşmış olmayı diliyorum.
Biz 30 yıldır aynı kalitede mobilya üretiyoruz, Alfemo’nun en büyük özelliği budur. Kalite algısı bizim için önemli. Bundan hiç taviz vermiyoruz ve vermeyi de düşünmüyoruz. Tüketici sizden bir tutar karşılığında ürün alıyor. Bu tutarın karşılığında en iyi hizmeti almak ister haklı olarak. Biz de bu hakkı teslim etmek adına elimizden geleni yapıyoruz.
İhracat konusunda güncel hedefleriniz nelerdir?
Bundan 3-4 sene önceye baktığımız zaman 4-5 milyon dolar seviyede bir ihracat söz konusuymuş Alfemo’da. Biz de bu durumu eski haline getirmeye çalışıyoruz ama bunu ülke bazlı mağazalaşarak değil de daha büyük zincirlerin içine dahil olarak, daha büyük projelere imza atarak ve hızlıca sonuca giderek yapmak istiyoruz. Diğer taraftan da yaklaşık 10 ülkede mağaza açma hedefimiz de ayrıca var. Projelerden bahsetmek gerekirse de ana hedefler büyük rezidans projeleri, inşaat projelerinde yer alabilmek. Biz de bu konuda önümüze gelen fırsatları değerlendirmeye çalışıyoruz.
Yetişmiş insan gücü bakımından Alfemo’da durum nedir?
İzmir’de uzun zamandır bizimle olan çok iyi bir ekibimiz var. Onların içinde en baştan beri, belki de 30 yıldır bizimle olan arkadaşlarımız var. Keza yenilenen ekibimiz de zaten en deneyimlilerden oluşuyor. Yine bu konuda stajyerlere de fırsat veriyoruz ve okullarını bitirince bünyemize kazandırıyoruz. İnsan kaynağı konusu çok önemli, bu nedenle biz de bu konuya ağırlık veriyoruz.
Mobilya üretimi konusunda yapay zekanın yeri nedir sizce?
Aslında fabrikada çalışan makinelerimiz yapay zeka destekli gibi çalışıyor. Siteme ne yüklerseniz sistem size karşılığını veriyor. Günün sonunda yapay zeka insan aklı ile çalışan bir mekanizma yani sizden benden ondan aldığı fikirleri yine size veriyor. Biz bunu pazarlama, CRM, web sitesi tarafında uygulamaya çalışıyoruz. Arkadaşlarımız bu konuda özellikle CRM noktasında kapsamlı çalışmalarını yürütüyor.
E ticaret ile ilgili neler yapmaktasınız?
Biz Alfemo’da online satış altyapısını yeniden yapılandırmaya çalışıyoruz. Burada da hedeflerimiz büyük ve satışlardaki cirolarımızdan da memnunuz. Biz aslında gerçek mobilya satıyoruz. Bizi diğerlerinden en çok ayıran da bu kalitemiz bence. Olay altyapı ile bayinin bu işe entegre olmasından geçiyor. Satışlarımız genel merkezlerden de bayilerden de yapılıyor. Asıl hedefimiz burada bayilerin cirosunu arttırmak. E ticaret anlamında sıkı bir çalışma ve geri dönüşler alıyoruz. Tüketicinin tercihleri ve alışkanlıkları da bu yönde de değişmeye başladı aslında.
Yeni neslin mobilyaya bakış açısı nasıl sizce?
Daha doğal, daha sade, daha hikayesi olan ürünleri seviyorlar bence. Evlerin metrekareleri günümüzde daha küçük bu nedenle daha konforlu ve işlevsel ürünleri tercih ediyorlar. Daha kişiselleştirilmiş ürünleri talep ediyorlar diyebilirim.
Sizce, mobilyada modayı belirleyen sektör mü yoksa tüketici mi?
Günün sonunda sektör pek çok şeyi tasarım haline getiriyor ama ihtiyaç belirleme konusu da devreye giriyor bu durumda. Dolayısıyla dışarıdaki ihtiyacı gözetip o ihtiyaca göre ürün yapıp bunu tüketiciye sunuyoruz. Yüzde seksen oranına da markalar bunun karşılığını alıyor bence. Ben dünyada genel anlamda tasarım konusunda iyi olduğumuzu düşünüyorum.
