RÖPORTAJ — 4 Ağustos 2017 at 22:48

BİR ANADOLU KAPLANI DAHA BORSAYA GİRİYOR: FORMET ÇELİK KAPI!

 

2017 yılına kadar sürekli bir büyüme kaydettiklerini dile getiren Formet Çelik Kapı Grup Şirketleri Dış Ticaret Yöneticisi İsmail Aktolga, 2017’de halka arzı hedeflediklerini, Formet’in bir Anadolu Kaplanı olarak borsada işlem görmeye başlayacağını ifade etti.

 

Kayseri’de konuşlanan çelik kapı sektörünün en büyük oyuncularından birisi olan Formet son yıllarda önemli bir büyüme ivmesi kazandı. Elektrikli ev aletleri üreten As Royal firmasını ve Star Çelik Kapı’yı bünyesine katan ve 2017’de halka arza hazırlanan grubun hedeflerini Formet Çelik Kapı Grup Şirketleri Dış Ticaret Yöneticisi İsmail Aktolga ile konuştuk.

 

Grubunuzun genel yapısı ile başlayalım isterseniz söyleşimize…

Ana firmamız Formet Çelik Kapı AŞ, ana sektörümüz de çelik kapı. 2014’ten itibaren Formet Çelik Kapı, satın almalarla büyüme kaydetmiş bir firma. 2014 yılında bir iç kapı firmasını satın aldık. 2015 yılında beyaz eşya üretimi yapan Kayseri’nin ve Türkiye’nin beyaz eşyada öncü firması olan As Royal’i bünyemize kattık. O fabrikamızda da gazlı ısıtıcılar, elektrikli ısıtıcılar, pişiriciler, ventilasyon sistemleri gibi elektrikli ev aletleri üretiyoruz. 2016 yılında da sektörümüzden Star Çelik Kapı’yı bünyemize kattık. Böylece 2017’ye kadar her yıl büyüyerek geldik. 2017’deki projeksiyonumuzda halka açılmak var. SPK’ya başvurduk. Bağımsız denetimden geçtik, ön prosedürleri tamamladık. Yani Anadolu Kaplanlarından bir firma daha borsada işlem görmeye başlayacak.

 

Sektörümüzde hem üretim kapasitesi olarak hem satış olarak en büyük firmayız. Buradaki fabrikamızda 35 bin metrekare kapalı alanda çelik kapı ve iç kapı üretimi yapıyoruz. İhracatta iddialı bir firmayız. İhracat hinterlandımız batıda Güney Amerika’dan doğuda Hindistan, Moğolistan’a kadar uzanan geniş bir bölge. Yurtdışında da yapılanmalarımız mevcut. Nijerya’da bir şirketimiz var; pazarlama desteği alıyoruz. Diğer pazarlarda da lokal olmaya çalışıyoruz. Bu, çeşitli avantajlar yaratıyor. Ürünün arkasında durabiliyorsunuz, müşterilerinize daha yakın servis hizmeti verebiliyorsunuz. Dolayısıyla hem yeni müşteriler kazanma hem de müşteri memnuniyeti anlamında başarı kaydediyorsunuz.

 

Uluslararası alanda da büyüme var mı gündeminizde?

Şimdiye kadar satın alma gündemimizde olmadı. Bunun tersi söz konusu olmaya başladı. Formet’in büyümesiyle birlikte Uzakdoğu’dan, Körfez’den teklifler gelmeye başladı. Tekliflere açığız ama biraz daha beklemek niyetindeyiz. Şirketin evrilmesini arzu ediyoruz. Halka arzdan sonra uluslararası anlamda firmamız kendini daha fazla gösterecektir. Öte yandan yatırım yapmamızı isteyen ülkeler söz konusu. Ancak bu ülkelerde yüksek gümrük duvarlarıyla karşılaşıyoruz, bazen önümüze bürokratik bariyerler konuyor, hiç istenmedik sertifikalar istenebiliyor. Özetle ithalat açısından şartlar ağırlaştırılıyor. Fakat yarı bitmiş bir ürünü orada tamamlamaya başladığınızda kapılar biraz daha açık oluyor. Biraz daha avantaj yaratabiliyorsunuz.

 

Gelin burada istihdam sağlayın diyorlar…

Aslında bu bizim için de bir avantaj oluyor. Çünkü ihracatımızı gene yapmış ve saydığım duvarları aşmış oluyoruz. Bazı ülkeler böyle bir politika izliyor. Kuzey Afrika ülkelerinden beyaz eşya ve çelik kapı üretimiyle ilgili teklifler aldık. Şu anda görüşmelerimizden bazıları olgunlaşma aşamasında. Bu düşünceye biz de sıcak bakıyoruz.

