RÖPORTAJ — 8 Eylül 2020 at 14:16

FNSS GENEL MÜDÜRÜ VE CEO’SU K. NAİL KURT: “KÜRESEL REKABETTEKİ YERİMİZİ KORUYACAĞIZ” 

FNSS GENEL MÜDÜRÜ VE CEO’SU K. NAİL KURT

KÜRESEL REKABETTEKİ YERİMİZİ KORUYACAĞIZ! 

FNSS’nin 30 yıllık deneyimin ardından bir dünya firmasına evrildiğini dile getiren FNSS Genel Müdürü ve CEO’su K. Nail Kurt, Ortadoğu’da, Güneydoğu Asya’da ve diğer bölgelerde görüşmelerini kesintisiz sürdürdüklerini ve küresel rekabetteki yerlerini koruyacaklarını vurguladı.

Savunma sektöründe ürettiği projelerle hem yurt içinde hem de yurt dışında güvenilir bir tedarikçi olduğunu kanıtlayan FNSS, büyük ölçüde pandeminin şekillendirdiği yeni konjonktüre rağmen başarılı projelere imza atmayı sürdürüyor. Yeni konjonktürün en önemli etkisinin ihracat ve iç pazar dengesi üzerinde olacağına dikkat çeken FNSS Genel Müdürü ve CEO’su K. Nail Kurt ile güncel projelerini ve hedeflerini konuştuk. 

Pandemi süreci çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Süreçte ne tür önlemler aldınız?

COVID-19 salgın hastalığı dünyada yayılma göstermeye başladığı andan itibaren süreci yakın takibe aldık. Türkiye’de vaka çıkması ile birlikte FNSS COVID-19 Acil Durum Ekibi kurarak alınacak tüm önlemleri etkin bir şekilde yöneterek, olası durumlarda atılacak adımlar ile ilgili planlamalar yaptık. İki yönlü iletişimi her zaman etkin tuttuk. Bütün duyuruları anında yaparken, yönetimle düzenli toplantılar gerçekleştirdik, çalışanlarımız ile sürekli pandemi süreci deneyimlerini öğrenmek için iletişimde olduk. Bu süreçte günlük sağlık durumu takipleri ve güvenlik kontrolleri sürdürüldü. Çalışma alanlarımızda çeşitli düzenlemeler yapıldı ve kişilerin temasını en aza indirmek adına şirket binalarında yenilemeler yaptık.

Gerçekleşebilecek bir bulaş senaryosunda, üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak üzere yapılacak düzenlemeler için ekipler kurduk. Malzeme tedariği, özellikle yurtdışı projelerimizde testler ve kabul heyetlerinin katılımı konusunda ilk dönemde ufak aksaklıklar yaşamış olsak da üretime ve teslimatlarımıza büyük ölçüde proje takvimlerine uygun olarak devam ettik ve etmeye devam ediyoruz.

Bu süreçte üretim, istihdam ve satış politikalarınız nasıl şekillendi?

Kısıtlı müşteri teması, ülkelerin görece savunma bütçesi kesintileri bu dönemde tüm süreçleri tabii ki etkiledi. Ancak hem yurtiçinde hem yurtdışında takip ettiğimiz önemli potansiyel sözleşmeler devam ediyor. Devam eden teslimatlarımızda, FNSS kaynaklı hiçbir gecikme yaşamadık. Silah Taşıyıcı Araç Projesi kapsamında ivedi olan hiçbir teslimatımızı geciktirmedik. Aynı başarıyı 2021 teslimatlarımızda da yakalama konusunda var gücümüzle çalışıyoruz.   Bu dönemde Umman’da devam eden projemiz olan PARS III 8×8 araçlarımızın teslimatlarını, Umman heyetinin kabule gelememesi nedeni ile biraz gecikmeli de olsa tamamlamış bulunuyoruz. Malezya AV-8 projemizde biz teslimatlarımızı tamamladık, ancak Malezya Hükümeti’nin almış olduğu pandemi önlemleri kapsamında Malezya tarafında üretiminin durdurulması bu projenin tamamlanmasını biraz geciktirebilir.

