RÖPORTAJ — 6 Ocak 2016 at 11:18

ŞENPİLİÇ YÖNETİM KURULU BAŞKANI İPEK ÜSTÜNDAĞ: ŞENPİLİÇ SÜREKLİ BÜYÜMEYİ HEDEFLİYOR!

ipek ustundag 01

 

Türkiye’de piliç eti sektörünün lideri olarak tüm teknolojik gelişmeleri ve yenilikleri yakından takip ettiklerini ifade eden Şenpiliç Yönetim Kurulu Başkanı İpek Üstündağ, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da stratejik olarak sürekli büyümeyi ve akıllı entegrasyon ile gelişmeyi hedeflediklediklerini dile getirdi.

 

Türkiye’de beyaz et sektörü çeşitli sorunlar yaşamasına karşın son 15 yılda önemli bir gelişim göstermiş, bugün AB standartlarında üretim yapar hale gelmiş bir sektör. Ülkemizin hayvansal protein ihtiyacının karşılanmasında önemli bir yere sahip olan piliç eti üretiminde lider olan Şenpiliç de sektörün gelişimine paralel büyümüş ve gelişmiş bir firma konumunda. Sektörün yaşadığı sorunları, gelişim potansiyelini ve Şenpiliç’in üretim ve yatırım planlarını Şenpiliç Yönetim Kurulu Başkanı İpek Üstündağ’a sorduk.

 

Şenpiliç’in kurumsal yapısı hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

1978 yılında Kurucumuz ve Onursal Başkanımız babam Haşim Gürdamar’ın Gebze’de bir yetiştirme çiftliği olarak kurduğu Şenpiliç, 1980li yıllarda damızlık ve kuluçkahane yatırımlarıyla planlı ve istikrarlı bir şekilde büyümeye başladı. Bugün; 24 damızlık çiftliği, 2 kuluçkahane, 2 yem fabrikası, en son teknolojik donanımlara sahip Söğütlü ve Alifuatpaşa kesim fabrikalarımızla gerçekleştirdiğimiz yıllık 320 bin ton’luk piliç eti kapasitemiz ile ‘Türkiye’nin en büyük entegre piliç eti üreticisiyiz.

 

Üretim tesislerimiz ve sözleşmeli üreticilerimiz Sakarya’dadır. Kendi satış ağımız ve bayilerimiz aracılığı ile Türkiye’nin 81 iline piliç etinin günlük olarak dağıtım ve satışını gerçekleştirmekteyiz.

Tarım Bakanlığımızın da belirttiği gibi en etkin sözleşmeli tarımsal üretim yapan sektör et tavukçuluğu sektörüdür. 600 sözleşmeli çiftçimiz ile piliç üretimi yapmaktayız.

 

Şenpiliç’in sektördeki yerine ilişkin neler söyleyebilirsiniz?

Bu işi öğrenip en iyi şekilde yapmak yıllarımızı aldı. 2000-2014 yılları arasında ciromuzu 30 kattan fazla artırarak 1 milyar TL’ye yükselttik. Tamamen öz sermayemizle gerçekleşen bu büyümenin, sadece gıda sektöründe değil, Türkiye’de farklı sektörlerle kıyaslandığı zaman da çok anlamlı olduğu kanısındayız. Türkiye’nin ‘En Büyük İlk 100 Sanayi Kuruluşu’ içinde 75. Sırada yer alıyoruz.

%14 pazar payıyla Türkiye’de piliç eti sektörünün lideri olarak sektörel anlamda tüm teknolojik gelişmeleri ve yenilikleri yakından takip ediyor ve ‘en büyük’ olmanın yanı sıra, ‘en iyi’ olarak anılmayı hedefliyoruz.

 

Bizi sektörde öncü yapan en önemli özelliğimiz; kendisini geliştiren ve sürekli büyüme hedefiyle yeni yatırımlara imza atan bir kuruluş olmamızdır. Yeni yatırımları hayata geçirirken, mevcut yatırımlarımızda gerekli iyileştirmeleri yaparak dünya standartlarında entegre piliç eti üretimi yapıyoruz.

