
Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu güç içindeki payı hızla artıyor. Ancak üretim tarafındaki değişkenlik, şebeke esnekliği ve depolama ihtiyacını her geçen gün daha kritik hale getiriyor” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2035 Ulusal Enerji Planı kapsamında yenilenebilir enerji kurulu gücünde önemli bir büyüme hedeflendiğini belirten Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, Türkiye’nin bu hedefleri öngörülen süreden daha önce aşabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Ancak bu dönüşümün önündeki en kritik konunun şebeke altyapısı ve enerji depolama yatırımları olduğuna dikkat çeken Özdemir, şöyle konuştu: “Yenilenebilir enerji yatırımları hızla büyüyor ancak bu büyümenin sürdürülebilir olması için şebeke esnekliğinin de aynı hızda gelişmesi gerekiyor. Yeni enerji çağında artık mesele yalnızca elektrik üretmek değil; üretimi, depolamayı ve tüketimi eş zamanlı yönetebilmek. Enerji depolama sistemleri bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Önümüzdeki dönemde depolama entegrasyonu olmayan enerji yatırımlarının rekabet gücünü koruması giderek daha zor hale gelecek. Çünkü enerjiyi doğru zamanda depolamak ve ihtiyaç anında devreye almak, enerji yönetiminin en kritik unsurlarından biri haline geliyor.”
Kontek ile dünyanın önde gelen batarya üreticilerinden Hithium iş birliğiyle hayata geçirilen Maxxen’de; şebeke ölçekli yenilenebilir enerji santralleri, sanayi tesisleri ve mikro şebeke uygulamalarına yönelik enerji depolama sistemleri geliştiriliyor. Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; şirketin büyüme stratejilerini, Maxxen yatırımlarını, enerji depolama sektöründeki dönüşümü ve Türkiye’nin enerji geleceğine ilişkin değerlendirmelerini konuştuk.
Kontek Enerji, enerji depolama alanındaki yapılanmasını 2023 yılında Maxxen markası altında başlattı. 2025 yılında ise Aydın’daki üretim tesisini devreye aldı. Şirketin kuruluş vizyonunu değerlendiren Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, bugün yıllık 5 GWh üretim kapasitesine sahip bir yapıya ulaştıklarını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Yaklaşık 30 yıldır enerji sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Yolculuğumuzun temeli endüstriyel otomasyon, enerji verimliliği ve mühendislik çözümlerine dayanıyor. Özellikle sanayide enerji verimliliği odaklı mühendislik projeleriyle başladığımız bu süreçte, 2012 sonrası dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarına yöneldik ve güneş enerjisini stratejik odağımıza aldık.
“ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE YENİ DÖNEM: ŞEBEKE ESNEKLİĞİ VE DEPOLAMA”
Özdemir, dünyada enerji politikalarının artık yalnızca üretim odaklı değil; sürdürülebilirlik, karbon dönüşümü ve enerji güvenliği ekseninde yeniden şekillendiğini belirterek, yenilenebilir enerji yatırımlarının büyümesiyle birlikte şebeke esnekliği ve enerji depolama teknolojilerinin kritik hale geldiğini ifade etti. Yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği değişken üretim yapısına sahip olduğunu vurgulayan Özdemir, şu değerlendirmede bulundu: “Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları, iklim koşullarına bağlı olarak değişken üretim profiline sahip. Bu nedenle enerji dönüşümünün sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmesi için üretim ile tüketim arasındaki dengenin çok daha akıllı yönetilmesi gerekiyor. Türkiye aslında hidroelektrik tarafında uzun yıllardır depolama mantığını bilen bir ülke. Barajlar da bir anlamda enerji depolama işlevi görüyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada, yenilenebilir enerji kapasitesi büyüdükçe şebeke yönetimi çok daha kritik hale geliyor.”
