RÖPORTAJ — 1 Mayıs 2016 at 13:29

SALAMİS BAY CONTI HOTEL GENEL MÜDÜRÜ SÜLEYMAN KANSU: ZORLUKLARI YENİLİKLERLE AŞACAĞIZ!

Suleyman KANSU

 

Salamis Bay Conti Hotel olarak çok iyi geçirdikleri 2015 yılından edindikleri tecrübeyle yenilikler yaparak 2016 yılına hazırlandıklarını söyleyen Salamis Bay Conti Hotel Genel Müdürü Süleyman Kansu, Türkiye turizminde yaşanan sorunların kendilerine de yansıdığını, kolay olmasa da bu olumsuzlukları aşmaya çalışacaklarını vurguladı.

 

Türk turizminde yaşanan sorunlar Kuzey Kıbrıs turizmine de yansımış görünüyor. Ancak tesisler yine de dinamizmlerini korumaya gayret ediyorlar. Bunlardan birisi de Salamis Bay Conti Hotel.. Genel Müdür Süleyman Kansu ile yeni turizm sezonunu ve Kuzey Kıbrıs’ta turizmin sorunlarını konuştuk.

 

2015 gerek sizin açınızdan gerekse Kuzey Kıbrıs turizmi açısından nasıl bir yıl oldu? Türkiye’de turizmde yaşanan sıkıntılar buraya nasıl yansıyor?

Otelde göreve başladığım 2009 yılından bu yana yenilikçilik, değişim, farkındalık yaratmak bizim hep hedeflerimiz oldu. Hızlı bir değişim içine girdiğimiz çok doğru. 2015 yılı otelimiz adına benim burada bulunduğum süre içerisindeki en iyi yıl olarak gerçekleşti. Türkiye’ye turizm anlamında bağımlı bir ülkeyiz. Bunun yararları olduğu gibi zararları da var. Biz 2015 yılına kadar Türkiye’nin yanında olmaktan, Türkiye ile birlikte pazarlanmaktan, birlikte anılmaktan son derece mutluyduk ve bunun verimini aldık. Çünkü Kuzey Kıbrıs’ın ön plana çıkması çok büyük reklam yatırımı istiyor. Tabii ki biz bunu yapamadık. Yapamayınca insanlara kendimizi bir Antalya gibi, bir Belek gibi destinasyon olarak tanıttık ki insanların bize kolayca gelsinler. Gönül isterdi ki tabi Rus uçağı düşmesin, gönül isterdi ki Türk turizmi bu şekle gelmesin. Bunun sarsıntısını yaşayacağımızı da biliyorduk. Ama bu kadar ciddi zarar vereceğini bilmiyorduk. Çünkü bizim özellikle kış aylarında Almanya operasyonumuz var. 4 gün Antalya, 3 gün KKTC şeklinde. Orada yüzde 41 gerileme oldu. Operatör orada ciddi bir zarar gördü, bizde de doluluk geriye itti. Bütçelerde zorluk meydana geldi. İnsanlar Kuzey Kıbrıs’ı tam anlamıyla anlamamışlar, anlatamamışız biz. Türkiye’deki olaylar insanların kafalarında Kuzey Kıbrıs ile ilgili olarak da korku ve endişe yaratınca rezervasyonlar ciddi derecede düştü. Bunu toparlamaya çalışıyoruz ama bu çok kolay olmayacak.

 

Turizm farklı bir kültür. O yüzden turizm devlet politikası olmalı ve hizmetlerinizi, tesislerinizi doğru bir şekilde pazarlayabilmek önemli…

Çok doğru söylüyorsunuz. Ülkenin güzelliklerinin turizme hazırlanması için bir devlet politikası olması gerekiyor. Burada ben çok doğru adımlar atıldığını görmüyorum. Bizim gayretlerimiz ve Türkiye’nin teşvikleriyle insanlar buraya ucuz paketlerle geliyor. Bildiğiniz gibi biz kitle turizmine daha yatkınız. Ancak daha önemlisi gelen misafirlerin Kuzey Kıbrıs’ı tercih etme nedenlerini olabildiğince çoğaltmak gerekir. Biz de Salamis Bay Conti Hotel’i değil, Kuzey Kıbrıs destinasyonunu pazarlıyoruz aslında. Çünkü bugün internette turizm sitelerine girdiğinizde önce size Londra, Paris derler. Sonra otel seçersiniz. Direkt olarak size oteli vurgulamazlar. Kuzey Kıbrıs’ta maalesef otel vurgusu daha baskın. Tabii bunu düzeltmek zaman alacaktır.

 

Sorunların çözümü için sektörü temsil eden bir sivil toplum kuruluşu yok mu Kuzey Kıbrıs’ta?

Turizm bakanının her sene değiştiğini, 15 ay gibi bir zaman aralığında görev yaptığını baz alacak olursak proje üretmenin kolay olmadığını görürüz. Her gelen sıfırdan başlıyor. Burada Kıbrıs Türk Otelciler Birliği ve Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) var. Bu kuruluşlarda daha çok ucuz elektrik, su, işçilik vb. konular konuşuluyor. Bunlar doğaldır. Gemisini kurtaran kaptandır gibi bakılıyor. Ama orada başka şeylerin konuşulması gerekir. Mesela insanların burada aileleri ile hoşça vakit geçirebilecekleri bir konsept oluşmamış. Bu nedenle yüksek fiyatla gelen kaliteli misafir maalesef memnun dönmedi. Fiyatlarımızı biraz daha aşağıda uygulamak gerekiyordu. Bunu yapınca doluluklarımız inanılmaz arttı. Böylece kitle turizminin içinde bulduk kendimizi. Çok mu doğru oldu? Geçiş döneminde çok doğru oldu. Dolayısıyla biz tesisimizde her şey dahil uygulamasına geçtik. Yakında ultra her şey dahil sistemine geçmeyi düşünüyoruz. Otelimiz artık üst gelir grubunu memnun edebilecek düzeye gelmeye başladı. Ülkemiz de aynı şekilde.

