RÖPORTAJ — 2 Ocak 2018 at 20:05

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI EROL BİLECİK: EKONOMİDE YENİ BİR HİKAYEYE İHTİYACIMIZ VAR!

 

 

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Ekonomi anlamında yeni bir hikayeye ihtiyacımız var. Yapılan çalışmaların çoğunun Sanayi 4.0’ın içinden geçecek öyküyle yeşereceği konusunda inancımız tam” dedi.

 

Dijital dönüşümün yazılı ve görsel basın aracılığıyla insanların sürekli gündemlerinde olduğunu anlatan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Ülkelerin en önemli büyüme stratejilerinden biri olan Sanayi 4.0, dünyanın ekonomik merkezlerinde gündemin hep üst sıralarına net bir şekilde oturdu. Yeni yıla girerken de, teknolojinin üretim süreçlerinin her aşamasında kullanıldığı yeni bir sistemin sanki kalp atışlarını duyuyoruz. Birinci, ikinci, üçüncü sanayi devriminde maalesef dünyanın bir miktar gerisinde kaldık. Bunun sıkıntılarını yaşadık. İnanıyorum ki; bu defa ‘Geç kaldık’ demeyeceğiz. Bir an evvel adapte olmamız gereken 4. Sanayi Devrimi, ‘dört dörtlük’ bir devrimdir” diye konuştu.

 

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye’de dijitalleşme konusunda farkındalıkla ilgili problemin azaldığını, bunun Türkiye adına son derece umut verici olduğunu belirterek, 4. Sanayi Devrimi konusunu, Türkiye gündeminin öncelikleri arasında gördüklerini her vesileyle vurguladıklarını aktardı.

 

Türkiye’nin yeni hikayesinin bu süreçten geçtiğine dikkati çeken Erol Bilecik, “Ekonomi anlamında yeni bir hikayeye ihtiyacımız var. Yapılan çalışmaların çoğunun Sanayi 4.0’ın içinden geçecek öyküyle yeşereceği konusunda inancımız tam” dedi.

 

  1. Kalkınma Planı’nın hazırlıklarının devam ettiğini hatırlatan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye’yi 2023’e taşıyacak Kalkınma Planı’nın temel ekseninin dijitalleşme olduğunu bildirdi.

 

Erol Bilecik, sanayinin dijital dönüşümünün tek bir şirketin veya bir sektörün, tek bir teknolojiyle başarabileceği bir süreç olmadığını vurgulayarak, 4. Sanayi Devrimi’nin değer zincirinin tüm halkalarının rol aldığı, kararlılık isteyen bir ekip işi olduğunu anlattı.

 

Türkiye’nin kendine en uygun dönüşüm modelini yine kendisinin inşa etmesi gerektiğini de vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Bu raporumuzun da bu inşa sürecine çok önemli katkıda bulunacağına inanıyorum. Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği raporunu muazzam bir Türkiye projesinin temeli gibi görüyorum. Bu temelin harcını her birlikte oluşturduk. Bundan sonraki süreçte de ekosistemdeki tüm paydaşların desteğiyle yapacağımız her çalışma, bu projeyi daha da fazla güçlendirecek. 4. Sanayi Devrimi, gümbür gümbür gelen bir devrimdir. Doların 4.0 olduğu günleri geride bırakmanın bir tane yolu var; Sanayi 4.0’ı yakalamak. Ya dolar 4.0’ı fazlasıyla konuşacağız ya da Sanayi 4.0’ı yakalayıp doların ve faizin ateşini konuşmaktan daha keyifli bir süreç yaşayacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

 

“YABANCI YATIRIMCILAR OHAL DEVAM ETTİKÇE TÜRKİYE’YE GELEMEYECEKLERİNİ SÖYLÜYOR”

 

“OHAL sona ermeden sözleşme imzalamalarının kurum içi mevzuatları gereği mümkün olmadığını söyleyen yabancı yatırımcılarımızın sayısının da azımsanmayacak kadar yüksek” diyen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye’de olağan dışı olaylar yaşandığı ve ciddi güvenlik tehditleri altında kalındığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ancak iş dünyasının normalleşme ihtiyacı aradan geçen 10 ay içerisinde gittikçe artmıştır. Bizler her gün iş yapmaya çalışırken yurt dışı paydaşlarımızdan; OHAL koşulları devam ettiği müddetçe Türkiye’ye gelemeyeceklerini duyuyoruz. OHAL sona ermeden sözleşme imzalamalarının kurum içi mevzuatları gereği mümkün olmadığını söyleyen yabancı yatırımcılarımızın sayısının da azımsanmayacak kadar yüksek olduğunu paylaşabilirim. OHAL süresince seyahat ve sağlık sigortası yapamadıkları gibi şikayetlerle de karşı karşıya kalıyoruz. Ülkemizde OHAL süreci devam ettiği için tedarik zincirlerimizin güvenliği dahi sorgulanır hale gelmiş durumdadır. Bunlar maalesef uluslararası arenadaki algının buradakinden bir miktar farklı olduğunu gösteriyor. Ekonomide yeni bir döneme girecek ve yeni bir atılım sağlayacağımıza inanıyorum. Bunu hep beraber çok çalışıp, dış dünya ile ilişkilerimizi iyileştirerek, aynı zamanda içeride rekabet gücümüzü artırıcı reformları yapıp öngörülebilir bir yatırım ortamı sağlayarak yapacağız. TÜSİAD olarak ülkemizin ve ekonomimizin potansiyeline her zaman güvendik. Türkiye’nin çok daha güçlü ve büyük bir ekonomi olması için, hiçbir engel olmadığı gibi, önümüzde pek çok fırsatların olduğunu görüyoruz.”

