
Türkiye’nin iklimlendirme sektöründeki öncülerinden Baymak; gazdan elektriğe geçiş, karbon ayak izini düşürme ve ısı pompası teknolojisinde liderlik hedefleriyle dikkat çekiyor. Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan, “Sürdürülebilirlik anlayışımızı sadece üretim hatlarımızda ve yetkili servis altyapımızla değil ürünlerimizle de ortaya koyuyoruz” diyor.
İklim krizi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim, son yıllarda hem bireylerin hem de kurumların gündeminin merkezinde yer alıyor. Türkiye’de bu dönüşümün öncü markalarından biri olan Baymak, 56. yılını geride bırakırken hem çevreci üretim anlayışı hem de teknolojiye yaptığı yatırımlarla dikkat çekiyor. BDR Thermea Group çatısı altında faaliyet gösteren şirket, yalnızca Türkiye’de üretim yapmakla kalmıyor; ihracat gelirini artırmayı hedefleyen yatırımları ile eğitim ve sosyal sorumluluk projeleriyle de sektöre yön veriyor.
“Yaşam alanlarındaki beklentiler, özellikle iklim krizleriyle birlikte çok daha farklı bir yöne doğru evriliyor. Dolayısıyla enerji tüketimi olmayacak diyemeyiz. İklim krizine karşı geleceğe dair sözler verirken aynı zamanda adım atmak gerekiyor. Enerji verimliliği tarafında fayda sağlayacak değerlerin tercih edilmesi şart. İklimlendirmeden vazgeçilmeyecek; dolayısıyla yeni teknolojiler geliştirmeliyiz. Baymak olarak da buna öncülük etmek istiyoruz” diyen Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan, sürdürülebilirlik anlayışlarını yalnızca üretim hatlarında ve yetkili servis altyapısında değil, ürünlerinde de ortaya koyduklarını ifade ediyor.
Öncelikle, Baymak’ın güncel durumunu ve iklimlendirme sektöründeki konumunu konuşalım isterseniz…
Baymak, bu yıl 56. yaşını kutlayan ve sektöründe öncü konumda bulunan bir markadır. Tuzla’da 60 bin metrekarelik bir fabrikamız bulunuyor ve 2013 yılından bu yana BDR Thermea Group çatısı altında faaliyet gösteriyoruz. Aynı çatı altında farklı ürün kategorilerinde üretim gerçekleştiriyoruz. 500’den fazla çalışanıyla Türkiye’den doğmuş bir marka olarak ülkemize yabancı sermaye yatırımı kazandıran şirketler arasındayız. BDR Thermea Group, Baymak markasını 6 ana markasından biri olarak konumlandırmaya devam ediyor.
Ayrıca yeni bir boyler yatırımı gerçekleştirdik. Özellikle ısı pompası ile çalışacak boylerleri bu tesiste üreteceğiz. Şu anda deneme üretimleri sürüyor. Önümüzdeki yıl seri üretime geçmeyi planlıyoruz.
500’e yakın bayimiz ve 2000’den fazla satış noktamızla oldukça yaygın bir markayız. Bunun yanında 300’ün üzerinde yetkili servis noktamız bulunuyor. Yatırımlarımız özellikle sürdürülebilirlik alanında öne çıkıyor. Yeni boyler yatırımımızda gaz kullanımından elektriğe geçerek karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Hem bireysel hem de ticari ürünler üretiyoruz. Isı pompası alanında perakende tarafında oldukça güçlüyüz ve bu gücümüzü ticari kanalda da artırmayı hedefliyoruz. Markamızın ve grubumuzun temsil ettiği ekonomik katma değer yaratma hedefinde güçlü bir konumdayız.
Geleceğe karşı sorumluluk taşıyoruz. Sürdürülebilirlik anlayışımızı yalnızca üretim hatlarımızda ve yetkili servis altyapımızda değil, ürünlerimizde de göstermeyi amaçlıyoruz. Bu doğrultuda ısı pompasındaki liderliğimiz öne çıkıyor. Bununla birlikte satış sonrası hizmetlerimiz de sektörde bizi farklılaştıran önemli unsurlardan biri. Örneğin, klima kurulumlarımız ortalama 72 saati geçmiyor. Yüzde 98 marka bilinirliğimizle Baymak, sektördeki rakiplerinden ayrışmayı sürdürüyor.
Tüm ürün gruplarınız içinde fiyat-performans durumunu da konuşmak isteriz, neler söyleyebilirsiniz?
Performansı yalnızca ürünün performansı olarak değerlendirmiyoruz. “İşimiz sizi anlamak” dememizin nedeni de bu. Toplam kalite anlayışımızın içinde müşteri memnuniyetini ve sürdürülebilirliği de kapsıyoruz. Tüketicilerin günün sonunda en iyiye en uygun koşullarla ulaşma hedefi mutlaka var. Rekabetin yüksek olduğu bir sektörde yer alıyoruz ve bizi tercih edenlerin bu yolculuktan memnun kaldığını düşünüyorum.