Küresel ölçekte elektrik talebinin hızla arttığına dikkat çeken Özdemir, dijitalleşme, elektrikli araçlar ve yeni nesil teknolojilerin enerji tüketiminde ciddi bir dönüşüm yarattığını belirterek şöyle devam etti: “Enerji tüketim alışkanlıkları artık tamamen değişiyor. Elektrikli araçlar, veri merkezleri, dijital altyapılar ve sanayideki elektrifikasyon süreci elektrik talebini her geçen gün artırıyor. Aynı anda hem üretim hem de tüketim tarafında yüksek bir değişkenlik oluşuyor. Bu da enerji sektöründe yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Artık mesele yalnızca elektrik üretmek değil; üretimi, depolamayı ve tüketimi gerçek zamanlı yönetebilmek.”
Şebeke altyapısının dengeli çalışabilmesi için enerji depolama sistemlerinin kritik rol üstlendiğini belirten Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Yenilenebilir enerji yatırımları büyüdükçe şebekede esneklik ihtiyacı da artıyor. Enerji depolama sistemleri, üretim ve tüketim arasındaki dengeyi sağlayan en önemli teknolojilerden biri haline geliyor. Çünkü enerjiyi doğru zamanda depolamak ve ihtiyaç anında devreye almak; hem şebeke güvenliği hem de enerji verimliliği açısından artık stratejik bir gereklilik.”
“İHRACATTA ÖNCELİKLİ PAZARIMIZ AVRUPA”
Maxxen’in büyüme stratejisinde Avrupa’nın öncelikli pazar konumunda yer aldığını belirten Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki enerji depolama yatırımlarının hızla büyüdüğüne dikkat çekti. Özdemir, “Avrupa’da özellikle güneş enerjisine entegre ve müstakil enerji depolama yatırımlarında ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Biz de Maxxen olarak bu dönüşümün önemli oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. Bugün başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine enerji depolama sistemleri ve ekipmanları sağlıyoruz” dedi.
Avrupa yapılanmasını erken dönemde stratejik olarak planladıklarını ifade eden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “2025 yılı itibarıyla İsviçre merkezli yapılanmamızı devreye aldık. Bunun yanında Hollanda ve Almanya’daki organizasyonlarımızla birlikte Avrupa pazarında aktif şekilde büyümeye devam ediyoruz. Avrupa genelinde çok sayıda sektörel etkinlikte yer aldık ve kısa süre içerisinde güçlü bir marka bilinirliği oluşturduk. Fabrikamız tam kapasite devreye girmeden önce dahi sipariş almaya başlamamız, pazardaki güvenin ve ihtiyacın önemli bir göstergesi oldu.”
Türkiye’nin Avrupa’ya olan lojistik avantajının da önemli bir rekabet gücü yarattığını belirten Özdemir, “Avrupa’ya yakın üretim altyapımız sayesinde hızlı teslimat kabiliyeti sunabiliyoruz. Bunun yanında kullandığımız teknoloji altyapısı, mühendislik yetkinliğimiz ve uluslararası güvence mekanizmaları sayesinde Avrupa’daki yatırımcılar ve iş ortakları açısından güçlü bir güven ortamı oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.
Enerji depolama sistemlerinin artık yalnızca enerji dönüşümünün değil, enerji güvenliğinin de kritik bir parçası haline geldiğini vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti: “Son dönemde Avrupa ve Amerika’da yaşanan enerji arz problemleri ve şebeke kaynaklı kesintiler, enerji depolama sistemlerinin ne kadar stratejik bir rol üstlendiğini çok net ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde enerji depolama teknolojileri, yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarının değil, ülkelerin enerji güvenliği politikalarının da merkezinde yer alacak.”
“MAXXEN YILDA 5 GWh KAPASİTEYE SAHİP BİR ÜRETİM ALTYAPISIYLA FAALİYET GÖSTERİYOR”
Maxxen’in kuruluş sürecinin uzun vadeli bir teknoloji ve mühendislik vizyonunun sonucu olduğunu belirten Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, enerji depolama alanına stratejik bir perspektifle yaklaştıklarını ifade etti. Özdemir, “2018–2019 döneminde enerji teknolojileri alanındaki dönüşümü yakından analiz etmeye başladık. O dönemde yalnızca üretim yapmak değil, yüksek katma değer oluşturabileceğimiz alanlara odaklanmayı hedefledik. Enerji depolama teknolojilerinin; mühendislik, yazılım ve sistem entegrasyonu tarafında çok daha güçlü bir gelecek sunduğunu öngördük. Bu doğrultuda yaklaşık iki yıl süren yoğun bir teknoloji ve pazar değerlendirme süreci yürüttük” dedi.
