RÖPORTAJ — 3 Mayıs 2014 at 19:11

DAIKIN, İLK 100’Ü GÖZÜNE KESTİRDİ!

IMG_1107

 

Daikin’in dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük atılım içinde olduğunu vurgulayan Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Zeki Özen, 2013’te yüzde 30 büyüme ile 700 milyon TL ciroya ulaştıklarını, aynı büyüme trendiyle 2015 yılında ilk 500 firma arasında ilk 100’e girmeyi hedeflediklerini belirtti.

 

Isıtma ve soğutma sektörünün önde gelen kuruluşlarından Daikin, Türkiye’yi bölgenin üretim ve Ar-Ge üssü yapma hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerliyor. Daikin’in, dünyanın ısıtma-soğutma ve havalandırma pazarlarında her zaman önemli bir oyuncu olduğunu söyleyen Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Zeki Özen, önceliklerinin daima çevre, kalite ve inovasyona verdikleri önem olduğunun altını çiziyor.

 

Klima üreticisi Airfel’i üç yıl önce satın alarak, Türkiye’de de büyük oynayan dünya  iklimlendirmedevi Daikin, hızlı büyüme rakamlarıyla dikkat çekiyor. Bu hızlı büyümeyi ve iklimlendirme sektöründeki rekabeti Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Zeki Özen ile konuştuk.

 

Zeki Özen, “Daikin faaliyet gösterdiği 160 ülkede toplam 20 milyar doları aşan cirosu ile iklimlendirme sektörünün lideri konumunda. Daikin Türkiye olarak biz de, ülkemizde liderlik yolunda ilerliyoruz” derken, “Türkiye’yi bölgenin iklimlendirme üretim ve Ar-Ge üssü yaparken, ülkemizin her köşesinde hizmet veren bir marka olmayı hedefliyoruz” dedi. Özen,  “Daikin Türkiye olarak, yolumuza devam ettiğimiz bu süreçte, 2015 yılı için koyduğumuz 1500 kişilik istihdam ve 1 milyon TL ciro hedefimiz doğrultusunda hızla büyüdük. Teknolojisi, Ar-Ge’si, ürün ve hizmetleri ile fark yaratan Daikin, satış ve satış sonrası hizmetleriyle de sektörüne değer katmayı hedeflemektedir” diye konuştu.

 

Zeki Bey, öncelikle kendinizden özetle bahseder misiniz?

1955 doğumlu bir mühendisim. Hayatım hep mücadele ederek geçti. Çeşitli okulları derecelerle bitirdikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesini kazandım ve makine mühendisi olarak mezun oldum. Mezun olur olmaz bir haftada Alarko’da işe başladım. Alarko’da işe başlarken mühendisliğin yetmeyeceğini bildiğim için İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Endüstrisi bölümüne devam ettim. Her akşam işten çıktıktan sonra Beyazıt’a gidip 2 yıllık gece bölümünden mezun oldum. Bu arada çok çalışkan ve araştırmacı yapım vardı. İstanbul Sanayi Odası’ndan bir burs bulma şansım oldu ve bir yıl Japonya Osaka’da ihtisas yapma imkânım oldu. Böylece Japonca da öğrenmiş oldum. Döndükten sonra 1980’de askere gidene kadar Alarko’da çalışmaya devam ettim. Askerde inşaat-emlak bölümündeydim. 1. Ordu İnşaat-Emlak’a bağlı bütün Marmara Bölgesi’nin inşaatlarının kontrolünü ben üstlendim. Devlete olan borcumu da böylece ödediğimi düşünüyorum. O dönemlerde Irak, Libya, Suudi Arabistan furyası vardı. Ben de bu furyanın içine girdim ve bir yıl Libya’da çalıştım. Bunu izleyen dönemde 6-7 ay İngiltere’de kaldım. Devamında Suudi Arabistan’da Yanbu Projesinde çalıştım. Çok büyük projelerde görev aldım. Bu dönem benim için çok öğretici oldu. Alarko’da 3 yıl çalıştıktan sonra kendimi klimacı oldum sanıyordum, ancak Suudi Arabistan’da başında bulunduğum proje ile birlikte daha yolun çok bayında olduğumu anladım. Benim için çok iyi bir deneyim olan bu projenin tamamlanmasının ardından, Alarko’nun ortaklarından rahmetli Üzeyir Garih beni aradı ve ‘Türkiye’ye gelirsen görüşelim’ dedi. Türkiye’ye geldikten sonra Alarko’da iki dönem Ürün Müdürü olarak görev yaptım. O zamanlarda ürün müdürlüğü pek yaygın bir iş değildi. Bu süreçte bayilik organizasyonunun kurulması gibi çok önemli işlerde görev aldım. Carier’in Alarko’ya ortak olması ve şirketin Alarko Carrier’e dönüştüğü sırada Marmara Bölge Müdürü idim, grubun yedek parça şirketi Totaline kurmasıyla genel müdürlüğünü üstlendim. O dönemde Sanko Grubu ile de tanışma şansım oldu. 2006 yılında halen Daikin Türkiye’nin CEO’luğunu yürüten Hasan Önder Bey ile de tanıştık. Hasan Bey Airfel’i 1999 yılında kurmuş, 2001 yılında Sanko ile ile ortak olmuşlardı. Airfel’in yatırım ve satış organizasyonunun oluşturulmasında görev aldım. Şirketin büyüme ve yatırım kararları vardı. O doğrultuda önce panel radyatör, ardından kombi devamında da split klima yatırımları yapıldı.