NPS (Net Promoter Score) yani Net Tavsiye Skorlarından bahsedebiliriz. Her yıl gerçekleştirdiğimiz müşteri memnuniyeti anketlerinde hem bayi hem de servis tarafında yukarı yönlü ve global ortalamanın üzerinde sonuçlar elde ediyoruz. Bizim anlayışımız fiyat–kalite dengesine değil, çözüm ortağı olmaya odaklı. Yaptığımız araştırmalarda Baymak ile ilgili ilk akla gelen kelimenin “güven” olması da bunu doğruluyor.
Ürünlerimiz A sınıfı enerji tüketimine sahip çünkü enerji verimliliğini son derece önemsiyoruz. Kaliteyi sadece ürünlerimizle değil, sunduğumuz hizmetlerle de hissettiriyoruz.
“ISI POMPASI GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ”
Baymak’ın karbon ayak izini de konuşalım biraz…
Aslında en çok üzerinde durduğumuz konu, ürünlerimiz tarafı. A sınıfı enerji tüketimine sahip teknolojilerle karbon ayak izimizi azaltıyor ve enerji verimliliğimizi artırıyoruz. Bununla birlikte yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyoruz. Daha önce bahsettiğim boyler ürünlerinin tamamını doğalgazdan elektriğe dönüştürmek, önemli bir sürdürülebilirlik dönüşüm yatırımıdır.
Ayrıca tüm satış ve yönetim ekiplerimizin araçlarını elektrikliye dönüştürüyoruz. Tüm ekiplerimizde karbon ayak izimizi her yıl biraz daha azaltmayı hedefliyoruz. Isı pompası enerjinin yüzde seksenini doğadan, yüzde yirmisini elektrikten alıyor; bu nedenle en düşük karbon ayak izine sahip ürünlerden biri. Türkiye’de hâlâ küçük bir pazar olsa da ısı pompasındaki liderliğimizle öne çıkıyoruz.
Isı pompasının çok fazla tercih edilmemesinin sebebi nedir sizce?
Burada aslında Avrupa’ya bakmak gerekiyor, çünkü benzer bir dönüşümü Türkiye’de de beklemeliyiz. Gelişen ve değişen regülasyonlar ile tüketici beklentilerinde artan sürdürülebilirlik hassasiyeti sayesinde ısı pompası ve benzer teknolojilerin penetrasyonu giderek artacak. Geçmişte yoğun biçimde kullanılan fosil yakıtlar zaman içinde nasıl azaldıysa, enerji verimliliği yüksek ve çevre dostu yakıtlara yönelim de önümüzdeki dönemde hızlanacak. Biz de ısı pompası ürünlerimizle pazarda öncülük yaparak bu farkındalığı artırmaya çalışıyoruz.
Baymak’ın ileriye dönük ajandasındaki öncelikler neler olacak?
Bugün dünyayı şekillendiren enerji konusu, Türkiye’nin de ana gündem maddelerinden biri. Bu alanda oldukça yoğun yatırımlar yapılıyor. Sektörümüze bakıldığında, bir yandan iklim krizinden söz ediyoruz; ancak işimiz de iklimlendirme. Yaşam alanlarındaki beklentiler, özellikle iklim krizinin etkileriyle birlikte çok daha farklı bir yöne doğru evriliyor.
Baymak özelinde değerlendirdiğimizde, kış dönemleri için ısıtma, yaz dönemleri için ise soğutma çözümleri sunuyoruz ve kapsamlı bir ürün portföyüne sahibiz. Bu alandaki ihtiyaç her geçen gün artıyor. İklimlendirme vazgeçilemeyecek bir ihtiyaç olmaya devam edecek, ancak bunu daha verimli ve çevreci teknolojilerle yapmak zorundayız. Baymak olarak da bu dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyoruz.
Gelecekteki ürün portföyünüzde hibrit veya hidrojen teknolojileri olacak mı?
Biz şu anda ısı pompası ve elektrikli ürünleri sahiplenmiş durumdayız. Hibrit ya da hidrojen tarafında da bir gelişim olacağını bekliyoruz. Grubumuzun AR-GE’siyle birlikte farklı hidrojenli ürünler ve hibrit çözümleri Türkiye’ye getirebilir miyiz diye çalışıyoruz.
Sektörünüzle ilgili tüketici alışkanlıkları hakkında neler söylemek istersiniz?
Öncelikle tüketiciye anlatmak lazım. Geçenlerde bir istatistik okudum. Türkiye’de 27 buçuk milyon hanede kombi var, 6 milyona yakın eski tip, konvansiyonel kombi var. Eski kombi hala kullanılıyor ama aslında burada farkındalık yaratmak lazım.