 

Üretim politikanızı konuşalım biraz…

Yıllardır kaliteli ürünü uygun fiyata mal ederek tüketiciye sunma prensibi ile temel gıda maddesi üretiyoruz. Temel gıda maddesi üretmek büyük bir sorumluluktur ve Şenpiliç olarak çalışmalarımızı bu sorumluluğun bilinciyle gerçekleştiriyoruz. Bizim için ‘gıda güvenliği’ her şeyden önce gelir. Bu sebeple, kurulduğumuz ilk günden beri yeni üretim teknolojilerine yatırım yaparak, üretimden dağıtıma tüm süreçlerde tüketicilerimize ‘sağlıklı ve güvenilir beyaz et’ sunmaya özen gösteriyoruz. Üretimin, damızlık çiftliklerinden başlayıp, son tüketiciye ulaşana kadar geçen bütün aşamalarında kaliteyi ve gıda güvenliğini uygulamak için her zaman aynı titizlik ve disiplin ile çalışıyoruz. Üretimimizin her aşaması ileri teknolojiyle kayıt altına alınıyor.

 

ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi şartlarında üretim yapan Söğütlü Kesimhanemiz; Avrupa Birliği’ne İhracat Yapabilecek Tesis Ön İzin Sertifikası’yla birlikte, TSE’den HACCP 13001 Belgesi alan ‘Türkiye’deki ilk piliç kesimhanesidir.

 

Doğrudan 2.600, dolaylı olarak 7.000 kişiye istihdam sağlıyoruz. İş yapış felsefemizin temelinde dürüstlük vardır ve çalışanlarımıza, ortaklarımıza, devletimize ve çevremize karşı dürüstlük temel anlayışımızdır. Kaliteden ödün vermeden tüketici memnuniyetini sürekli kılmayı temel ilke edindik.

 

Şenpiliç’in kalite politikasından bahseder misiniz?

Türkiye Kalite Derneği tarafından yapılan Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi sonuçlarına göre Et ve Tavuk Ürünleri Kategorisi’nde 1. sırada yer aldık. Avrupa Birliği’nde Tüm Tüketicileri Koruma Derneği (TTKD) tarafından ‘tüm tüketicilere tavsiye edilen marka’ seçildik. Güvenilir Gıda Zirvesi’nde 2015 yılı ‘Güvenilir Gıda’ ödülünü kazandık. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal üretimde gıda güvenliğine ilişkin düzenlemeleri içeren ‘İyi Tarım Uygulamaları (İTU)’ faaliyetlerini yerine getirerek, denetimlerden başarıyla geçtik ve ‘İyi Tarım Uygulamaları’ sertifikası almaya hak kazandık. Tüketici ile yapılan kullanım grup çalışmalarından çıkan sonuçlara göre; Şenpiliç tüketici algısında en bilinen marka olmanın yanısıra, genç, kaliteli, güvenilir ve neşeli bir marka… Tüm bu başarıların temelinde kaliteli, sağlıklı ve güvenilir ürünler sunmamız; bunu doğru ve istikrarlı iletişim çalışmalarıyla tüketicisine aktaran bir marka olmamız yatıyor. Son dönemde, EKS Mutfak Akademisi (Eyüp Kemal Sevinç) ile birlikte mevcut ürünlerimizde tüketicinin beğenisine göre yenilikler yaptık bunun yanı sıra, 2016’da Türkiye’de hiç olmayan yeni ürünlerimizi yeni lezzetlerimizi tüketicinin beğenisine sunacağız.

 

İhracat hedefleriniz nelerdir?

Son derece dinamik ve her geçen gün büyüyen sektörümüz, ihracat bakımından da son yıllarda ivme kazandı. Bu ihracat şu anda yakın coğrafyadaki Irak, İran, Libya ve Türki Cumhuriyetler’e yapılıyor. Gelecek yıllarda Afrika ve Arap ülkeleri ile Avrupa Birliği’ne de ihracatın başlaması ve 5 yıl içinde Türkiye piliç eti sektörünün 1,5 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin adı uluslararası piliç eti ticaretinde artık büyükler arasında geçiyor.

 

Şenpiliç olarak üretimimizin %10’unu ihraç ediyoruz. 2014 yılında gerçekleştirdiğimiz 21 bin tonluk ihracatı 5 yıl içinde 100 bin tona çıkarmayı ve ciroda 4-5 kat büyümeyi hedefliyoruz. Biz de Irak, Libya, Rusya ve Türki Cumhuriyetler’e ihracat gerçekleştiriyoruz, ileriki dönemde Arap ve stratejik önemi sahip olan Afrika ülkelerine açılmayı hedefliyoruz.

