
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Eskişehir’in sürdürülebilir şehircilik anlayışı ile gelişmesini destekleyen, tarımsal kalkınma hedefli, iklim değişikliğine duyarlı, afetlere dirençli, herkes için eşit, erişilebilir, huzurlu ve mutlu bir şehir hedefimizi önümüzdeki yıllara taşıyacağız. Yol haritamız belli. Eskişehir’i sosyal belediyecilik anlayışıyla planlı ve dengeli bir vizyonla geleceğe hazırlıyoruz. Yolumuz uzun, yapacak çok işimiz var.” dedi.
Eskişehir halkının güveni ve desteği ile Eskişehir’i bir dünya şehri yapma hedefiyle çalıştıklarını söyleyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Sosyal ve halkçı belediyecilik anlayışıyla Eskişehir, güzel yarınlara dayanışma ve ortak akılla ulaşacak. Eskişehir, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da herkesin gıpta ile baktığı, Anadolu’nun ortasında yıldız gibi parlamaya devam eden bir şehir olacak” diyor.
Öncelikle, Eskişehir ile ilgili projeleriniz kapsamındaki yol haritanızdan bahseder misiniz?
31 Mart’a doğru vaatlerimizi “Dengeli Kalkınma Modeli” başlığı altında topladık. Buradaki dengeli kalkınma vurgusu çok önemli. Çünkü bunu tüm şehri kapsar şekilde tasarladık.
Göreve başlar başlamaz 5 yıllık stratejik planımızı oluşturduk. 10 binden fazla vatandaş, kurum, kuruluş, STK temsilcisinin görüşlerini plana yansıttık. Projelerimizi 8 ana başlıkta toplayarak alt başlıklarda da 77 somut proje önerdik. Ulaşımdan eğitime, sağlıktan tarım ve hayvancılığa, kentsel dönüşümden kültür ve sanat yatırımlarına, altyapıdan üstyapı ve yeşil alan çalışmalarına kadar eşit, çevreci, dengeli ve zamanı belirlenmiş projelerimizin takvimini belirledik. Eskişehir’in sürdürülebilir şehircilik anlayışı ile gelişmesini destekleyen, tarımsal kalkınma hedefli, iklim değişikliğine duyarlı, afetlere dirençli, herkes için eşit, erişilebilir, huzurlu ve mutlu bir şehir hedefimizi önümüzdeki yıllara taşıyacağız. Yol haritamız belli. Eskişehir’i sosyal belediyecilik anlayışıyla planlı ve dengeli bir vizyonla geleceğe hazırlıyoruz.
Sizce, yeni nesil belediyecilik kavramını nasıl okumak lazım?
Sürekli gelişen ve değişen bir dönemdeyiz. Bu çağ, yeniliklerin hızına yetişmek kadar onun önüne geçmeyi de zorunlu kılıyor. Bunu şöyle tanımlayabiliriz. Yeni nesil belediyecilik kavramında sadece hizmet götürmeyi yeterli görmüyorum. Kentler yaşayan bir organizma olarak sürekli bir değişim içinde. Başka bir deyişle, kent yaşayan, gelişen ve geliştiren bir kentsel metabolizmadır. Onun temiz havaya, sağlıklı suya, yeşil bir çevreye, güvenilir gıdaya, demokratik bir ortama, güçlü ekonomiye, özgürlüğe, şeffaflığa, kültüre, sanata, dijitalleşmeye kadar her alanda ihtiyaçları vardır. Bu bakış açısı bize yeni nesil belediyeciliği de tarif ediyor. O da değişime uyumlu, kazanımlarını koruyan, geçmişi ile barışık, doğal ve afetlere dirençli, adil, eşit ve özgür bir kent hayatını katılımcı bir anlayışla kurmak demektir. Yeni nesil belediyecilik özetle “birlikle” başarmaktır.
Yaşanılabilir kentler oluşturmak için Türkiye’nin nasıl bir master plana ihtiyacı var?
Türkiye’nin yaşanılabilir kentler oluşturabilmesi için çok kapsamlı bir master plana ihtiyacı var. Bu planlama eğitimden sağlığa, tarımdan gıdaya, iklim krizi ile mücadeleden altyapıya, barınmadan eğitime, turizmden ulaşıma kısacası her alanda yapılmalı. Merkezi hükümetin yerel yönetimlerle ortak oluşturacağı bir plan dâhilinde hareket etmesi gerekiyor. Her kentin kendisine özgü dinamikleri, ihtiyaçları, güçlü ve zayıf yönleri var. Bunu dengeleyebilmenin yolu da planlı ilerlemekten geçiyor. Yerele yanıt veren planların yanında üst ölçekte ortak hareket eden anlayışı hakim kılacak bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu belirtmek istiyorum. Şehirlerle ilgili belediyeleri yok sayan uygulamaların hem şehirlere hem ülkeye bir faydası olmadı, olmayacaktır.
Yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm konusundaki açmazları neler?
Kentsel dönüşüm belediyelerimizin gündemine 2010 yılında 5393 sayılı Belediye Kanuna eklenen 73. madde ile dâhil oldu. Dönüşüm işlemleri halkımız nezdinde “kentsel dönüşüm” olarak adlandırılıyor. Dolayısıyla konu dönüşüm olduğunda tüm tartışmalar ve kavram kargaşası başlıyor. Hâlbuki 5393 sayılı Kanunun 73. Maddesi, belediyelere müdahale yetkisi tanıyor. 6306 sayılı Kanun ise afet riski taşıyan kentsel alanların öncelikle afetlere karşı dirençli hale getirilmesini amaçlıyor. Üstelik bu konuda projelendirmeden uygulamaya kadar tüm yetkiyi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına veriyor. Depreme dayanaksız binaların malikleri tarafından yenilenebilmesi için kira yardımı ve kredi faiz indirimi gibi destekler veriliyor. Her iki mevzuat da “kentsel dönüşüm” kavramı ile özdeşleştirilse de amaçları ve öngördüğü yetki ve sorumluluk sahası açılarından birbirinden tamamen ayrılıyor. Bakanlığın uygulamadaki deneyimleri doğrultusunda 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği bu yıla kadar 14 kez değiştirilirken, 5393 sayılı Kanunun 73. maddesi belediyelerimizin kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinde yaşadıkları problemlere cevap verememektedir. Diğer yandan finansman büyük bir sorun. Belediyelerin bu finansmanı yüklenmesi mümkün değil. Bir diğer konu da mülkiyet problemleridir. İmar affı gibi uygulamalar ise yarattığı yanlış algı ile bu tür süreçlere farklı bir baskı unsuru haline geldi. Özetle merkezi yönetim, yerel yönetimlerle çok yakın çalışmalı. Kapsamlı teşvikler vermeli ve bürokratik kolaylıklar sağlanmalı. Deprem kuşağında bir ülke için artık bunlar tartışma konusu olmamalı.
“TEMEL GIDADAN SAĞLIK, EĞİTİM GİBİ BİRÇOK KONUDA AİLELERİMİZİN YANINDAYIZ”
Sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda farkındalık oluşturacak projelerinizden bahseder misiniz?
Özellikle derin yoksulluğun en yoğun hissedildiği bir dönemdeyiz. Bu yoksullaşma sosyal barışı ve toplumsal huzuru da bozuyor. Bugünkü ekonomik tabloya bakarsak desteğe ihtiyaç duymayan bir grup kalmadı diyebiliriz. Çocuklar, gençler, kadınlar, emekliler, engelliler kısacası tüm kesimler bu buhranın içinde. Bu anlamda çocukları korumak adına kreş hizmeti veren oyun evleri açtık. Beslenme ve kırtasiye destekleri sağladık. Temel gıdadan sağlık, eğitim gibi birçok konuda ailelerin yanında oluyoruz. Vatandaşlarımızın faturalarını ödeyebileceği, ilaçlarını alabileceği, Çölyak, PKU gibi özel beslenme ihtiyaçlarını karşılayabileceği, pos cihazı bulunan tüm alanlarda kullanabileceği Temel Destek Kartlarına düzenli olarak ödeme tanımlıyoruz. Sosyal yardım bütçemizi dört katına çıkardık. Üniversiteli kız öğrenciler için misafirhane açıp burs desteği verdik. Ulaşımda Türkiye’nin en ucuz öğrenci abonman uygulaması ile aylık sınırsız ulaşım hakkı tanıdık. 70 bin öğrencimizin bütçesine katkı sağladık. 2 bin engelli vatandaşımıza destek olduk. Esmek eğitim merkezlerimizin sayısını artırdık. Eskişehir merkez ve kırsal ilçelerimizde kadınları sosyal ve kültürel alanda güçlendirdik. “Eskişehir Kültürel Mirası ile Buluşuyor” projemizle farklı mahallelerden kadınları yan yana getirerek şehrimizin turistik alanları ile buluşturduk. Kent Lokantalarımız ile 145 bin vatandaşımıza destek olduk. Emeklilerimiz için Emek Kafe ve Türkiye’nin ilk Aktif Yaşam Parkını açtık. Eskişehir’in ilk Sanat Sokağı’nı hizmete sunduk. Şehir turizmi ile 1 milyondan fazla misafir ağırlayarak kent ekonomisine katkı sağladık. Özellikle hizmet sektöründe kadın girişimcileri kent ekonomisinin aktörü haline getirdik. Son 1 yılda 402 sanat etkinliğiyle 160 bin sanatsevere ulaştık. Kesintisiz 24 saat ulaşım ile yaşayan şehri kimliğimizi koruduk. Düşük emekli aylığı alan vatandaşlarımızı destek kapsamına aldık. Küçük çiftçiyi destekliyor, kırsal kalkınmayı güçlendiriyoruz. Genç ve kadın girişimciliğini destekleyen programlar, kooperatifleşme, mesleki eğitimler gibi sayısız proje ve uygulamayı hayata geçirdik. Bu aktardıklarım kısa bir özet. Çok daha fazlasını yapıyoruz ve yapacağız.
