
Türkiye’nin sanayi potansiyelinin farkına varılması ve bu alanda gerekli adımların atılması için tüm paydaşların birlikte çalışması gerektiğini söyleyen Kocaeli-Gebze VI. (İMES) Makina İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürü Onur Kesici, “Sanayi, sadece ekonomik bir alan değil, aynı zamanda sosyal gelişimin de temel taşıdır. Türkiye’nin ekonomik geleceği için stratejik adımlar atılmalı, geleceğimiz için birlikte hareket etmeliyiz” dedi.
Kocaeli-Gebze VI. (İMES) Makina İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 2024 yılı itibarıyla %100 doluluk oranına ulaşarak ülkemizin en büyük makine kümesi olma hedefinde kararlılıkla ilerliyor. Bu hedef doğrultusunda, sanayi alanında attığı adımlarla Türkiye’nin ekonomik geleceğine yön vermeye devam ediyor.
Paydaş Odaklı Yaklaşım ve Güvenilir Hizmet Anlayışı…
İMES OSB, paydaş odaklı yaklaşımıyla katılımcı memnuniyetini önceliklendirmekte, güvenilir hizmet anlayışıyla 7/24 destek sunmaktadır. Ekip çalışması ve yenilikçiliği teşvik eden İMES, çevresel sürdürülebilirliğe de büyük önem vererek, 20.400 kişiye istihdam sağlamaktadır. 2024 Haziran’ında yıllık ihracatının 2 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Geleceğe umutla bakan İMES OSB, sanayideki öncülüğünü sürdürme kararlılığında.
İMES OSB’de Kariyer Günleri ve Yeni Fırsatlar…
İMES OSB, bu yıl düzenlediği çalıştayda sahanın nabzını tutmak amacıyla kapsamlı bir veri araştırması gerçekleştirdi. Bu girişim, bölgedeki sanayi ve iş gücü dinamiklerini daha iyi anlamak ve gelecekteki projeleri şekillendirmek için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
İMES OSB Bölge Müdürü Onur Kesici, çalıştayın amacını vurgulayarak; “Sahadan aldığımız verileri yorumlayarak yeni projelere geçmeyi planlıyoruz. Bu veriler, bölgemizin ihtiyaçlarını belirlemekte ve sanayicilerimize daha iyi hizmet sunmamızı sağlayacak” dedi.
Ayrıca, düzenlenen kariyer günlerinin büyük bir başarı ile sonuçlandığını belirten Kesici, “Kariyer günlerinde elde ettiğimiz dönüşler oldukça olumlu. Birçok iş imkânı sağladık ve genç yeteneklerin sanayiye kazandırılması adına önemli adımlar attık” ifadesini kullandı.
Bu çalışmalar, İMES OSB’nin istihdam olanaklarını artırmanın yanı sıra, sanayi ile eğitim kurumları arasındaki iş birliğini de güçlendirmeyi hedefliyor. Onur Kesici, “Bölgemizdeki sanayicilerle birlikte, gençlerin kariyer hedeflerine ulaşmalarına destek olmayı amaçlıyoruz. Bu tür etkinlikler hem sanayimizin gelişmesine katkı sağlıyor hem de gençler için fırsatlar sunuyor” şeklinde konuştu.
Ekonomik İstikrarın Önemi ve Geleceğe Dönük Stratejiler…
Türkiye’nin geleceği için sorunların çözümü ve yatırım ortamının iyileştirilmesi kritik öneme sahip. Onur Kesici, “Ekonomik istikrar sağlandığında, ülkemizin potansiyelini gerçekleştirebileceği ve uluslararası düzeyde daha güçlü bir konum elde edebileceği bir gerçektir” diyerek, geleceğe dair umut dolu bir mesaj verdi.
İMES OSB Geleceğin Sanayisini İnşa Etmeye Devam Ediyor!
İMES OSB, sektörel çeşitlilik ve yenilikçi projelerle, Türkiye’nin sanayi alanında uluslararası alanda daha güçlü bir konuma gelmesini hedefliyor. Kesici, sanayi ile eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin geleceğin yeteneklerini yetiştirerek ülke ekonomisine katma değer sağlayacağına dikkat çekti. Bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını sürdürerek hem sanayicilere hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunmayı amaçladıklarını belirtti. Böylece, Türkiye’nin ekonomik potansiyeli daha da açığa çıkacak ve küresel rekabetteki yerini sağlamlaştıracaktır. Onur Kesici, “İMES OSB olarak, güçlü bir sanayi yapısı oluşturmak ve geleceği birlikte şekillendirmek için kararlılıkla çalışıyoruz” diyerek, bu hedefe ulaşmada kararlılığını bir kez daha ifade etti.
