
Petrol piyasası bankacılık kriziyle birlikte hızlı değer kaybedişinin ardından ilk olarak OPEC+’nın desteğiyle yükseliş kaydetti. Ekim ayından bu yana sahipsiz gibi olan ve fiyat düşüşleri karşısında OPEC tarafından desteklenmeyen petrol piyasası bu sefer duymak istediği haberleri duydu. OPEC+’nın 2 Nisan günü almış olduğu ve toplamda 1 Milyon varili aşan arz kesintisi kararı petrole can suyu oldu.
Temmuz ayından itibaren Rusya’nın mevcut kesintisini genişletmesiyle birlikte toplamda 1.6 Milyon varillik kesinti olmuş olacak. OPEC+’nın bu kararı sonrası piyasada arz kesintisinin yarattığı belirsizliğe ek olarak ABD ve OPEC Lideri Suudi Arabistan arasındaki ilişki de mercek altına alınması gerekiyor. ABD’nin enflasyonu düşürmek için enerji maliyetlerini olabilecek en alt seviyede tutmak istediği bilinen bir gerçek. OPEC+’nın bu kararı ve bu kararı en sert şekilde uygulayacak ülke olan Suudi Arabistan ise ABD’nin yoluna taş koyuyor diyebiliriz.
Petrol piyasasının uzun bir süredir beklediği bir diğer şey ise ABD’de enflasyonun düşüş sergilemesiydi. Bu doğrultuda Mart ayına dair enflasyonun, petrolün yüzünü güldürdüğü söylenebilir. ABD’de Mart ayında tüketici enflasyonu yıllık bazda %5,0 seviyesinde gelerek beklentinin 0,2 puan altında gerçekleşirken bir önceki veri olan %6,0’ın 1 puan altında kaldı. Yıllık enflasyonun güçlü bir şekilde düşüş göstermesi Fed’in Mayıs ayına dair gerçekleştireceği toplantıya yönelik piyasa beklentilerini yumuşatmışa benziyor. Bununla birlikte Fed’in Temmuz sonrasında faiz indirimi kararı alacağı beklentisi piyasa tarafından oluşmaya başlandı. Bu beklentilerin oluşması dolar endeksinde geri çekilmelere neden olurken, emtialar ve değerli metallerde olduğu gibi petrol fiyatlarındaki yükselişe de destek sağladı. Dolar endeksi Mart ayında 105 seviyesini gördükten sonra geri çekilme hareketini yaşadı. Dolar endeksi Nisan ayının sonuna yaklaşırken 101 seviyesinden işlem görüyor.
Dünyanın en büyük ithalatçısı konumunda olan Çin’de ise işler iyiye gidiyor gibi gözüküyor. Çin ekonomisi 2023 Yılının ilk çeyreğinde %4,5 büyürken piyasa beklentisi %4,0 seviyesindeydi. Çin ekonomisinin büyümeye devam etmesi ekonomik aktivitelerin canlılığını sürdürmesi yönünde sinyallerin verilmesi piyasayı destekleyici unsurlar olarak göze çarpıyor.
Nisan ayı içerisinde petrol tedarikinde yaşanan bir diğer gelişme ise Kuzey Irak’tan Türkiye’ye yönelik gerçekleşen petrol ihracatına uluslararası kuruluşlar tarafından gerçekleşen yasak oldu. Uluslararası Tahkim Mahkemesi, Türkiye’ye Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile yaptığı petrol sevkiyatı anlaşmasından dolayı Irak Devletine 1,4 Milyar dolar tazminat ödemesine karar verdi. Karar sonrası günlük 450 Bin varil petrolü bulan petrol ticaretinin durduğu ifade ediliyor.
Geleceğe baktığımıza ise Mayıs ayı kritik öneme sahip. Fed’İn 3 Mayıs günü gerçekleştireceği toplantı fiyatlamalar açısından kritik öneme sahip. 3 Mayıs günü TSİ 21:30’da açıklanacak olan faiz kararının ne boyutta olacağı, karar sonrası konuşacak olan Fed başkanı Jeremy Powell’ın açıklamaları piyasa tarafından yakından takip ediliyor olacak. Piyasa beklentisi Fed’in 3 Mayıs günü 25 baz puanlık faiz artırım kararı alması yönünde. ABD’de Silikon Vadisi Bankasının batmasıyla birlikte ortaya çıkan bankacılık krizinin ardından Fed’in gelecek toplantılarda daha yumuşak faiz kararı alması beklentisi oluşmuştu. Bankacılık krizine ek olarak enflasyonun da düşüş göstermesi güvercin tonda Fed bekleyen yatırımcıları sevindirmişe benziyor.
Koronavirüs krizini atlatan ve tarihi zirvelerini gören petrol fiyatlarının Fed ve Enflasyon krizini nasıl atlatacağı merakla bekleniyor. ABD Ham Petrolünün 80$ üzerinde kalıcı olması halinde yukarı yönlü hareketlerde daha istekli olması ve yatırımcıların risk iştahını kabartabileceği beklenebilir.