 

Peki, Daikin’e dönüşümünüz nasıl gerçekleşti?

Daikin, Japonya merkezli olmakla birlikte dünya iklimlendirme sektörünün lideri. Dünyanın 160 ülkesinde faaliyet gösteriyor. O sıralar Türkiye pazarını da yakından takip ediyor. Türkiye ekonomisi büyümesiyle, sahip olduğu potansiyel ile yatırım için cazip bir ülke haline gelmişken, Airfel de başarısı ile dikkat çekiyordu.  Türk müteahhitlerin özellikle Türk Cumhuriyetleri’nde çok başarılı işler yapmaları, Airfel’in de iklimlendirme ürünleri ile bölgesinde etkin olması yatırımcı açısından önemli faktörlerdi. Airfel genç ve dinamik yapısı ile dikkat çekici bir performans sergileyince Daikin, şirketimize talip oldu. Sanko ile görüşmeler olumlu sonuçlunca Temmuz 2011’de imzalar atıldı. Daikin’inAirfel hisselerinin tamamını aldı ve yolumuza Daikin Türkiye olarak devam ettik. Zaten büyüme hedefiyle hareket eden bir şirkettik, Daikin gibi bir dünya devinin bünyesine katılmak bizim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Airfel’in kurucusu olan Hasan Önder Bey’in CEO’luğunda aynı yönetim kadrosu ile hedeflerimize kitlendik ve daha ilk yılımızda yüzde 50’nin çok üzerinde bir büyüme kaydettik. Yönetimde Türk-Japon işbirliği çok iyi bir sonuç verdi. Yeniden yapılanmamızı hızla tamamlarken, hedeflerimizi çok daha büyüttük. 2012 yılında da, 213 yılında da Daikin Türkiye olarak sektör ortalamasının çok üzerinde büyüme performansı sergiledik.  Daikin, dediğim gibi 20 milyar doları aşan cirosu ile iklimlendirme sektöründe dünyanın 1 numarası. Uzmanlık alanı tamamen iklimlendirme ve çok geniş bir ürün gamına sahip. Daikin Türkiye olarak bunlar bize çok önemli avantajlar sağladı. Bu dönüşümün bir de şöyle bir boyutu vardı, DaikinAirfel ile birlikte ısıtma sektörüne de girmiş oldu. Bizim bu konudaki tecrübemiz bu noktada çok önemli. Önümüzdeki yıldan itibaren Daikin markalı kombi üretimine geçmek gibi bir planımız mevcut. Hendek’teki fabrikamız bu konuda Ar-Ge merkezi olarak konumlanacak. 160 ülkede faaliyet gösteren Daikin’in 60 ayrı ülkede fabrikası bulunuyor. Daikin Türkiye için böyle bir yapının içinde faaliyet göstermek büyük avantaj. Geldiğimiz noktada, elde edilen sonuçlara bakarsak büyük bir başarıdan söz ederibiliriz. Daikin Türkiye sadece cirosal olarak değil, insan kaynakları ile de önemli bir büyüme kaydetti. 2011 yılında 400 kişi olan istihdam sayımız şu anda 800 kişiye ulaştı. Daikin Türkiye Ailesi 2015 yılında 1.500 kişiye çıkacak. Böyle bir hedefimiz var. Ciromuzun artması, çalışan sayımızın artması yatırımların da artması demek. Bu arada CIS ülkeleri dediğimiz Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan, Özbekistan, Azerbaycan ile Kuzey Irak pazarlarının sorumluluğu da Daikin Türkiye’ye verildi. Bu sayede bu pazarlardaki etkinliğimiz ve ihracatımız artarken, Türkiye’yi bölgenin iklimlendirme lojistik üssü yapma hedefimizi de devreye soktuk. Bu gelişmelerle birlikte yurtiçi ve yurtdışı satış rakamlarımız artarken Avrupa’ya da Daikin markalı klima ihracatı yapmaya başladık. Birkaç yıl içinde VRV ürünleri de Türkiye’de üretmek gibi hedefimiz var.