Türkiye’nin organize sanayi bölgelerinin temel misyonu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Organize sanayi bölgeleri, sadece elektrik, su ve doğal gaz sağlamakla sınırlı kalmamalı. Asıl mesele, beşeri sermayenin yetersizliğidir. Türkiye, dünya genelinde büyük bir sanayi potansiyeline sahip; ancak bu potansiyeli gerçekleştirebilmek için nitelikli iş gücüne ve eğitimli insan kaynağına ihtiyaç var. Devletin bu noktada teşvikler sunarak, firmaların beşeri sermaye ile beslenmesini sağlaması gerekiyor. Eğitim kurumları ile sanayi arasında köprüler kurmak, staj ve mesleki eğitim programları ile nitelikli iş gücü yetiştirmek şart. Yani, sanayi bölgelerinin misyonu sadece altyapı değil, aynı zamanda insan kaynağının geliştirilmesi olmalıdır.
Sanayi politikalarının kapsamı hakkındaki düşüncelerinizi aktarır mısınız?
Sanayi politikaları, yalnızca Sanayi Bakanlığı’nın değil, Tarım Bakanlığı gibi diğer bakanlıkların da gündeminde olmalıdır. Örneğin, tarım ve sanayi entegrasyonu, gıda güvenliği ve sanayi ürünlerinin kalitesi açısından son derece önemlidir. Yatırım konusunun sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda stratejik bir mesele olduğunu belirtmekte fayda var. Türkiye, siyasi istikrar ve ekonomik büyüme hedeflerine ulaşabilmek için daha fazla iş birliği ve koordinasyon sağlamalı. Yatırım ortamının iyileştirilmesi için mevzuatların sadeleştirilmesi ve şeffaflığın artırılması gerekmekte. Tüm bunlar, sanayicilerin yatırım yapma kararlılığını artıracaktır.
Envanter çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Envanter çalışmaları, sanayicilerin makine ve kapasite yeterliliklerini anlamalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Bu çalışmalar, hangi alanlarda güçlenmemiz gerektiğini belirlemek için kritik öneme sahip. Türkiye’nin savunma sanayisinde 34 firmamız var. Bu firmalar, yerli üretim ve Ar-Ge çalışmalarıyla ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Ancak, firmaların kapasitelerini doğru bir şekilde yönetebilmeleri için, mevcut envanterlerini iyi analiz etmeleri gerekiyor. Devletin, bu tür envanter çalışmalarına destek vermesi ve sanayicilere yönlendirmeler yapması gerekiyor. Ayrıca, sanayi bölgelerinin ihtiyaç duyduğu makine ve ekipmanların belirlenmesi, sanayicilerin üretkenliğini artırmak adına önemli bir adımdır.
2025 yılına yönelik öngörüleriniz neler?
2025 yılı için jeopolitik ekonominin ön plana çıkacağı öngörülüyor. Çevredeki savaşların büyümesi, Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, hem ekonomik hem de sosyal açıdan büyük riskler taşıyor. Özellikle Ortadoğu’daki enerji haritalarının dikkate alınması gerektiği düşüncesindeyim. İran ile ilgili kaygılarımızın arttığı bir dönemdeyiz; bu ülkenin politikaları ve olası bir çatışma, bölgedeki dengenin değişmesine neden olabilir. Suriye’deki olası bir çatışmanın Türkiye’yi de etkileyebileceği gerçeği, güvenlik politikalarımızı gözden geçirmemiz gerektiğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla, sanayi alanında stratejik planlamaların yapılması ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi önemli olacaktır.
Sanayicilerin temel beklentileri nelerdir?
Sanayicilerin temel beklentisi, ülke içi ekonominin bir an önce toparlanması. Ekonomik istikrar, yatırımların artması ve yeni iş fırsatlarının doğması için şart. Türkiye de siyaset yapacakların birlik ve beraberlik havası vermesi gerekiyor. Bu, sadece siyasi bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk. Sanayiciler, hükümetten somut destekler ve teşvikler bekliyor; bu destekler, üretimin artırılması ve istihdamın güçlendirilmesi için kritik bir rol oynayacaktır.
Son olarak eklemek istedikleriniz…
Türkiye’nin sanayi potansiyelinin farkına varılması ve bu alanda gerekli adımların atılması için tüm paydaşların birlikte çalışması gerektiğini düşünüyorum. Geleceğimiz için birlikte hareket etmeliyiz. Sanayicilerin, devletin, akademik kurumların ve diğer paydaşların iş birliği içinde çalışması, ülkemizin kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır. Sanayi, sadece ekonomik bir alan değil; aynı zamanda sosyal gelişimin de temel taşıdır.
