
Altın fiyatları, küresel çapta yaşanan bankacılık sektörüne ilişkin krizlerin yayılabileceği endişesi kaynaklı güvenli liman talebiyle büyük ölçüde desteklendi. Bankacılık krizine ilişkin endişelerin sona ermesinin ardından ABD’nin bu yıl resesyona gireceği beklentileri altını desteklemede itici bir güç yaratıyor. Yılın ikinci çeyreğinde, dünyanın en büyük ekonomisi ABD’nin istihdam ve enflasyon verilerini karşıladık.
Ancak Kutsal Cuma sebebiyle altın fiyatlarında etkili bir fiyatlama göremedik. 7 Nisan Cuma günü 236 binlik artış ile Tarım Dışı İstihdam verisi beklentiye paralel sonuçlanırken, İşsizlik Oranı yüzde 3,5 ile yüzde 3,6’lık beklentinin altında kaldı. Tarım Dışı İstihdam bir önceki ayki 311.000’lik yükselişin altındaki bir rakam ile sonuçlansa da istihdam tarafının güçlü kalması altın fiyatlarını 1980 ons dolar seviyesine baskıladı.
Altında Güçlü istihdam ile başlayan hikâyede gözler enflasyon verisine çevrildi. Amerika Merkez Bankası (Fed)’ in faiz konusunda nasıl bir aksiyona gidebileceğine yönelik cevabı veren hiç şüphesiz ki enflasyon verisiydi. Yüzde 6,00 olan manşet enflasyon piyasa beklentisi olan yüzde 5,2’nin de altında yüzde 5,00 açıklanarak 2020 yılında görülen zirveden keskin bir düşüş gösterdi. ABD’de Mart ayına ilişkin enflasyon beklentilerin üzerinde soğurken piyasalar Fed ’in agresif para politika sıkılaştırma döngüsünü sonlandırabileceğini fiyatladı. Açıklanan verinin etkisiyle Fed’ e dair endişelerin yatışması ve dolar endeksinin geri çekilmesi altın fiyatlarında pozitif momentumun hız kazanması ile 2050 ons dolar seviyesine doğru itici bir güç yarattı.
Tüm bu gelişmelerin ardından altında bu kez gözler Amerika Merkez Bankası (Fed)’in, 3 Mayıs tarihindeki faiz kararına çevrildi. Piyasalar Temmuz ayı itibariyle yıl sonuna kadar Fed ’den faiz indirimi beklentisi içerisinde olmaya başladılar. Ancak faiz artış döngüsünün sona erip ermeyeceğine yönelik net bilgiyi hiç şüphesiz ki 3 Mayıs tarihindeki Fed kararı ve Powell’ın satır aralarından öğreneceğiz. Beklenenden daha düşük gelen enflasyon verileri ve iş gücü piyasasının soğuduğuna dair işaretler, son haftalarda bu düşünceyi daha da güçlendirmiş ve bu da altında itici bir güç yaratmış durumda. İlerleyen süreçte Mayıs ayında bir artış ve sonrasında duraklama sürecine geçtiği takdirde altın fiyatlarında 2070 ons dolar seviyelerine doğru bir yükseliş görebiliriz. Buna karşın enflasyonda net bir ilerleme olmadığı ve faiz oranlarının arttırmaya devam edilmesi gerektiği beklentileri kuvvetlenirse altın fiyatlarını kısa vadeli alım fırsatı veren 1920 ons dolar seviyelerine doğru baskılayabilir.