“Onu bırak buna geç”ten öte bir şey söylemek istediğim. Bütün sistemi değiştirmek mümkün gözükmeyebilir. Onu en doğru teknolojiyle birleştirmekten bahsediyorum. Sürdürülebilirlik anlayışı doğrultusunda maliyeti az, verimi yüksek akıllı sistemleri kurmak gerekiyor. Bütün bunları tüketiciye, uygulayıcılara ve karar vericilere anlatmak gerekiyor. Orada da bizim Baymak Akademimiz devreye giriyor.
Birazda Baymak Akademi’yi konuşalım isterseniz…
Baymak Akademi’de adım adım sektörde bulunan herkese hem Baymak’ı hem ürünü hem çözümü anlatmak hem de sürdürülebilirlik bilincini aşılamak istiyoruz. Geçtiğimiz dönemde üç ayrı ilde Baymak Bölge Akademisi açtık. Bazı eğitim kurumlarıyla temasımız da var. Hatta çok yakında iki meslek lisesinde laboratuvar açacağız. Akademimizle meslek liselerinin laboratuvarlarına gireceğiz ve tesisatı bilen, anlayan kişiler yetiştirmek istiyoruz. Teknik anlamda sektöre insan gücü yetiştirmek gerektiğine inanıyoruz. Hızlı tüketimden bahsetmiyoruz, bir şekilde makine kullanımından & montajından bahsediyoruz. Bu yüzden de uzmanlara ihtiyacımız var.
Önceliklendirdiğiniz sosyal sorumluluk projeleriniz neler?
Çeşitlilik ve kapsayıcılık alanında çalışmalar yapıyoruz ve kadın çalışan sayımızı artırıyoruz Bu yıl sonu itibarıyla yönetim seviyesinde kadın çalışan yüzdemizi 35’e çıkarmak gibi bir hedefimiz var. Hem yönetimde hem üretimde kadın çalışan sayısını artırıyoruz. Gençliği ve yeni iş gücünü de geliştirmeyi sahipleniyoruz.
Ayrıca, BDR Group Vakfının da desteğiyle bu yıl çok önem verdiğimiz 3 yıllık özel bir sosyal sorumluluk yolculuğuna başlıyoruz. Geleceğin bilim insanları ve mühendislerini destekleyecek sosyal sorumluluk projelerini yürüten FIRST Vakfı ile iş birliğine başladık.
FIRST Vakfı ile yaptığınız iş birliğinin içeriği nedir?
FIRST Vakfı Amerikalı bir vakıf ve Türkiye’de de LEGO Leauge ve Tech Challenge ile Robotics Competition’ı yapıyorlar. Türkiye’de iki kurumla iş birliği içindeyiz: Fikret Yüksel Vakfı ve Bilim Kahramanları Derneği. Baymak olarak üç yıl boyunca ana sponsor olacağız. Ama desteğimiz sponsorlukla sınırlı değil. Bütün etkinliklerde gönüllü jürilik yapacak, konuşmalarda bulunacak, yarışmalarda çocuklara destek olacağız. Ana amacımız mühendisliği, bilim insanlığını, makineyi, tesisatı, iklimlendirme alanında Baymak’ın bunu sahiplendiğini görüp ileriye doğru taşımasını teşvik etmek.
Aslında FIRST Vakfı ile Fikret Yüksel Vakfı ve Bilim Kahramanları Derneği uzun zamandır bu çalışmaları öğrencilerle yürütüyorlar. Türkiye’nin her yanından okullar bu etkinliklere katılıyor. O yüzden biz ateşi yakılmış bir sürece biz dahil olduk. Şimdi bu çabayı büyütmek için üç yıl boyunca beraber çalışacağız. Çocuklar ve eğitmenler çok istekle katılıyorlar. Hem devlet okulları hem de özel okullar katılım sağlıyor. Bu proje, öğrencilerin bilime ve teknolojiye olan ilgisini artırmaya yönelik. Sadece bizim sektöre odaklı değil. Amaç mühendislik işini ve teknolojiyi sevdirmek. Gelir düzeyi göreceli daha düşük olan katılımcılar arasında yer alacak altı okulun kurduğu takımlara da ayrıca sponsor olduk. Bu sadece sponsorluk değil aynı zamanda sosyal sorumluluk ve sahiplenme. Bütünsel bir yaklaşımla ilerliyoruz. Meslek liselerindeki laboratuvarlarımız da direkt Baymak Akademimiz gibi öğrencilere yönelik işleyecek. Bu liselerdeki takımlar da bu altı okulun içerisinde… Sanayi-üniversite, sanayi-lise, sanayi-meslek lisesi entegrasyonunun sağlanması lazım. Bunun için biz üniversiteden önceki adımı sahipleniyoruz ve bu projeye çok değer veriyoruz.
