
Emtia piyasasında 2022 yılında düşüş yaşanmasında önemli üretici ve tüketici ülkelerin aktivitelerindeki yavaşlama oldu. Altın için Çin ve Hindistan önemli ülkeler olmaktadır. Çin’deki salgın süreci üretimi olumsuz etkiledi. Üretimlerin aksaması, hammadde tedariki aksamları fiyatların kontrolsüz bir şekilde artması etkisiyle Fed ve diğer merkez bankaları enflasyonu kontrol altına almak için faiz artırma sürecine girdiler. Dolayısıyla altın gibi pek çok emtialar baskılandı.
2023 yılına girerken yeni yıl yeni umutlar getirmeye başladı. Öncelikle Ons altın yeni yıla 6 ayın zirvesinde başladı. Fed ’in Kasım toplantısında faiz artışlarını yavaşlatarak sürdüreceğini söylemesiyle yıl içi dip seviyeyi koruyan ve ardından yükselişe geçen fiyat alımlarını hızlandırmaya başladı. Çin’de salgın hiç beklenmedik şekilde yayıldı ve başta sıfır kovid politikası izlerken, gevşeme kararı aldı. Altın fiyatları yeni yıla 1800’lü seviyelerin üzerinde başlayarak altın yatırımcıları için umutlu bir başlangıç yapmış oldu. Dolayısıyla değerli metali daha bir parıltılı gösterdi.
Yeni yılın ilk ayları büyüme için önemli olan veriler açıklandı. Bu veriler Fed’in de para politikası kararında önemsemiş olduğu verilerdir. Dolayısıyla altın fiyatlarının yönü açısından oldukça önemliydi. ABD’de ISM imalat endeksi, Aralık’ta bir önceki aya göre 0,6 puan azalışla 48,4’e inerek art arda ikinci ay imalat sektöründe daralma yaşandığını gösterdi. Pandemi sonrası en düşük seviyeye gerilemiş oldu. Açıklanan verinin ardından Fed ‘in agresif bir faiz artışına gidebileceği beklentisi ile altın fiyatları geriledi. ABD’de tarım dışı istihdam artışı Aralık’ta 223 bin oldu. Veriler öncü göstergelere paralel olarak işgücü talebinin güçlü olduğuna işaret etti. Enflasyon göstergeleri açısından kritik olan ortalama saatlik kazançlar Aralık ayında ülkede işsizlik oranı yüzde 3,5’e geriledi. Ankette işsizlik beklentisi ise yüzde 3,7 olmuştu. Açıklanan verinin ardından ons altın yükselişinde hız kazandı. Diğer taraftan Çin, Kovid-19 tedbirlerinin gevşetilmesiyle sınırlarını açtı. Ayrıca, yurt dışından gelen yolculardan pozitif olanların test numunelerinin, virüs varyantlarının belirlenmesi için analiz edileceği bildirildi. Dolayısıyla Çin’de ekonominin büyüyebileceği ve altına olan talebin artabileceği beklentileri altın fiyatlarını destekledi.
ABD TÜFE verisi, Fed’in 1 Şubat’ta açıklayacağı faiz kararı açısından küresel piyasaların gündemindeydi. Küresel piyasaların beklediği ABD Aralık ayında enflasyon verileri piyasa beklentilerine paralel geldi. Aylıkta negatif enflasyon görülürken, yıllık bazda yüzde 6,5’lik bir gerçekleşme kaydedildi. ABD’de açıklanan ve yumuşama gösteren enflasyon verisi ile birlikte ABD on yıllık tahvil faizi %3,50’nin altına sarkarken, Dolar endeksi (DXY) düşüş gösterdi. Fed ‘in faiz artış döngüsünde sonlara yaklaştığı düşüncesini bir anlamda doğrulayan veri değerli metali de destekledi. Bu durum “2023 yılında altın tahtını yavaştan kurmaya başlıyor.” algısını oluşturdu. Öte yandan ABD’de toplam konut başlangıçlarının geçen ay %1,4 düşüşle 1,382 milyon adede gerilediğini gösterdi. İnşaat ruhsatları da 1.330 milyon adet ile %1,6 düştü. ABD’de toplam konut başlangıçlarının geçen ay %1,4 düşüşle 1,382 milyon adede gerilediği açıklandı. İnşaat ruhsatları da 1.330 milyon adet ile %1,6 düştü. Altın fiyatları, açıklanan zayıf ekonomik verilerin ardından zayıflayan dolar ve resesyon endişeleri etkisiyle güvenli liman özelliğini ön plana çıkardı.
Hem enflasyon hem de büyümeyi etkileyen verileri birlikte değerlendirdiğimizde şöyle bir sonuç çıkarabiliriz. Faiz artışları etkisini gösteriyor, aynı zamanda küresel enerji fiyatları da düşük seviyelerde. Avrupa’da sıcak havalar etkisini gösteriyor. Dolayısıyla gaz depoları doluyor. Gıda tarafında ciddi bir düşüş şuan için yok. Çin’in açılması ve Avrupa’da ılımlı hava etkisiyle enerji fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor.
Bu gelişmeler çerçevesinde Dolar küresel çapta baskı altında kalmaya devam edebilir ki bu durum değerli metalde destekleyici unsur olabilir. Dolayısıyla, değerli metalde yükseliş eğilimi önümüzdeki günlerde de devam edebilir. Kötü senaryo ise büyüme öncü verilerinin beklentilerden düşük gelmesi ile birlikte Rusya – Ukrayna savaşının tekrar şiddetlenmesi ve Avrupa gibi başka ülkeler arasında yaptırımların tekrar gündeme gelmesi enerji fiyatlarının rekor seviyelere yükselmesine neden olabilir. Bunun sonucunda Fed politikalarında şahin tutuma tekrar girebilir. Dolayısıyla emtia piyasaları tekrar derinden sarsılabilir.