 

Grubunuzun genel yapısı itibariyle Rusya ve İran pazarları size ne ifade ediyor?

Rusya’da açıkçası mesafe alamadık.  Önümüzdeki yıllar için projeksiyonumuzda var. İran’la uzun yıllar çalıştık. Fakat son birkaç yıl çalışamaz olduk. Onun da iki nedeni var. Bir tanesi para transferi konusunda yaşanan sorunlar. Her ne kadar şimdi gevşetildi deseler de bu sorun devam ediyor açıkçası. İkincisi, İran’ın ambargolar nedeniyle kendisinin üretime yönelmesiydi. Şu anda İran ile ticaretimizi yapıyoruz ama istediğimiz seviyede değil.

 

Afrika, sizin için ne ifade ediyor?

Afrika bizim önemli pazarlarımızdan. 2016 yılına kadar başarılı çalışmalar yaptık. Sonrasında bazı sıkıntılar oldu. Mesela bütün çelik kapıcılar için çok başarılı bir pazar olan Nijerya’da yüksek oranda devalüasyon oldu. Orada kurulu şirketimiz olmasına rağmen kendi paramızı transfer etmekte güçlük çektik. Afrika genelinde yönetimde ve ekonomide istikrarsızlık söz konusu. Fakat diğer bölgelere göre Afrika henüz bakir bir pazar. Burada ilerleyen zamanlarda iyi işler yapılacağını düşünüyorum.

 

Bugün teknolojiyi üretime katarak, akıllı sistemlere geçiş yaparak belli pazarlarda iş yapılabiliyor. Konvansiyonel üretim artık belli pazarlarda geçerliliğini yitirmiş durumda…

Pazarda rekabet edebilmek için ürününüze katma değer eklemeniz gerekiyor. Konvansiyonel ürünlerde rekabet daha fazla. Çünkü sıradan ürünleri herkes üretebiliyor. 2015’ten sonra biz de konvansiyonel ürünlerden katma değerli ürünlere geçme konusunda çaba gösterdik. Onların da meyvelerini alıyoruz. Avrupa pazarına girebilmemiz için ürünlerimizin zorlu bir sertifikasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Biz bu süreçte çok mesafeler kat ettik. Şimdi düz kapı yapmak yerine bir hastane projesini yapabilecek duruma geldik. Birçok spesifik özelliği olan kapılara ihtiyaç duyulan projelerde de başarı gösterdik. Şu anda Afrika’da iki hastane projesi yapıyoruz. Keza Irak’ta iki hastane projesi yapıyoruz. Batı Afrika’da üniversite projesi yaptık. Ürünlerimizi daha teknolojik, daha teknik hale getirerek bu tür projelerde ivme kazanmaya başladık.

 

Türk çelik kapısı, dünyada marka mıdır?

Evet, özellikle Afrika’da Türk kapısı diye anılır. Çinliler de şimdi ürün gamlarında bazı modelleri Türk kapısı diye pazarlamaya çalışıyor. “Made in Turkey” de yazıyorlar. Bizim bazı ambalajlarımızda sadece “Made in Turkey” yazar. Çünkü bazı pazarlarda Made in Turkey başlı başına bir markadır. Bu gururlandıran bir şey.

 

Biraz da müşteri memnuniyeti politikanızı konuşabilir miyiz?

Bizim önemli düsturlarımızdan birisi olarak “Her şeye rağmen satış olmaz” deriz. Bir ürünün satışından nihai tüketiciye gidene kadar olan süreçte ve sonrasında ürünün arkasında durmamız gerektiğini düşünürüz. Bu hem yurtiçinde hem yurtdışında böyledir. Tüketici memnuniyeti bizim için sıradan bir slogan değil ana ilkedir. Bazen müşteri sorularını ve taleplerini ben ve yönetim kurulu başkanımız bizzat cevaplarız. Yani müşteri memnuniyeti noktasında bir hiyerarşi gütmüyoruz. Diğer yandan sertifikasyona da önem veriyoruz. ISO 9001 Kalite, çevre güvenliği, iş güvenliği ve yangın güvenliği ile ilgili sertifikasyonumuz var. Hatta yangın kapılarında dünyada en son noktadayız.

 

Güvenlik, teknoloji yanında işin bir de tasarım boyutu var. Bu konuda nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

Bu konuda da güzel çalışmalarımız var. Bunu rakamlarla ve aldığımız ödüllerle kanıtlayabiliyoruz. Türk Patent Enstitüsü’nden en çok patent ve faydalı model belgesi alan firmalardan birisiyiz. Yani sadece kapı sektörü içinde değil, global anlamda ödüllendirildik. Paris’te katıldığımız bir yarışmada kalite konusunda ödül aldık. Tabii tüm bunların sonucunda taklit edilme olasılığınız artıyor. Ama bu konuda da önlemimizi aldık. Bir hukuk bürosu sadece bu işleri takip ediyor.