Önceden mobilyalara ‘evladiyelik’ gözüyle bakılırdı, şimdi daha sık ve belki de modaya göre değişime uğruyor mobilya… Siz bu durumu nasıl yorumlarsınız?
Önceden gerçekten insan ömrü ile yaşıt mobilyalar olurdu, çoğumuz hatırlar bir zamanların oymalı ahşap mobilyalarını. Şimdi ise özellikle yine pandemi döneminden sonra iş tamamen modaya dönüştü. Özellikle koltuk, köşe, panel, yatak gruplarında sürekli yeni ürün çıkıyor. Eşyayla geçen süre her geçen gün kısalıyor çünkü artık insanlar çok çabuk sıkılıyor, değişiklik istiyor. Önceye göre değişim çok hızlı gerçekten…
Vatandaşın istediği mobilyaya daha hızlı erişebilmesi açısından nasıl bir finansman modeline ihtiyaç var sizce?
Taksit sayıları ne kadar uzar ve artarsa, tüketicinin mobilya alma hikayesi hızlanıyor. Şu an ana kartlara 9 taksit seçeneği yapıyor büyük bankalar. Biz diğer kartlara da bu seçeneği açıyoruz dönem dönem, tüketici daha rahat alışveriş yapabilsin diye. Yine finans kuruluşlarıyla yaptığımız anlaşmalarda 18 taksite kadar bu marjı açabiliyoruz. Baktığımız zaman nihai tüketicinin ürüne ulaşabilmesi için elinin biraz kuvvetli olması lazım. Dönem dönem bu konuda iyileşmeler olacağına inanıyorum.
GES (Güneş Enerji Santrali) projeniz ile ilgili de bilgi verir misiniz?
GES konusu fabrikamızla ilgili bir çalışma. Fabrikamızı güneş panelleri ile donatıyoruz.Zeren Holding görmüş olduğu birçok eksiği tamamlamaya çalışıyor. Dolayısıyla burada Alfemo’nun eksikliklerini bir an önce giderip, Alfemo’nun potansiyeline destek olup ilerletme kaydetmek istiyor. Bu projede onlardan biri ve bize katkı sunacağına inandığımız, önem verdiğimiz projelerimizden diyebilirim.
Sürdürülebilir Yeşil Ekonomi ile ilgili çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Bu konuda ekiplerimiz kuruldu ve çalışmalarımız devam ediyor. Bu konu özellikle Avrupa ihracatında önemli bir unsur. Biz de kendi adımıza ikinci yarıyılda hareketlenmeleri göreceğimizi umuyorum. Dünyaya açılma anlamında da zaten adım atıp ilerleme kaydetmemiz gereken bir konu olduğuna inanıyorum.
2026 hedefleriniz nelerdir?
Alfemo’yu eski şaşaalı günlerine getirmek ve büyütmek ana hedeflerimizden diyebiliriz. Büyümekten kasıt; doğru adımlarla, altyapıyı sağlam bir şekilde oluşturarak büyümek. Günün sonunda aslında sürdürülebilir büyümek. Biz de görevi devraldığımız ilk günden beri bu hedefler doğrultusunda ilerliyoruz.
Sizce mobilya sunum ve satışının doğru adresi AVM’ler mi yoksa cadde mağazalarımı?
Tekstil ve yatak kısmı AVM’de daha uygulanabilir ve tercih sebebi olabiliyor. Cadde kısmında ise daha büyük, belki de çok katlı tarzında sistemler işlem görüyor. Bir de mobilyanın daha fazla metrekareye ihtiyacı var, büyük yerler için de AVM kiraları çok fazla geliyor bu da yatırımcıları zorlatabiliyor ama her iki model de şu an işliyor diyebiliriz.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Tüketiciye verebileceğiniz en iyi şey kalitedir, bizim de asla bundan taviz vermeyen bir yapımız var. Zaten ürünlerimiz sıkı bir kalite kontrol sürecinden geçiyor. Her zaman bizden talep edilenin daha iyisi için çalışıyor ve gelişiyoruz diye ekleyebilirim.