 

Türkiye’de iklimlendirme sektöründeki payınız nedir?

Daikin Türkiye, iklimlendirme sektöründe çok geniş bir yelpazede, hem bireysel hem de ticari alanlarda hizmet verebilen bir kuruluş. Bireysel sistemderdesplit klimalardan kombiye, radyatörden merkezi sistemlere kadar birbirinden farklı tüm ihtiyaçlara yanıt verebiliyoruz. Daikin Türkiye’nin açık ara lider olduğu alan VRV dediğimiz merkezi sistemler. VRV’de pazar payımız yüzde 35 civarında. Rahatlıkla, Türkiye’de halen yapılmakta olan her 3 projeden birinde Daikin VRV sistemleri tercih ediliyor diyebiliriz. Bu arada soğutma grubundaki Pazar payımız ise yüzde 30’larda. Cihaz üretimimizle ve servis teşkilatımız ile bu alanda oldukça iddialıyız. Çok geniş bir ürün gamı ile Türkiye’nin hemen her yerine hizmet sunabiliyoruz. Bunun yanı sarı radyatörde yüzde 10, kombide yüzde 7 civarında pazar payına sahibiz. Yurtiçinde olduğu yurtdışında da çok etkin çalışmalara imza atıyoruz. Ve yurtdışındaki çalışmalarımızı sadece cihaz satmakla sınırlamıyor, servis yapımızı da güçlendiriyoruz. Şu anda Türkmenistan’da bir servis organizasyonumuz var örneğin. Yurtdışındaki bu çalışmalarımızı da artırmayı hedefliyoruz. Daikin Türkiye, Daikin Europe bünyesinde faaliyet gösteriyor. Bu doğrultuda Avrupa’nın en güçlü organizasyonu olmayı hedefliyor ve çalışmalarımıza yön veriyoruz.

 

Biraz da büyüme rakamlarından bahsedelim…

Daikin Türkiye olarak sektör ortalamasının çok üzerindeki büyüme oranlarımız ile yolumuza devam ediyoruz. Sektörümüz yılda ortalama yüzde 10 civarında büyümesini sürdürürken, Daikin Türkiye 2012 yılında yüzde 65, 2013 yılında ise yüzde 30 büyüme kaydetti.  Daikin Türkiye’nin geçen yılki cirosu 700 milyon TL’ye ulaştı. Bu da bizi sadece sektörümüzde değil, Türkiye’nin en büyük kuruluşları arasında da üst sıralara taşıyor. Bu yılki büyüme performansımızla Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında ilk 200’e girebileceğimizi öngörüyoruz. Hedefimiz 2015 yılında ilk 100 şirket arasında yer almak. Daikin sadece Türkiye’de de değil dünyada da çok büyük atılımlar yapıyor. Daikin Avrupa fabrikalarının bulunduğu Belçika, İtalya, Çek Cumhuriyeti, İngiltere gibi ülkelerde de önemli gelişmelere imza atıyor. Daikin Türkiye olarak biz de bu yapının içerisinde büyümemizi sürdürerek ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz.