 

“HUKUK, DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER OLMADAN, İSTİHDAM YARATMAKTAN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

 

Hiçbir ekonomik kazanımın demokraside ilerleme sağlanmadan kalıcı ve sürdürülebilir olamayacağını söyleyen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik;  “Hukuk, demokrasi ve özgürlükler toplumu olmadan; katma değer ve istihdam yaratmaktan, nitelikli yatırım çekmekten veya etkin girişimlerin yeşerdiği ülke olmaktan bahsetmemiz ne yazık ki mümkün değil. Bu alanda yapılacak her iyileştirmenin hem yurt içinde hem de yurt dışında yatırımcılar tarafından olumlu karşılanacağının bir kez daha altını çizmek isterim” dedi.

 

“BÜYÜMENİN KALİTESİ SON DERECE ÖNEMLİ”

 

Büyümeyi son 4-5 yıldır tüketim ve kamu harcamalarının sürüklediğine işaret eden TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Yatırımlar ve ihracat uzun bir süre zayıf seyretti. Nitekim, 2012-2016 döneminde ortalama büyüme hızımız yüzde 5.3’e geriledi. Bu dönemde yavaşlamanın yanında büyümenin kalitesini biraz daha gözlemlememiz, biraz daha dikkatli bakmamız noktasında gözlemlerimi sizinle paylaşmak isterim. Büyümenin kalitesi son derece önemli” diye konuştu.

 

Göç sorunu ve terör saldırılarının Türkiye ve AB’de önemli dalgalanmalara sebep olduğunu belirten Erol Bilecik, sözlerine şöyle devam etti: “Arka arkaya yaşanan seçimler ve hain darbe girişimi de haliyle gündemimizi ekonomiden uzaklaştırdı. Tüm bu faktörlerin ekonomik yavaşlamada payı olduğu açık. Nitekim, turizm ve perakende sektörlerimiz hala zorluk içerisinde. Güneydoğu Anadolu bölgemizde ise işsizlik oranı yer yer yüzde 30’lara ulaşmış durumda. Tüm bu gelişmelere rağmen ekonomimizin ciddi bir krize girmemiş olmasının bir başarı olduğunun da altını çizmek isterim.”

 

“AB’YE ÜYELİK SÜRECİ, KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN BELİRLEYİCİDİR”

 

“Gelişmiş ülkelerin toparlandığını görüyoruz. Bu toparlanmanın henüz kırılgan olduğunda hemfikiriz” diyen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik,  sözlerini şöyle noktaladı: “AB’ye üyelik süreci, küresel rekabette daha güçlü bir Türkiye için belirleyicidir. AB, hala bizim en büyük ihracat pazarımız olma özelliğini koruyor. AB ile tam üyelik sürecinin devamı, bu sayede ekonomi, bilim ve eğitim gibi konulardaki ilişkilerin geliştirilmesini diliyoruz. Her iki tarafın da bütün siyasi otoriterilerine, ortak bir geleceği kurmak üzere büyük bir sorumluluk düştüğü inancındayız. AB’ye tam üyelik süreci, ekonomik ilişkilerin ötesinde, dünyanın gerisiyle olan ilişkilerde de belirleyicidir. AB’ye baktığımız zaman merkezinde federal bir seçenek, Euro bölgesinin yer aldığı çok çengelli bir görünüme doğru yönelimi söz konusudur. Türkiye’de eğitim ve beceri düzeyi geri, hem de işsizlik oranı çok yüksek. Gençleri geleceği kuracak hale getirmek en önemli sorumluluğumuz. Gençlerimizi dinlemeye, düşünmeye ve fikirlerimizi olgunlaştırmaya fazlasıyla gerek duyuyoruz. 2023 hedeflerine ulaşmak amacıyla bu konulara hızla eğilmek zorundayız. Fiziksel ve dijital dünya arasında gençlerimiz, sınırların neredeyse kaybolduğu bir dünyada yetişiyorlar.”