“KOOPERATİFLEŞMEYİ DESTEKLİYOR, GENÇ VE KADIN ÇİFTÇİLERİMİZİ ÖNCELİYORUZ”
Tarımda istihdam ve ekonomik değer yaratmak adına neler yapacaksınız?
Kırsal kalkınmayı en önemli stratejik hedeflerimizden biri olarak görüyoruz. Bağımsızlığımızın teminatı tarım ve üretimdir. Dengeli kalkınan bir şehir olarak çiftçimizi ve hayvan yetiştiricilerimizi güçlendiriyoruz. Merkez ve kırsalda 14 ilçemiz için altyapı ve üstyapı yatırımlarımızı yoğunlaştırdık. Sosyal yaşamı canlandırıyoruz. Özellikle kırsaldaki nüfusun korunması, genç nüfusun kırsala çekmek adına yoğun gayret gösteriyoruz. Fide ve fidan desteği, yem ve hububat desteği, canlı hayvan desteği, ekipman, tohum ve hasat desteği, plastik kasa desteği gibi birçok alanda küçük çiftçimizin yanında oluyoruz. Kadın çiftçi sayısının arttığını gözlemliyoruz. Belediyemize ait ağıllarda yetiştirdiğimiz küçükbaş hayvanları üreticilere hibe olarak veriyoruz. İpekböcekçiliğini yeniden canlandırmak üzere başlattığımız projede on binlerce dut fidanını üreticilerimize teslim ettik. Bu projenin devamı olarak Midas İpek Evi’ni kurduk. Eskişehir, tekrar ipek üreten, onu işleyen ve ürüne dönüştüren bir şehir olmaya başladı. Halen de kadınların şifalı ellerinden çıkan ürünler ipek dostlarıyla buluşuyor. Sarıcakaya ilçesi İğdir mahallesinde Örnek Köy projesini hayata geçireceğiz. Burası bir ipek köyü olacak. Her yönüyle gelinip görülmesi gereken, fark yaratan bir çalışma yapacağız. Zeytinciliği Geliştirme Projemizde ise Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerimizde on binlerce zeytin fidanını üreticilere teslim ettik. Bereketli topraklarımızda projemizin ilk meyvelerini aldık. Zeytin hasadı sonrası laboratuvar testlerinde çok önemli bir sonuca ulaştık. Türkiye’nin ölçülmüş en yüksek değerlerine sahip natürel sızma zeytinyağından birini elde ettik. Eskişehir’in ilk yerleşim yeri ve tarihteki en eski ismi olan Dorlion markasıyla satışa sunduk. Yüksek antioksidan içeriğine sahip natürel sızma zeytinyağı, Büyükşehir Belediyesi Üretici Marketler aracılığıyla tüketici ile buluşuyor. 5 litrelik yemeklik yağları da satışa sunduk. Ayrıca Seyitgazi bölgemiz başta olmak üzere kuraklığa karşı kuru tarım projemizi de yaygınlaştırmaya devam ediyoruz. Kooperatifleşmeyi destekliyor, genç ve kadın çiftçilerimizi önceliyoruz. Kırsal kalkınmada ilçelerimizin özelliklerine göre bir plan dahilinde ilerlemeye devam ediyoruz.
“ULUSAL VE ULUSLARARASI ALANDA ŞEHRİMİZİN TURİZM GÜCÜNE GÜÇ KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Turizm politikanız kapsamında yürüteceğiniz projelerinizi de konuşabilir miyiz?