 

Satış ve satış sonrası hizmetler konusunda nasıl bir yapınız var?

Satış ağı olarak Türkiye’de en yaygın firmayız. İki markamıza ait sadece İstanbul’da 200’ün üstünde satış noktamız var. Ayrıca iki bölge müdürlüğümüz var. Bunların altında da örgütlenmiş satış noktalarımız ve şovrumlarımız söz konusu. Tüketicinin bilinçlenmesiyle birlikte şikayetlerin dile getirilmesi ve hemen çözüme ulaştırılması kolaylaştı. Biz de bu amaçla kurulan web sitelerine kurumsal olarak üyeyiz. O siteleri günlük takip eden arkadaşlarımız var; bir şikayet aynı gün içinde cevaplanır. Tüketiciyle iletişime geçerek aksaklığın hemen giderilmesi yönünde çalışmaya başlarız. Üretimimize nazaran en az şikayet rasyosuna sahibiz diyebilirim.

 

Servis personelinize ve bayilik çalışanlarına yönelik eğitim programlarınız var mı?

Zaman zaman bayilerimize ve servis personelimize bölgesel toplantılarla eğitimler veririz. Bu eğitimler satıcısından montaj elemanına, şoförüne kadar herkesi kapsar. Yeni bilgiler paylaşılır, uygulamalı eğitimler verilir. Montajı farklılık gösteren ürünler konusunda bilgi verilir.

 

Formet olarak marka bilinirliğinizden memnun musunuz? Bunun ölçümlemesini yaptınız mı?

Borsaya kote olacağımızdan dolayı bağımsız denetimden geçerken, sektörümüz ve sektördeki konumumuz da değerlendirildi. Bu değerlendirmede bazı markaların bizden önde göründüğü ortaya kondu. Biz bugünkü konumumuza rakiplerimizin yaptıklarıyla ilgilenmeden ve dikkatimizi sadece kendi şirketimize yönelterek geldik. Bu nedenle belki çok ön plana çıkmadık. Ancak bizden önde görünen şirketler sadece reklam anlamında öndeler. Firma büyüklüğüne bakıldığında Formet’e göre butik kalırlar. Sanayi odası verilerine göre Kayseri’de 500’e yakın çelik kapı üreticisi var. Bunların içinde kurumsallaşmış olanların sayısı 10’u bulmaz. Diğerleri atölye düzeyinde kalırlar. Onların da yüzde 90’a yakını toplama ürün yaparlar. Bizim tüm diğerlerinden farkımız tamamen entegre olmamızdır.

 

Çelik kapının ömrü nedir ortalama olarak? Ürün ömrü sektörü nasıl etkiliyor sizce?

Kapıyı bir kez alan herhalde yenisini almayı 20-25 yıl unutur. Ancak bu, sektörün sonu geliyor demek değil. Çünkü barınma ve güvenlik insanın temel ihtiyaçları olmayı sürdürüyor. İçinde barındığımız evin güvenliği sağlayacak bir kapısı mutlaka olacak. Türkiye’nin her yıl 1 milyona yakın yeni konuta ihtiyacı var. Bunun dışında yenileme işleri de oluyor. Bu anlamda sektörün önü açık.

 

Endüstri 4.0’ı hem firmanız hem ülke sanayisi için nasıl değerlendiriyorsunuz?

Teknoloji kullanımına yatkın ve kolay adapte olabilen bir toplumuz. Dolayısıyla Endüstri 4.0’a da çok kolay adapte olabiliriz. Elbette birtakım eksiklikler olacak. Yapılması gereken yatırımlar yeni maliyetler getirecek. Yol gösterici kurumların organize olmaları gecikebilir ama diğer ülkelerle aramızdaki mesafeyi çabuk kapatmak istiyorsak bizim bu trene son vagondan da olsa binmemiz gerek. Firma olarak biz de teknolojiyi daha fazla kullanmaya çalışıyoruz.

 

Grubunuz adına son mesajınızı da almak isteriz…

Öncelikle Kayseri’de bulunan bir kuruluş olarak bölgemizde yarattığımız değeri arttırmayı hedefliyoruz. Hem istihdam hem de ihracat ile ülkemizin ve ilimizin ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz. Sanayimizin gelişerek büyüyeceğine inancımız tam. Olumsuz gelişmelere rağmen geleceğe güvenle bakıyoruz.