
Amerika Merkez Bankası (Fed) 20 Eylül’de gerçekleştirdiği FOMC toplantısında, piyasaları şaşırtmayarak beklentiler dahilinde faizleri %5,25 – %5,50 bandında sabit bıraktı. Fed’in faiz kararının ardından konuşan Powell, beklentiler çerçevesinde şahin tona yakın açıklamalarda bulunarak piyasalardaki risk iştahını yükseltmeden faiz artırımının masada kalmaya devam ettiğini belitti. Powell’ın açıklamalarında ABD TÜFE verisinin beklenildiği hızda düşmemesinin etkisinin büyük olduğunu söyleyebiliriz. Eylül ayında açıklanan Ağustos ayı TÜFE verilerine baktığımızda, veri aylık bazda piyasa beklentisi doğrultusunda %0,6 seviyesinde gelmesine karşın yıllık bazda %3,6 olan piyasa beklentisinin üzerinde %3,7 olarak açıklandı. Verinin detaylarına baktığımızda ise dünyada artan enerji fiyatlarının da etkisiyle enerji ve ulaşım kalemlerindeki artışın etkili olduğunu görüyoruz.
Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) gelen güvercin açıklamalara karşın Powell yaptığı konuşmada, durabilecekleri nihai seviyeyi bulmaya çalıştıklarını, gelinen seviyenin ise yeterli olup olmayacağının garantisi olmadığını belirtti. Büyüme verileriyle de ilgili konuşan Powell, ”büyüme beklentilerden daha güçlü geldi, bu daha yüksek faizler gerektiriyor.” ifadelerini kullandı. Fed’in 2023 yılı büyüme beklentilerinde de revizeye giderek 2023 yılı büyüme tahminini %1,0’den %2,1’e, 2024 büyüme tahminini ise %1,1’den %1,5’e çıkarması dikkat çekti. Powell’ın açıklamalarının ardından dolar endeksi 105,0 seviyesinin üzerine çıkarak güçlenmeye devam ederken ABD 10 yıllık tahvil faizleri ise uzun bir aradan sonra tekrardan %4,5 seviyesinin üzerini gördü. Dolardaki güçlenme ve sabit getirili enstrümanların getirilerinin artması ise değerli metallerde yükselişi sınırlıyor.
Piyasalar Fed’in 1 Kasım’da gerçekleştireceği faiz kararına ilişkin %70,6 ihtimalle faizlerin sabit kalacağını fiyatlarken %29,4 ihtimalle ise faizlerin 25 baz puan artırılarak %5,50 – %5,75 seviyesine yükseltileceğini fiyatlıyor. Yılın son toplantısı olan 13 Aralık toplantısında ise %56,1 ihtimalle faizlerin %5,25 – %5,50 seviyesinde sabit tutulacağı, %37,9 ihtimalle 25 baz puan arttırılarak %5,50 – %5,75 seviyesine yükseltileceği, %6,0 ihtimalle ise faizlerin %5,75 – %6,00 seviyesinde olacağı fiyatlıyor.
Eylül ayı toplantısında 19 üyeden 12’sinin bu yıl bir faiz artışı daha beklediklerine işaret etmesi, faizlerin 25 baz puan artırılacağına yönelik beklentileri artırdı. Enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin Eylül ayında da devam edeceği göz önünde tutulursa Eylül ayı TÜFE verisinde de net bir düşüş sinyali göstermeyeceğini düşünüyoruz. Bu da Fed’in faiz artırımına yönelik beklentileri kuvvetlendirebilir. Fed’in faizleri daha ne kadar yüksek seviyede tutacağı da diğer bir belirsizlik olarak karşımıza çıkıyor. Biz bu koşullar altında faiz indiriminin beklenenden uzun sürebileceğini düşünüyoruz. 1 Kasım’da gerçekleşecek faiz kararında ise işsizlik oranı ve çekirdek TÜFE verilerinin ön planda olmasını bekliyoruz. Söz konusu verilerin Fed’in beklentileri doğrultusunda gelmesi, yumuşak iniş çerçevesinde Fed’in faizleri sabit tutma eğilimini güçlendirebilir.