 

KKTC’deki tesislerin yılın 12 ayında dolulukları nedir sizce?

Sezonu kış ve yaz olarak ikiye ayırmak lazım. Türkiye’de genelde kışın fiyatlar dibe vurur, yazın da tavan yapar. İşte bunu biz Kıbrıs’ta yapamadık. Kışın düşüğün biraz üzerinde fiyat verdik, yazın yükseğin biraz altında verdik. Bu sefer karlılıklarımız yüzde 15’e kadar düştü. Amortismanı da hesaplayınca fazla kar olmadığını görüyorsunuz. Dolayısıyla burada kışın çok düşük, yazın da daha yukarıda fiyat verme yoluna gidildi. Mesela yeni yapılan bazı oteller Salamis Bay Conti’nin bir-iki tık üzerinde yüksek fiyat verdiler ama boş kaldılar. Yabancı pazarlardan umduklarını bulamadılar. Biz kalitede sürdürülebilirliğin yollarını arıyoruz. Bunun bir yolu casinodur ki bunu bazı oteller çok iyi başarıyor. Bizde casinoyu misafire ek bir eğlence olarak sunuyoruz. Bizim için ön planda değil casino.

 

Peki, neden ön planda tutmadınız casinoyu siz?

Bir; bizim otel doluluklarımız ciddi anlamda çok yüksek. İki; casinoya uygun bir otel değil burası. Aile konsepti var burada. Tüm müşteriler bizim için VIP’dir. Ama genel uygulamada casino müşterileri ayrıcalıklıdır. Ya bunu kabul edersiniz veya herkese aynı hizmeti verirsiniz. Biz ikinci yolu seçtik; çok da memnunuz durumdan.

 

Sürdürülebilirlik için bir diğer önemli konu da yetişmiş insan gücü. Siz bununla ilgili neler yapıyorsunuz? Üniversitelerle bir işbirliğiniz var mı?

Ben Doğu Akdeniz Üniversitesi mezunuyum. Mezun olduğum1998 yılında bir otelde gece müdürü olarak çalışmaya başladım. Aileme yaptığım işi kabul ettirmem 10 yılımı aldı. Kuzey Kıbrıs’ta otellerde çalışmak kalıcı bir iş olarak görülmez. Buradaki ailelerde algı şudur; çocuğum okulu bitirdi, şimdi müdür olacak, masa başında olacak veya devlet memuru olacak. Ülkemiz turizmi tam olarak anlamadı. Anlamadığı için maalesef bu tip sıkıntılar yaşanıyor. Şu anda üniversitedeki hocalarımla bire bir görüşüyorum. Burada gençleri turizme kazandırmak en büyük hedeflerimden birisidir. Sürdürülebilir bir hizmet kalitesi açısından personelin uzun zaman burada kalması ve misafirin onu tanıması lazım. Bu tip oluşumları yavaş yavaş kuracağız. Bugün Salamis Otel çalışanlarının yüzde 70’i KKTC vatandaşlarımızdan oluşuyor. İçinde tecrübeli ağabeylerimizin de bulunduğu dinamik bir ekiple hızlı hareket ediyoruz.

 

2016’ya kendinizi nasıl hazırladınız? Ne tür farklılıklar olacak bu yıl?

Tur operatörlerinin ve misafirlerimizin 2015 yılında neyi doğru, neyi yanlış bulduklarını, neyi eksik gördüklerini ve isteklerini biliyoruz. Bu bilgiyle yıla çok hızlı girdik. Bu yıl Kıbrıs geceleri yapıp gerçek Kıbrıs kültürünü tanıtacağız. Bunu Kıbrıslı olarak yapmak zorundayız. Onun dışında tema günleri yapacağız. Çocuk sirkini, animasyon şovlarını ve gündüz aktivitelerini ön plana çıkartacağız. Çocuk kulübümüz çok aktif bir şekilde çalışacak. Aşçımız Türkiye’nin çok ünlü restoranlarında çalışmış, geniş bir menüyü sunabilecek seviyede. Restoranımızda da bazı yenilemeler yapacağız. Aynı şekilde odalarımızı da yenileyeceğiz.

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Ülkenin turizm politikasının belirlenip sivil toplum örgütleriyle birlikte hareket ederek bir yol haritasının önümüze gelmesi gerekir. Ondan sonra da üzerimize düşeni yapmamız gerekir. Bizim de kaliteyle kitle turizmini birleştiren bir yapıyı kurup hareket etmemiz gerekiyor. Bu yapı bize özellikle kış aylarında yüksek doluluğu ve yaz aylarında da yüksek kaliteyi hedeflememizi sağladı. Bununla birlikte bizim için en iyi, en önemli pazar Türkiye pazarı olarak görünüyor şu anda. 2017’de de hedef pazar olarak Türkiye’yi benimsedik.