Eskişehir; eski ve yeninin kucaklaştığı özel bir şehir. Modern şehircilik projeleri, kültürel ve doğal zenginliklerinin yanı sıra müzeleri, tematik parkları, senfoni orkestrası, şehir tiyatroları, turistik tesisleri, yapay plajı, Porsuk Çayı’nda bot ve gondolları ile turizmde fark yaratan bir şehir olmaya devam ediyor. Özellikle Şehir Turizmi hedefiyle yılda 1 milyondan fazla turist ağırlayan şehrimizde turizmi kırsal ilçelerimize de yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Konaklama sürelerinin uzaması için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Şehrimizde çağımızın gerektirdiği dijitalleşme hamlesini uygulayarak ‘turizm portalı’ oluşturuyoruz. Bu portal akıllı şehircilik uygulamalarımızla entegre bir şekilde çalışacak. Kentimizin ücretsiz wifi noktaları sayesinde turistlerimiz portala kolaylıkla erişim sağlayacak. Yerli ve yabancı turistler cep telefonlarına indirdikleri mobil uygulamayla Eskişehir’in turizm potansiyelini görecekler. Yayalaştırma projelerimizi de hızla sürdürüyoruz. Ayrıca 72 km uzunluğa sahip bisiklet yolu oluşturuyoruz. Yeni tematik parklar, müzeler, kültür sanat merkezleri ve etkinlikler ile sanatsal yönümüzü güçlendiriyoruz. Doğa ve kültür sanat odaklı projelerimizi dengeli kalkınma modelimizle bütünleştirip sürdürebilirlik odaklı çalışmalar yürütüyoruz. Turizm Elçisi projesi ile yerel rehberlik eğitimleri veriyoruz. Gençler, şehri ziyaret eden turistlere rehberlik yaparak şehri daha iyi tanıyor ve tanıtıyor. Küresel anlamda kardeş şehir ilişkilerine önem verdik. Karşılıklı etkileşimi ve turizm potansiyelini güçlendiriyoruz. Ulusal ve uluslararası festivaller, uluslararası spor organizasyonları, bilimsel kongreler, çalıştaylar gibi çok sayıda etkinlik ile şehrimizin turizm potansiyeline farklı pencereler açıyoruz. Bu düşüncelerle şunu vurgulamak istiyorum. Eskişehir; bozkırın ortasında nadide bir çiçektir. Herkes mutlaka gelip görmeli. Bu nedenle ulusal ve uluslararası alanda şehrimizin turizm gücüne güç katmaya devam edeceğiz.
“ŞEHRİMİZİ TEKNOLOJİ İLE DAHA YAŞANABİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Akıllı şehirler ile ilgili geliştireceğiniz projeler var mı, varsa nelerdir?
Teknolojiyi ve veriyi kullanarak dijital altyapılarla, ulaşım, enerji, atık yönetimi ve çevre dostu projelerle Eskişehir’i geleceğe taşıyoruz. Bu kapsamda şehrin dijital altlığını oluşturarak altyapı, ulaşım ve enerji yönetiminde çözümler üretiyoruz. (kent bilgi sistemi, cbs, web ve mobil uygulamalar, skada sistemi, akıllı aydınlatma ve sulama sistemleri) Ayrıca deprem, sel gibi doğal afetlerde hızlı müdahale için mekansal veri tabanlı karar destek sistemleri geliştiriyoruz. Dijital İkiz Projesi ile şehrin kapsamlı dijital ikizini oluşturarak simülasyon ve analizlerle karar süreçlerini iyileştirilmesini sağlayacağız. Toplu ulaşımda yolcu yoğunluğunu analiz ederek otobüs ve tramvay hatlarını optimize ettik. Gerçek zamanlı ulaşım bilgilerini vatandaşlara sunan sistemi hayata geçirdik. Otobüs, şoförler, güzergah ve duraklar hakkında bilgiler dijital ortama aktarıldı. Akıllı kavşaklar ile trafik akışı optimize edildi. e-belediye hizmetleri ile vatandaşların belediyeye gelmeden işlemlerini yapmalarını sağlıyoruz. Yapay zeka destekli çözüm merkezini hayata geçirerek bu alanda vatandaşlarımıza daha hızlı ve etkin yanıt vereceğiz. Planlama aşamasında olan tüm projelerimizde olduğu gibi amacımız teknolojinin getirdiği yenilikleri hemşehrilerimizin hayatını kolaylaştıracak şekilde kente entegre etmektir. Şehrimizi teknoloji ile daha yaşanabilir ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz.
“DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARIMIZA BİLİMİN IŞIĞINDA, GEÇMİŞİNE SAHİP ÇIKAN VE GELECEĞE IŞIK TUTAN BİR ANLAYIŞLA DEVAM EDİYORUZ”
Ulaşım, altyapı ve kentsel dönüşüm konularında yürüteceğiniz çalışmalardan da söz eder misiniz?
Eskişehir’deki ulaşım politikamız, Eskişehir Ulaşım Ana Planı’na dayanıyor. 2004 yılında hayata geçirdiğimiz hafif raylı sistemler projesi Estram ile hali hazırda 55 km’lik tramvay yolu ağına ve 47 adet tramvaya sahibiz. Toplu taşımada otobüslerimiz 24 saat, tramvay seferlerimiz ise gece saat 03.00’e kadar hizmet verecek şekilde düzenledik. Ulaşımda öğrenciler için aylık 250 TL’ye sınır biniş sağlayan Türkiye’nin en ucuz abonman uygulamasını başlattık. 20 adet elektrikli otobüs alımı yapacağız. 72 km uzunlukta bisiklet yolları ve bisiklet parkı projesi ile ulaşıma bisikleti entegre ediyoruz. 10 farklı noktada “Park Et- Devam Et” uygulaması ile kent içi trafik yoğunluğunu azaltacağız. Kuşak yollar projemizle Eskişehir’e nefes aldıracak bir yol ağı oluşturuyoruz. Ulaşılabilir, mutlu bir şehir için çözümler üreterek, şehrimizin her noktasına güvenli, konforlu, çevreye duyarlı ulaşım seçeneklerini sunmaya devam edeceğiz. Altyapıda Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğümüz (ESKİ) ile birlikte, Şehir merkezimizden 12 kırsal ilçemize uzanan geniş bir alanda sağlıklı, dirençli ve gelecekte de ihtiyaçları karşılayacak altyapı yatırımlarımızı yaşama geçirdik. Bu çalışmalarla aynı zamanda iklim değişikliği gibi küresel risklere ve deprem, sel gibi afet risklerine karşı da altyapımızı daha dirençli hale getirmeye devam ettik. 2025 yılında önceliğimiz; hem fiziki hem de idari su kayıp ve kaçaklarını gelişmiş ülkeler seviyesine indirerek su varlıklarımızı en verimli şekilde kullanacağımız projeleri yaşama geçirmektir. Ayrıca arıtma tesislerimizin kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarımıza hız vererek altyapı sistemimizin direncini daha da güçlendireceğiz. Planladığımız yatırımlarla Eskişehir’in altyapı kalitesini daha da yukarıya taşıyacağız. Kentsel dönüşümde, Gündoğdu kentsel dönüşüm ve gelişim projemiz ile Gündoğdu mahallemizde ilk etap konutlarını hak sahiplerine teslim ettik. Toplamda 1500 konutla yeni bir yaşam alanı oluşturacağız. ‘Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi ve Porsuk-2 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi’ni hazırladık. İlk olarak tarihi Halkevi Binasını yeniden canlandıracak bölgede dönüşümü yapacağız. Bölgedeki yıkım işlemleri tamamlandı. Çalışmalarımız sürüyor. Ayrıca İnşaat Mühendisleri Odası ile imzaladığımız protokolle 52 bin binayı inceledik. Bu verileri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayına sunacağımız Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesinde kullanacağımızı belirtmek istiyorum. Dönüşüm çalışmalarımıza bilimin ışığında, geçmişine sahip çıkan ve geleceğe ışık tutan bir anlayışla devam ediyoruz.
Son olarak, duygu ve düşüncelerinizi de almak isteriz…
31 Mart Yerel Seçimleri ile bana Eskişehir’in ilk kadın büyükşehir belediye başkanı olma onurunu yaşatan hemşehrilerime sizlerin aracılığı ile bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. Yolumuz uzun. Yapacak çok işimiz var. Onların güveni ve desteği en büyük gücümüz. Eskişehir’i bir dünya şehri yapma hedefiyle çok çalışacağız. Eskişehir’in Başkanı olarak, sosyal ve halkçı belediyecilikle güzel yarınlara ulaşacağımızı vurgulamak istiyorum. Eskişehir, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da herkesin gıpta ile baktığı, Anadolu’nun ortasında yıldız gibi parlamaya devam eden bir şehir olacak. Eskişehir, Türkiye’nin kalbidir. Onun güzelliği, onun hayalleri ülkemize umut ışığı olsun. Bu keyifli söyleşi için şahsınızda tüm ekip arkadaşlarınıza teşekkür ediyor, yayın hayatınızda başarılar diliyorum.