Bu dönemi başarıyla atlatmamızda en önemli etken tabii ki çalışanlarımız. Alınan önlemlere uyarak, değişen çalışma şartlarına çok büyük bir adaptasyon göstererek, bulunduğumuz sektörün ihtiyaçlarının farkındalığı ile pandemi etkisini en aza indirerek çalışmaya devam ettiler. Bizler de bu dönemde onlara destek olmayı hedefledik, tüm çalışmalarımızı bu kapsamda gerçekleştirdik ve bu şekilde devam edeceğiz.

Genel çerçevede bakmak gerekirse, yurtdışında bütçeler biraz kesintiye uğrasa da, savunma ihtiyaçları devam ediyor. Kullanıcı ihtiyaçları operasyonlar devam ettiği sürece devam edecek. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) da tüm projelerde savunma sanayii firmalarını tüm gücüyle desteklemeye devam ediyor. Burada savunma sanayinin yıllarca emek verilerek sahip olduğu standartlar, kazanılan ivme ve bu ekosistemin sürdürülebilirliği en büyük öneme sahip oluyor. Bu da yalnızca projelerin ve projelere verilen desteğin devamı ile mümkün olabilir.

Yeni konjonktürde küresel rekabette nasıl konumlanacaksınız?

Yeni konjonktür;  pandeminin etkisinin hissedildiği, ülkeler arası diplomatik ilişkilerin zorlu bir döneme girdiği ve petrol fiyatlarının istikrarlı çizgisinin bozulduğu bir döneme işaret ediyor. Konjonktürü ve ağırlıklı olarak ihracat yaptığımız ülkelerin durumunu bir arada değerlendirdiğimizde; pandeminin ve petrol fiyatlarının ülkelerin savunma alımlarında etkili olacağını öngörmüştük. Pandemi sebebiyle sosyal harcamaların ve sağlık harcamalarının önceliklendirilmesi sebebiyle ulusal bütçelerde belirli kesintilerin olacağı malum. Bu bütçe kesintileri, kısa vadede uluslararası savunma projeleri için de erteleme, kapsam daraltma veya iptal anlamına gelebilir.

Uluslararası ilişkilerde yaşanan gerginlikler de ihraç kısıtlarının veya açık/örtülü ambargo riskinin artarak devamı ile sonuçlanabilir. Diğer yandan, yılın ilk yarısında petrol fiyatlarında yaşanan keskin düşüşlerin, ekonomisi önemli ölçüde petrole dayalı olan ülkelerin savunma alımlarında da ötelemelere neden olmuştu. Ancak petrol fiyatlarının tekrar yükselişe geçmesi ve olası bir petrol krizinin ihtimal dışı kalmasıyla birlikte bu risk zaman içinde nispeten azaldı. Pandeminin ulusal bütçelere etkisi de kısa vadede ülkelerin savunma alımlarını etkileyebilir. Biz FNSS olarak küresel rekabetteki yerimizi koruyoruz ve önemli iş fırsatları için Ortadoğu, Güneydoğu Asya’da ve diğer bölgelerde görüşmelerimizi kesintisiz ve planladığımız gibi sürdürüyoruz.

İhracat ve iç pazar dengeniz yeni normalde nasıl oluşacak?

FNSS sektörde ihracat başarılarıyla bilinen; Ortadoğu ve Güneydoğu Asya coğrafyasında başarılı işlere imza atmış, ardıl kontratlar yürütmüş ve bazı uluslararası pazarları da yerleşik pazar haline getirmiş bir firma. Önümüzdeki dönemde de halihazırda yer aldığımız uluslararası pazarlarda yeni kontratlar imzalamayı ve daha önce iş yapmadığımız pazarlardaki etkinliğimizi arttırmayı hedefliyoruz.

Konjonktürel sebepler bu dönemde savunma şirketleri için ihracat yapmayı, önceki dönemlere kıyasla daha zorlu hale getirdi. Biz de ihracat anlamında dönemsel gelişmelerden etkileniyoruz tabii.

Genel bir prensip olarak yurtiçi satışlarımızla yurtdışı satışlarımızın belirli bir dengede olmasını arzuluyoruz. Son 5 yılda imzaladığımız sözleşmelerin  yaklaşık % 60’ı yurtiçi programlar içindi. Önümüzdeki dönemde ciromuzdaki yurtiçi projelerin payının biraz daha artacağını öngörüyoruz.

Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) projeniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) projesi kapsamında, 184 adet paletli, 76 adet tekerlekli olmak üzere toplam 260 adet silah taşıyıcı araç ve 64 adet KORNET-E Silah Kulesi ve 196 adet OMTAS Silah Kulesini geliştirecek, test ve doğrulamalarını yaparak, üretimleri gerçekleştirecek ve teslim edeceğiz. STA Projesi karşılanması gereken teknik isterleri zor olan bir proje. Bu zorluklar karşısında FNSS olarak özgün bir araç tasarladık ve henüz 15. ayda gerçekleştirilen kritik tasarım toplantısına hazır bekleyen bir prototip araç ile çıkarak bu projenin önemini ve bu çerçevede ortaya koyduğumuz çabaları en iyi şekilde yansıtmış olduk.

Kısa sürede 4 ayrı ürünün geliştirilerek, prototiplerinin üretilmesi ve kalifikasyon süreçlerinin tamamlanması gerçekten büyük bir başarı. Teslimatı yapılan son iki aracı OMTAS füzeli kuleleri ile teslim ettik, böylece Roketsan’ın OMTAS füzeleri, STA araçlarının üzerinde envantere girmiş oldu. 2020 sonunda, kalifikasyon çalışmaları devam eden PARS 4×4 STA’larımızı da OMTAS kulesi ile birlikte Silahlı Kuvvetlerimize teslim etmeyi planlıyoruz.

İhracata konu projeleriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Umman Sultanlığı projemizde araç üretim ve teslimatlarımızı proje takvimine uygun olarak başarılı bir şekilde tamamladık. 13 farklı konfigürasyonda toplam 172 adet PARS III 6×6 ve 8×8 araçlarımızın üretimini kapsayan projede tüm araçların Türkiye teslimatlarını tamamlamış bulunuyoruz. Araç konfigürasyonları arasında FNSS 25mm SABER kuleli Keşif ve Komuta araçları, 120mm Havan Taşıyıcı, Zırhlı İstihkam Aracı, Zırhlı Kurtarma Aracı, Zırhlı Ambulans, Zırhlı Personel Taşıyıcılar yer almakla birlikte, araçlar Umman Sultanlığı Ordusu tarafından başarılı bir şekilde kullanılmakta.

Malezya AV-8 Projemiz kapsamında araçların üretim ve teslimatlarına Malezya’da devam ediliyor. Proje kapsamında 11 araç varyantının tasarımı tamamlandı, bir varyant ile ilgili çalışmalar devam ediyor.  FNSS’den yapacağımız teslimatların neredeyse tamamını gerçekleştirdik. Normal şartlarda bu yıl sonuna kadar teslimatların tamamlanması planlanmıştı ancak COVID-19 nedeni ile Malezya’da da üretim ve kabul faaliyetleri bir süre durdurulduğu için teslimatların bir kısmının 2021 yılına sarkması ve projenin 2021 yılı ortasına kadar tamamlanması öngörülüyor.

PT-Pindad firması ile Ortak Geliştirme projesi kapsamında, biri bize diğeri Endonezya’ya ait olmak üzere 2 adet Orta Ağırlık Sınıfı Tank prototipi üretildi. Bizim “Kaplan MT” olarak adlandırdığımız, Endonezya’da aynı anlama gelen “Harimau” ismini alan bu tanklar Endonezya Silahlı Kuvvetleri tarafından kendi şartlarında doğrulama ve kalifikasyon testlerine tabi tutuldu ve bu testleri başarılı bir şekilde tamamladı. Bu geliştirme projesi kapsamında Endonezya tarafına teknoloji transferi gerçekleştirildi.

Başarılı bir şekilde tamamlanan bu geliştirme projesinin bir sonucu olarak 2019 Aralık ayında iş ortağımız PT-Pindad ile 18 adet Kaplan tankı’nın seri üretimi için sözleşmemizi imzaladık. Sözleşme kapsamında 10 adet aracın üretimi Türkiye’de, 8 adet aracın üretimi de Endonezya’da gerçekleştirilecek. Proje şu an yürürlüğe girdi ve üretime yönelik faaliyetler de başlamış bulunuyor.

