
Yılın ilk dört ayını yükselişle tamamlayan ons altın, Nisan ayının sonlarına doğru 3500 dolar seviyesini görerek zirve tazelemişti. Nisan ayında görülen zirvenin ardından yükselişine ara veren ons altında, son dört aydaki fiyatlama 3120 – 3500 dolar aralığındaki yatay bantta oluştu. Ağustos ayının sonuna yaklaştığımız şu günlerde ons altında yukarı yönlü risk iştahının zayıfladığını izliyoruz. Ancak faiz indirim beklentilerinin güçlü olması nedeni ile geri çekilmeler de sınırlı kalıyor. Ons altındaki kararsız seyir ve yön arayışı bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.
Temmuz ayı sonlarında ABD yönetiminin Japonya ve Avrupa Birliği ile yapmış olduğu ticaret anlaşmalarının ardından, Ağustos ayının ikinci haftasında ABD Başkanı Donald Trump, Çin mallarına yönelik yükseltilen gümrük vergilerinin uygulanmasının 90 gün daha ertelenmesini öngören kararnameyi imzaladı. Bu kararname ile Çin’den ithal edilen mallara yönelik yükseltilen gümrük vergilerinin askıya alınma süresi 10 Kasım tarihine kadar uzatılmış oldu. Küresel ticaret konusunda yaşanan bu gelişmeler, piyasalarda tarife belirsizliğine yönelik endişeleri hafifletirken ons altında risk iştahının azalmasına sebep oldu.
Amerika Merkez Bankası (Fed) 29 – 30 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen yılın beşinci Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında piyasa beklentisine paralel olarak faiz oranında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Böylece Fed’in politika faizi yılın ilk dört FOMC toplantısında olduğu gibi %4,25 – 4,50 aralığında sabit kaldı. Komitenin kararı bu sefer oy birliği ile değil oy çokluğu ile alması dikkat çekiciydi. Dokuz üye faiz oranının sabit kalması yönünde oy kullanırken karara karşı oy kullanan Michelle W. Bowman ve Christopher J. Waller faiz oranının 25 baz puan düşürülmesini yönünde oy kullandı. Adriana D. Kugler ise oylamaya katılmadı. Temmuz toplantısında faizler sabit kalmış olsa da bazı üyelerin faiz indirimi istemesi ve komite içinde görüş ayrılıklarının başlaması, FED’in para politikası rotasının ilerleyen aylarda daha gevşek olabileceği yönünde önemli bir sinyal verdi. FED’de uzun süredir kararlarda tam birlik vardı. Bu toplantı ile artık komite içerisinde faizler konusunda “şahin” ve “güvercin” görüşlerin bölünmeye başladığını net bir şekilde anladık.
12 Ağustos tarihinde açıklanan ABD enflasyon verisi Fed’in 16 – 17 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceği FOMC toplantısında faiz indirimine gitme ihtimalini destekler nitelikte gerçekleşti. Açıklanan veriye göre ABD’de yıllık enflasyon piyasa beklentisi olan yüzde 2,8 seviyesinin altında, yüzde 2,7 olarak gerçekleşti. Ilımlı gelen enflasyon verisi sonrası Fed’in Eylül ayında faiz indirimine gitme ihtimalinin güçlenmesi ons altını güçlü tutmaya devam eden ana etkenlerden biri oldu. Fed’in Eylül ayı FOMC toplantısı öncesi piyasalar ABD’de bir enflasyon verisini daha karşılayacak. Kritik Fed toplantısı öncesi 11 Eylül Perşembe günü açıklanacak olan Ağustos ayına yönelik ABD enflasyon verisi Fed’in faiz oranı kararının netleşmesi için son derece önemli olacak. İyi gelen Temmuz ayı enflasyon verisinin ardından bu verinin de iyi gelmesi halinde Fed’in Eylül toplantısında faiz indirme ihtimali daha da güçlenecek.
15 Ağustos Cuma günü Alaska’da gerçekleşen Trump – Putin zirvesi sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke arasında kaydedilen önemli ilerlemenin ve yenilenen iş birliği ruhunun altını çizildi. Putin, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilebileceğini belirtti. Ancak, bu zirveden barışa yönelik kesin sonuç çıkmadı. Kritik Alaska Zirvesi’nin ardından Trump, 18 Ağustos’ta Avrupalı liderler ile Beyaz Saray’da yaptığı görüşmede Ukrayna’ya yönelik güvenlik garantilerini ele aldıklarını belirtti. Başkan Trump, “Avrupalı liderlerle çok verimli bir toplantı gerçekleştirdim. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i arayarak, Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve benim de katılacağım üçlü bir toplantı için hazırlıklara başladım.” şeklinde konuştu.
Bu görüşmelerden Ukrayna’da barışa yönelik kesin bir sonuç çıkmasa da piyasalarda savaşın sona erebileceğine yönelik oluşan iyimser hava ons altında satış baskısına neden oldu. Ancak, piyasalarda Fed’in Eylül toplantısına yönelik faiz indirim beklentilerinin güçlü kalması ons altında geri çekilmelerin sınırlı kalmasına sebep olmaya devam ediyor. Yılın geri kalanında ABD’de faiz indirimlerini destekleyecek gelişmeler ons altını yukarı yönlü etkileyebilecekken, aksi yöndeki gelişmeler ise satış baskısı yaratabilir.
Teknik açıdan bakıldığında ise 2023 yılının Ekim ayından bu yana aşağı yönde kırılmayan 22 haftalık ortalama desteğinin bulunduğu 3300 dolar seviyesinin üzerindeki seyrin korunması, ons altında yükselen trendin devamı için önemli olacak.