Enerji depolama teknolojilerinde küresel ölçekte güçlü teknoloji ortaklıklarının kritik önem taşıdığına dikkat çeken Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “2023 yılında Çin’de gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin ardından dünyanın önde gelen batarya üreticilerinden Hithium ile stratejik iş birliği sürecimizi başlattık. Sonrasında üretim altyapımızın yatırım sürecini tamamlayarak Maxxen’i hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada yıllık 5 GWh üretim kapasitesine sahip, Avrupa odaklı büyümeyi hedefleyen güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Üretim tarafında ölçeklenebilir, yüksek mühendislik kabiliyetine dayalı ve uluslararası standartlara uygun bir yapı kurduk.”
Maxxen’in kuruluş sürecinden itibaren ihracat odaklı büyüme stratejisiyle ilerlediğini belirten Özdemir, Avrupa yapılanmasına da dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Kuruluş aşamasından itibaren hedef pazarlarımızın başında Avrupa yer aldı. Bu doğrultuda İsviçre merkezli yapılanmamızı oluşturduk; Almanya ve Hollanda’daki operasyonlarımızla birlikte Avrupa’daki büyümemizi destekleyen bir organizasyon yapısı kurduk. Bugün Avrupa pazarında enerji depolama sistemlerine yönelik ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Özellikle şebeke esnekliği, enerji güvenliği ve enerji ticareti tarafında depolama sistemleri stratejik bir rol üstleniyor.”
“ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE GÜVEN, ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VE UZUN VADELİ VİZYON KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR”
Türkiye’de enerji depolama alanındaki dönüşümün giderek hızlandığını belirten Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, sektörün sürdürülebilir büyümesi için uzun vadeli ve öngörülebilir bir yatırım ortamının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Özdemir, “Enerji depolama teknolojileri artık yalnızca enerji sektörünün değil, sanayi ve ekonomik dönüşümün de stratejik alanlarından biri haline geliyor. Türkiye’de bu alanda önemli bir potansiyel ve güçlü bir üretim iradesi oluşmaya başladı. Özellikle batarya teknolojilerinin stratejik ürün kapsamına alınması sektör açısından son derece önemli bir gelişme” dedi.
Sektörün sağlıklı büyümesi için yatırımcı güveninin kritik olduğuna dikkat çeken Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji dönüşümünün sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmesi için yatırım ortamının öngörülebilir olması gerekiyor. Uzun vadeli finansman imkanları, yatırımcı güveni ve sektörü destekleyen düzenleyici çerçeveler bu dönüşümün en önemli unsurları arasında yer alıyor. Türkiye’nin enerji depolama teknolojilerinde bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olabilmesi için yüksek katma değerli üretimi destekleyen bir yaklaşımın güçlenmesi gerektiğine inanıyoruz.”
Türkiye’nin teknoloji odaklı üretim modeline yönelmesinin kritik olduğunu vurgulayan Özdemir, enerji depolama sektörünün yalnızca üretim değil; mühendislik, yazılım, entegrasyon ve ileri teknoloji kabiliyeti gerektirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Enerji depolama sektörü yüksek mühendislik ve teknoloji altyapısı gerektiren özel bir alan. Bu nedenle önümüzdeki dönemde sektörde sınırlı sayıda ancak güçlü teknoloji ve mühendislik yetkinliğine sahip oyuncuların öne çıkacağını düşünüyoruz. Türkiye’nin küresel rekabette daha güçlü konumlanabilmesi için yüksek katma değerli teknoloji üretimine odaklanması büyük önem taşıyor.”
Enerji sektöründeki dönüşümün artık yeni bir yönetim anlayışını beraberinde getirdiğini ifade eden Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Yeni enerji çağında mesele yalnızca elektrik üretmek değil; üretimi, depolamayı ve tüketimi eş zamanlı yönetebilmek. Yenilenebilir enerji yatırımlarının büyümesiyle birlikte enerji depolama sistemleri artık enerji altyapısının temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Önümüzdeki dönemde daha esnek, daha dijital ve daha akıllı enerji sistemleri ön plana çıkacak.”