 

Türkiye-Rusya arasındaki kriz, beyaz et ihracatını ne derece etkilemektedir?

2015’te toplamda 8 milyon Dolar ihracat gerçekleştiren Rusya’nın katma değeri düşük ürünler alması sebebiyle sektörümüze etkisi düşünüldüğü kadar fazla değil.

 

Beyaz et sektöründe kaliteli ve sağlıklı ürünlerle ilgili gündeme gelen iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gıda konusunda çok ciddi bir bilgi kirliliği var. Maalesef beyaz et sektörü de bu bilgi kirliliğine en çok maruz kalan sektörlerin başında yer alıyor. Beyaz et ile ilgili gündeme gelen olumsuz haberler tüketiciye de zarar veriyor. Yanlış bilgilendirmeler nedeniyle halkımızın daha çok kafası karışıyor. Türk insanının hayvansal protein tüketimi gelişmiş ve diğer gelişmekte olan ülkelerin gerisinde. Bilgi kirliliği de maalesef bunu olumsuz etkilemekte. Şehir efsanleri tüketiciyi piliç etinden soğutmakta. Piliç etiyle ilgili en çok hormon ve antibiyotik kullanımı ile ilgili sorular gündeme geliyor. Kanatlı sektöründe, piliç eti ve yumurta tavuğu yetiştiriciliğinde hiçbir şekilde hormon kullanılmamaktadır. Ekonomik ve pratik bir değeri olmadığından dünyada da böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Üretimde herhangi bir genetik manipülasyon da söz konusu değildir. 40-45 günde yetişen ve ‘etlik piliç’ olarak adlandırdığımız piliçler, en yüksek et verimine ve hızlı gelişme özelliğine sahip özel ırklardır. Avrupa Birliği düzenlemelerinde antibiyotiklerin gelişimi hızlandırıcı olarak kullanılmasına da kesinlikle izin verilmemektedir. Türkiye’de de yasaktır. Biyogüvenlik şartlarının yerine getirildiği çiftliklerde yapılan piliç üretiminin, yemlerden başlamak üzere, her aşaması denetlenmektedir. Bu nedenle halkımız gönül rahatlığıyla piliç eti tüketebilir. Zira piliç eti, yüksek protein kaynağına sahip sağlıklı ve ekonomik bir gıda olması nedeniyle vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Ben de bir anneyim ve evimde haftada en az 2 kez Şenpiliç yenir.

 

Türkiye’de sektörün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

2014 yılında Türkiye’de 1,5 milyon ton piliç eti üretildi; en çok piliç eti üreten ülkeler arasında 9. sırada yer alıyoruz. 2025 yılında sektörün 3 milyon tondan fazla piliç eti üreteceği öngörülüyor. Türkiye’deki tesislerin Avrupa’daki eşdeğerlerine göre daha modern ve ileri teknolojiye sahip olmaları da avantaj sağlıyor. Sektörün gelişimine paralel olarak 10 yılda kişi başı piliç eti tüketimimiz ülke olarak 11 kilogramdan 19 kilograma yükseldi. Piliç eti 1980’li yıllarda günümüze göre daha pahalıya satılıyordu. Şenpiliç gibi sektördeki firmaların akıllı yatırımlarıyla piliç eti üretimi daha kaliteli hale geldi ve önceki yıllara kıyasla piliç eti fiyatları düştü. Dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyara ulaşacağı ve %33 daha fazla gıda üretimine ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor. Piliç eti de çok önemli bir hayvansal protein kaynağı ve Türk halkı tarafından sevilerek tüketiliyor. Türkiye’de ailelerin %98’inin evine piliç eti giriyor ve haftada 2 defa piliç eti yeniyor.

 

2016 yılı için yatırım ve büyüme hedefleriniz hakkında neler söylemek istersiniz?

2016’ninilk ayında da aylık 300 ton kaplamalı, 500 ton şarküteri ve 400 ton döner olmak üzere toplamda aylık 1.200 ton kapasiteyle ileri işlenmiş ürün fabrikamız faaliyete geçiyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da stratejik olarak sürekli büyümeyi ve akıllı entegrasyon ile gelişmeyi hedefliyor, yatırımlarımızı maliyet avantajı yaratacak alanlara odaklanarak planlıyoruz.