
Bu yılın başından bu yana altın fiyatları ABD doları cinsinden %7 üzerinde değer kazandı. Bu yükselişin ana sebepleri ABD dolar endeksinin zayıflamış olması ve Fed faiz artırım döngüsünün sona ereceğine dair beklentilerdi. Altın fiyatlarının yükselmesine genel ekonomik görünüm, enflasyon baskıları ve jeopolitik gerilimler de destek sundu. Mayıs ayında tam tersi bir tablo ile karşı karşıya kaldık. Bunun en önemli nedeni bankacılık krizi endişelerinin sönümlenmesi, Fed ’in faizi hangi seviyeye kadar yükseltebileceği ve piyasaların bir süredir fiyatladığı faiz indirim sinyalinin gelip gelmeyeceğinin yanı sıra ABD de borç tavanı krizi ve Fed üyelerinden gelen şahin tonda mesajlar fiyatlamalar üzerinde destekleyici önemli gelişmeler olarak ön plana çıktı. Dolayısıyla ABD’nin borç tavanına ilişkin belirsizliklerin doları ve ABD tahvil faizlerini yükseltmesi, yüksek faiz korkularının güvenli liman talebini dolara yönlendirmesiyle altın fiyatlarında baskıyı artırdı.
Bankacılık krizine ilişkin endişelerin yatışmasının ardından Powell’ın piyasalara vereceği mesajlar oldukça önem taşıyordu. Fed beklentilere paralel hareket ederek 25 baz puan artırıma gitmesinin ardından altında volatilite arttı. Kararın ardından rekor seviyeleri test eden değerli metalde mevcut seviye üzerinde dengelenme ile alımlar bir süre devam etti. Toplantı metninden, daha fazla faiz artışına devam edileceğine ilişkin ibarenin kaldırılması da faizlerde zirve noktaya ulaşılmış olabileceği beklentilerini beraberinde getirdi. Buna karşın Fed başkanlarından her ne kadar enflasyonun inatçı şekilde yüksek seyrettiği ettiği ve bu nedenle de faiz artırımlarının devam etmesi gerektiği yönündeki açıklamalar halen devam etse de Fed Başkanı Jerome Powell, önümüzdeki ay faiz oranı artışlarını durdurma eğiliminde olduğunun açık bir sinyalini verdi. Fed ’in duraksama dönemine girebileceği beklentisinin oluşması altına bir nebze de olsa can suyu getirdi.
Diğer taraftan her ne kadar Powell piyasaları rahatlatmak amacıyla yumuşak iniş sinyalleri verse de ABD ekonomisi ilk çeyrekte beklenenden çok daha yavaş bir oranda genişledi. ABD büyüme verisindeki yavaşlama, Amerika Merkez Bankası (FED)’in enflasyonu dizginlemek için faiz oranlarında agresif artışa gitme politikasının etkilerini hissedildi. Dolayısıyla önümüzdeki dönemlerde borçlanma maliyetlerinin artmasının ABD ekonomisinin bu yıl içinde resesyona girmesine yol açmasında bir etken yaratabilir. Yüksek faiz oranlarından olumsuz etkilenmeye en açık sektörlerden biri olan emlak piyasası, büyük darbe aldı. Geçen ay Silikon Vadisi Bankası ve Signature Bank’ın iflas etmesi ardından çok sayıda banka, krediye erişimi sıkılaştırdı. Mayıs ayı içerisinde bankacılık krizinin etkileri önemli ölçüde sönümlenmesine karşın önümüzdeki dönemde olası bir bankacılık krizi endişesi piyasalardaki resesyon ihtimalinin tetiklenmesine tekrardan yol açarak altın fiyatlarını destekleyebilir.
Bir diğer takip ettiğimiz önemli gelişme ise ABD’nin borç tavanının, 1 Haziran’daki son tarihten önce yükseltilmesine ilişkin görüşmeler devam ederken dolar ve ABD Hazine getirilerindeki toparlanma, değerli metal üzerinde baskı yaratmasıydı. Geçmiş dönemde de borç tavanına ilişkin benzer problemler yaşanmasına karşın uzun tartışmaların ardından Demokratlar ve Cumhuriyetçiler uzlaşma sağlamış ve borçlanma limiti son anda yükseltilmişti. Dolayısıyla Hali hazırda Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi milletvekilleri, ABD’nin ilk kez temerrüde düşmesini önleme konusunda iyimserliklerini dile getirmelerinden de anlaşılacağı üzere politika yapıcıların konuyla ilgili olumlu bir görüşme olacağını düşünmekteyiz. Bu durum dolar endeksinin 6 tane para birimi karşısında değer kaybetmesine neden olarak altın fiyatlarını destekleyebilir.
Özetlemek gerekirse; piyasaların, ABD’li milletvekilleri arasında borç tavanının yükseltilmesi konusunda daha fazla görüşme yapılmasını beklemesi ve Fed başkanlarından gelen karışık mesajların piyasa ile görüş farklılıklarının olduğunu yansıtması emtia piyasaları üzerinde baskıyı artırmaya devam ettiriyor. Başkan Joe Biden ve Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy’nin, geçen hafta bir anlaşma sağlanamamasının ardından ABD’nin temerrüde düşmesini önlemeye yönelik görüşmelere devam ediyor. Anlaşma olduğu takdirde altın fiyatının yukarı yönlü hareketi hız kazanabilir.
Altının bu yılın ilerleyen dönemlerinde, özellikle ABD’de ekonomik koşullar kötüleştikçe artan güvenli liman talebinden faydalanması beklenebilir. Fed cephesine gelecek olursak, piyasalar Fed ‘in Haziran ayına kadar faiz artırım döngüsünde duraklama yönünde konumlanması, değerli metali ön plana çıkarabilir. Piyasalar faiz kesintilerinin bu yılın üçüncü çeyreğinde başlatılacağını ısrarla beklemesine karşın ABD’de gevşek para politikası daha ileri bir tarihte uygulanmaya başlayabilir. Gevşek para politikasına geçildiği takdirde altının Fed ile sınavı bitebilir. Fed ‘in faiz kesintilerini ileri bir tarihe erteleme olasılığı ise ABD dolar endeksini güçlendirebileceğinden altın fiyatları üzerinde baskı yaratabilir.
