
Körfez, Türk e-ticaretinin büyüme motoruydu. Ama kriz, bu motorun aslında ne kadar kırılgan olduğunu ortaya çıkardı. Şimdi sektör yeni bir gerçekle yüzleşiyor: Tek pazarda büyüyenler değil, çok pazarda var olabilenler ayakta kalacak.
İran savaşı Dubai’yi kilitledi. İran’ın füze ve drone saldırıları ile ticaretin durma noktasına geldiği, birçok iş insanının terk etmeye başladığı Dubai’de pazar da darbe aldı. Türkiye’den bölgeye e-ticaret yapan firmalar yeni pazar arayışında.
Dubai ile dijital ticaret büyük darbe aldı. E-ticaret firmalarımız farklı pazarlar aramaya başladı. Şirketlerimiz Dubai’nin de içinde yer aldığı Körfez ülkelerine karşı temkinli, alternatif pazar arayışları hızlandı. Daha çok Avrupa pazarına yoğunlaşma görülüyor.
SAVAŞ, STRATEJİ DEĞİŞİMİNE ZORLUYOR!
Önemli sayıda Türk e-ticaret firması pazarlama kampanyalarını ve operasyonlarını Körfez odaklı yaptı. Savaş bu stratejiyi değiştirmeye zorluyor. Bölgeye yönelik çalışan şirketler ve üreticiler için, yeni alanlara ve yeni fırsatlara bakma zamanı artık.
Türkiye’nin e-ticaret ihracatında Körfez, özellikle Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, son yıllarda yüksek sepet ortalaması, lüks ve hızlı tüketim talebi ve Türk markalarının güçlü algısı nedeniyle premium büyüme pazarıydı.
Ama bölgedeki jeopolitik riskler, lojistik sürelerini uzattı, sigorta maliyetlerini artırdı, talepte dalgalanma yarattı ve platform risklerini yükseltti. Türk e-ticaret şirketleri tek pazara bağımlılık riskini fark etmeye başladı.
Yeni pazar arayışında Türk şirketler için Avrupa ülkeleri başı çekiyor. Kuzey Afrika, Türk cumhuriyetleri ve özellikle Doğu Avrupa şu anda sektörün gündeminde olan yeni pazarlar. Bu pazarlarda zaten vardık ama şimdi yatırımlar, pazarlama bütçeleri de buralara doğru kayıyor.
PLATFORMLAR DAHA KIRILGAN!
Kriz zamanlarında platformlara bağlı çalışan e-ticaret şirketleri daha kırılgan hale geldi. Çünkü platformlar kriz anlarında sizin değil, kendi risklerini yönetir. Algoritmalar değişir, görünürlüğünüz düşer, lojistik ve ödeme altyapıları sekteye uğrayabilir.
Siz satış yaptığınızı sanırken aslında müşteriye erişiminizi kontrol eden bir ara katmana bağımlı hale gelirsiniz. Bu nedenle şirketlerin kendi web sitelerini ve doğrudan müşteri ilişkilerini (D2C) kurmaları artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk.
Platformlar normal zamanlarda büyümeyi hızlandırır, ancak kriz anlarında kontrol kaybı yaratır. Görünürlükten lojistiğe kadar birçok değişken sizin dışınızda yönetildiği için risk artar. Kendi web sitenizi kurmak ise hem müşteriyle doğrudan ilişki kurmanızı hem de bu tür dalgalanmalara karşı daha dayanıklı olmanızı sağlar.