“KONTEK VE MAXXEN ENTEGRE ÇALIŞAN FİRMALAR”
Kontek ve Maxxen’in birbirini tamamlayan entegre bir yapı içerisinde konumlandığını belirten Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, şirketlerin enerji dönüşümünü uçtan uca yöneten bir teknoloji ve mühendislik ekosistemi oluşturduğunu ifade etti. Özdemir, “Kontek ve Maxxen birlikte; enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji üretimine, enerji depolama sistemlerinden akıllı enerji yönetimine kadar uzanan geniş bir yapıda faaliyet gösteriyor. Biz kendimizi yalnızca ürün sağlayıcısı değil, uçtan uca enerji çözümleri sunan bir ‘Energy as a Service’ platformu olarak konumluyoruz” dedi.
Kontek’in uzun yıllardır enerji verimliliği, otomasyon ve güneş enerjisi santralleri alanında faaliyet gösterdiğini belirten Özdemir, enerji depolama teknolojilerinin artık bu yapının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Enerji depolama sistemleri artık yalnızca bir destek teknolojisi değil; yeni nesil enerji altyapısının temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Bu doğrultuda Maxxen ile birlikte özellikle batarya teknolojileri, enerji yönetimi ve depolama çözümleri alanına odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde Kontek’in operasyonel odağını daha stratejik alanlara kaydırırken, enerji depolama tarafındaki büyümeyi ise Maxxen çatısı altında daha güçlü şekilde sürdürmeyi hedefliyoruz.”
“YENİ YATIRIM ODAĞIMIZ ENERJİ DEPOLAMA”
Son dönemde Malatya ve Adıyaman’da güneş enerjisi yatırımları gerçekleştirdiklerini belirten Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, önümüzdeki dönemde enerji depolama yatırımlarına daha güçlü şekilde odaklanacaklarını ifade etti. Özdemir, “Türkiye’de yürüttüğümüz yatırımların yanı sıra yurt dışında da büyümeyi hedefliyoruz. Özellikle Balkanlar ve Avrupa’da enerji depolama alanında önemli fırsatlar görüyoruz. Bu kapsamda Makedonya’da da yatırım planlarımız bulunuyor” dedi.
Enerji depolama sistemlerinin artık yalnızca yenilenebilir enerji santrallerine entegre çözümler olarak değil, bağımsız bir yatırım modeli olarak da öne çıktığını vurgulayan Özdemir, “Önümüzdeki dönemde müstakil enerji depolama tesislerinin çok daha stratejik bir rol üstleneceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda yeni yatırımlarımızı da enerji depolama alanında büyütmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
ÜNİVERSİTE İŞBİRLİKLERİ
Sanayi–üniversite iş birliklerinin Türkiye’nin teknoloji dönüşümünde kritik bir rol üstlendiğini belirten Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, bu alandaki çalışmaların yalnızca insan kaynağı gelişimi açısından değil, aynı zamanda sürdürülebilir teknoloji üretimi açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ile yürüttükleri iş birliklerine değinen Özdemir, “Üniversitelerle sanayinin aynı vizyon etrafında buluşmasını çok değerli buluyoruz. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ve Sanayi İl Müdürlüğü ile birlikte genç mühendis adaylarının sektöre daha güçlü hazırlanabilmesi adına çeşitli staj ve gelişim programları yürütüyoruz. Genç yeteneklerin üretim süreçlerini sahada deneyimlemesini ve ileri teknoloji alanlarında uzmanlaşmasını önemsiyoruz” dedi.
Üniversite iş birliklerini uzun vadeli bir stratejik yatırım olarak gördüklerini vurgulayan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanayi ile akademi arasındaki bilgi paylaşımının Türkiye’nin teknoloji ekosistemini güçlendireceğine inanıyoruz. Bu kapsamda üniversitelerle yeni projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Özellikle Aydın’ın sanayi, üretim ve teknoloji yatırımları açısından gelişime açık ve güçlü bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz.”
