
Küresel piyasalarda jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki sert hareketler nedeniyle volatilite dikkat çekiyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki yükseliş ve artan jeopolitik risklerin hem enflasyon hem de büyüme beklentileri üzerinde baskı yarattı.
Brent petrol fiyatı 97-100 dolar bandında seyrediyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü riskler devam ediyor. Bu gelişmeler küresel enflasyon üzerinde baskı oluştururken, büyüme beklentilerini de aşağı çekiyor.
Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi özellikle ABD’de para politikası açısından belirleyici olabilir. Yüksek enerji fiyatları ve enflasyon baskısı nedeniyle ABD’de faiz indirimlerinin gecikme ihtimali artıyor. Merkez bankalarının faiz indirimlerine başlaması için savaşın süresinin kısalması ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın azalması gerekiyor.
Küresel Riskler Artarken Yatırımcılar Daha Temkinli Olmalı!
Bu süreçte yatırımcılar daha temkinli bir portföy dağılımı benimsemeli. Belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşarak sabit getirili enstrümanlara yönelmesi daha rasyonel bir yaklaşım olabilir.
Altın fiyatları ise beklentilerin aksine güçlü bir yükseliş göstermedi. Bunun temel nedeni doların güçlenmesi. Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon baskısını artırması, faiz indirimlerinin gecikmesine yol açıyor. Bu durum doların değer kazanmasına ve altına olan talebin sınırlı kalmasına neden oluyor.
Yabancı yatırımcı davranışları da riskten kaçış eğilimini yansıtıyor. Son dönemde yabancı yatırımcıların TL varlıklarda son 11 ayın en sert satışını gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bu da finansal koşulların sıkılaştığı ve küresel ölçekte risk iştahının azaldığına işaret ediyor.
Borsa İstanbul cephesinde ise satış baskısı öne çıktı. Bankacılık, holding ve finansal sektör hisselerinde sert satışlar dikkat çekiyor.
Piyasalarda yeniden dengelenmenin sağlanabilmesi için jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarında istikrarın sağlanması kritik önem taşıyor. Yatırımcıların bu süreçte portföylerinde dengeyi koruyarak risk yönetimine daha fazla odaklanmaları gerekiyor. Küresel gelişmeler piyasalardaki yönü belirlemeye devam edecek.
