
Petrol piyasasında jeopolitik riskler fiyatlanmaya devam ediyor. ABD – İran savaşının başlaması ve akabinde Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılmasıyla petrol fiyatları son 4 yılın zirve seviyesine yükseldi. Artan enerji maliyeti, küresel enflasyonist riskini artırarak Merkez Bankaları’nın faiz indirim ihtimallerini öteledi.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’nin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın ticarete kapatılması, arz yönlü şok bir etki bıraktı. Artan petrol fiyatlarına karşın söz sahibi ülkeler planlı petrol stoklarını piyasaya bırakmaya başladı. Bu sınırlıda olsa petrol piyasasında yaşanan yükselişi törpüledi. Ancak bu adımlarında kalıcı olmadığını gördük. ABD her ne kadar boğazda bulunan gemilere eşlik etmeyi teklif etse de İran buna izin vermedi.
Savaşın başından buyana gemilerin limanda mahsur kalması, petrol piyasasındaki risk iştahının yüksek seyretmeye devam etmesine yol açtı. Önümüzdeki dönemde gemilere verilen geçiş izinlerinin kademeli artması, risk priminin düşmesine yol açabilir. Piyasadaki fiyatlama genel hatlarıyla Hürmüz Boğazı’nın akıbeti ve enerji santrallerine yönelik saldırılara göre şekillenecektir.
Faiz indirim beklentilerinin olduğu 2026 yılında jeopolitik gerginlik ile birlikte artan enerji maliyetleri, Merkez Bankaları’nın bu politikasına engel teşkil etti. Savaşın uzun sürdüğü senaryo küresel enflasyon açısından olumlu sonuçlar doğurmayacaktır. Bu nedenden ötürü tarafların ilerleyen günlerde geri adım atması beklenebilir. Ancak ABD’nin petrol stokları bakımından eli güçlü. Bu durum, savaşın taraflar açısından yıkıcı sonuçlarını erteleyebilir.
Teknik açıdan dalga boyu yüksek fiyatlamanın devam ettiğini söylemek mümkün. Bu durumda yakın teknik seviyeler vermek zorlaşıyor. Ancak belirtmek gerekirse Brent vadelisinde 95.00 bandı kritik önem arz ediyor. Olası geri çekilmelerde bu seviyeden gelebilecek tepki alımları takip edilebilir. Bu seviyenin kırıldığı senaryoda aşağı yönlü baskının artmasını ve trendin tersine dönmesini bekleriz. Öte yandan yukarı yönlü eğilimin sürmesi durumunda 119.00 seviyesi direnç bölgesi olarak karşımıza çıkacaktır.
Özetle mart ayı jeopolitik haber akışlarına bağlı fiyatlama izlediğimiz bir dönem oldu. Bu dönem içerisinde zaman zaman ülkelerin eldeki rezervleri kademeli serbest bırakması, kimi zamanda taraflardan gelen açıklamalar sınırlı da olsa geri çekilmelerde neden olsa bile bu hareketlilikler kalıcılık sağlamadı.
Genel anlamda risk iştahı yüksek, yukarı yönlü eğilimin devam ettiği bir petrol piyasası izledik. Önümüzdeki dönemde Hürmüz Boğazı’nın kapalı kaldığı senaryoda 100 dolar bandı Brent için düşük kalabilir. Orta Doğu gelişmelerine bağlı fiyatlama izlemeye devam edeceğiz.