 

Müşteri memnuniyeti politikanız nedir?

Daikin’in üç temel felsefesi vardır. Bunlar; süreklilik, güvenilirlik ve aidiyetle ilgili açık sözlü olup karşımızdakine güven vermektir. Biz servis hizmeti veremeyeceksek satmıyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de iyi bir servis hizmetimiz var. Biz en yoğun sezonumuz olan yazın bile serviste en fazla 3 günlük süre veriyoruz. Bütün teknisyenlerimiz eğitimden geçmiştir. Eğitimsiz teknisyen kullanmıyoruz. VRV gibi servis hizmetlerinin çok çok önemli olduğu bir alanda yetkili servislerimizle en üst düzeyde hizmet vermeye gayret ediyoruz. Daikin sadece ürettiği cihazları ile değil, servis kalitesi ile de en üst düzeyde hizmet verebilen bir şirket. Bu doğrultuda müşteri memnuniyeti bizim için olmazsa olmaz bir önem taşıyor.

 

Split klimaların insan sağlığını olumsuz etkilediği yönünde iddialar var. Siz, bu anlamda tüketiciye nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Şimdi temel olan dört özellik var; bir ortam sıcaklığı, ikincisi rutubet, üçüncüsü toz partiküllerinin temizlenmesi. Bir de iç hava kalitesi denen bir özellik var. İnsanın doğası itibariyle 20 ile 26 derece arasındaki sıcaklıklar konfor içinde bulunmasını sağlıyor. Yani dışarının sıcaklığı ile iç ortamdaki sıcaklık farkı 10 derece olması idealdir. Bir de klima çalışırken üfleme sırasında direkt size gelmemeli. Hava sirkülasyonu ile serinlemek lazım. Bu dört faktör sağlandığı sürece insan sağlığı için ideal. Dolayısıyla klima insanların verimini artırmak ve sağlıklı yaşaması için gerekli bir faktör. Mesela Daikin’in çok özel Ururu Sarara adında bir kliması var. Bu cihaz hem nem alıyor hemde nem veriyor. Bu özellikle astım hastaları ve diğerleri için o kadar özel bir cihaz ki, içerdeki olması gereken nem oranını dengeliyor. Tabii diğer cihazlara göre fiyatı biraz daha yüksek. Bunun altında standartları sağlayan cihazlarımız da var.

 

Türkiye merkezli olarak, hangi ülkelere ihracatınız var?

Daikin Türkiye olarak bugün Çin’den Avrupa’ya kadar çok farklı coğrafyalara ihracat gerçekleştiriyoruz.  İran, Kuzey Irak, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan ülkeleri Daikin Türkiye’nin sorumluluğunda. Bu yıldan itibaren bu pazarlarda çok daha etkin olmayı ve ihracatın ciromuz içindeki payını artırmayı hedefliyoruz. Bu ülkelerin sahip olduğu potansiyeli harekete geçirecek bir yapılanma oluşturduk. Distribütörlerimiz aracığıyla bu ülkelerde ürünlerimizin satış ve dağıtımını yapıyoruz. Bunun yanı sıra proje desteği ve servis desteği de veriyoruz. Başarılı bir ihracat grafiğimiz var, Türkiye’yi bölgenin iklimlendirme lojistik üssü yapma hedefimiz doğrultusunda çok daha başarılı işlere imza atmaya hazırlanıyoruz.

 

Son olarak, Daikin Türkiye’nin 2023 vizyonundan da bahseder misiniz?

Türkiye’nin 2023 ihracat hedefi 500 milyar dolar. Burada bize düşen ne? İklimlendirme sektöründe 25 milyar dolar. Firma olarak bizde, 2-2,5 milyar dolar hedefindeyiz. Ben iklimlendirme sektöründe 2023 hedefini gerçekleştireceğimize inanıyorum. Türkiye’nin 2023 hedefi, inşallah istikrar devam ederse gerçekleşir. İklimlendirme sektörünün sahip olduğu potansiyel ile ülkemizin dinamiklerini dikkate alınca bunun gerçekleşeceğini görüyoruz.  Daikin Türkiye olarak biz de sektör lideri olarak ülke ekonomisine en üst düzeyde katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.