Potansiyel işbirliği çalışmalarımızdan birisi ise Güney Kore Ordusu’nun Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü (SYHK) ihtiyacını karşılamaya yönelik. Bu çerçevede önde gelen firmalarından Hyundai Rotem ile SYHK aracımızın G. Kore’de yerel üretimi için teknoloji transferi ve teknik destek sağlamak üzere işbirliği yapıyoruz.

Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar Projesinde gelinen son nokta hakkında bilgi verebilir misiniz?

4 Nisan 2019 tarihinde Savunma Sanayii Başkanlığı ile ana yüklenicisi olduğumuz Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar (ÖMTTZA) Projesi sözleşmesini imzaladık. Projenin alt yüklenici sözleşmelerini de 25 Aralık tarihinde FNSS Tesislerinde gerçekleştirilen törende imzalandı ve 2 Mart 2020’de proje başlangıcımızı yaptık.

Proje kapsamında Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla beş farklı tipte aracın tasarımı, testleri ve toplamda 100 adet 8×8 ve 6×6 aracın üretimini tamamlayarak teslimatlarımızı gerçekleştireceğiz.

ÖMTTZA Projesi kapsamında; araçlarda kullanılacak, 7.62 mm ve 25 mm insansız silah sistemleri, elektro-optik, radar, haberleşme, komuta kontrol ve seyrüsefer sistemleri tasarım ve üretimini ASELSAN gerçekleştirecek olup, araçlara entegre edilecek yerli motorlar TÜMOSAN tarafından geliştirilip üretilecek. Motor ve daha geniş ölçekte güç grubu bir aracın en temel bileşeni ve maliyet kalemidir. TÜMOSAN ile imzalanmış olan sözleşme kapsamında teknik ekiplerimizin belirlediği gereksinimleri karşılayan ve hem bizim hem de TÜMOSAN’ın geçmiş tecrübelerini yansıtan bir motor tasarımı konusunda yoğun olarak çalışılıyor. Geldiğimiz aşamada, ön prototipin üretildiğini ve üzerinde alt sistem seviyesi mühendislik doğrulamalarının başladığını söyleyebilirim. Son kullanıcılar ile araçların tasarım detayları çalışılmaya devam ediyor, 2021 yılında araçların prototip ürünlerin üretimlerine başlanarak testler ile kalifiye edilecek. Savunma Sanayi Başkanlığımızın da desteği ile yürütülen bu proje kapsamında kritik tasarım aşamasının sonunda ilk motoru araç prototiplerimize entegre edip mühendislik testlerine başlamayı öngörüyoruz.

FNSS’nin 30 yılın ardından savunma sektöründe geldiği yeri ve önemini anlatabilir misiniz?

30 yılda geldiğimiz noktaya baktığımızda, FNSS’nin, lisans altında ZMA üretiminden; ZMA sınıfını 21’nci yüzyıla taşıyan yenilikçi KAPLAN ürün ailesini; taktik tekerlekli zırhlı araçlar için bir referans haline gelen PARS ürün ailesini; ZAHA Zırhlı Amfibi Hücum Aracını, SAMUR Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü ve KUNDUZ Amfibi Zırhlı İstihkâm İş Makinesi gibi çok değişik özellikli araçları; M113A4 gibi dünya üzerinde eşi olmayan modernizasyon çözümlerini; SABER ve TEBER gibi, araçlarımızın muharebe etkinliğini arttıran kuleleri geliştiren ve üreten bir dünya firmasına evrildiğini görüyoruz.

Bu dönüşüm sırasında, Türkiye’de ve dost ve müttefik ülkelerde üstelendiğimiz projelerde, her zaman kullanıcısının yanında olan, güvenilir bir tedarikçi olduğumuzu defalarca kez ispat ettik. Bunun en güzel örneği ise 30 yıl önce, kuruluş projemiz kapsamında teslim ettiğimiz ve Türk piyadesinin belkemiğini oluşturan ZMA’ların, halen görevlerinin başında olması. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin, zorlu testlerin ardından seçtiği ZMA-15 aracımızı, yüksek kalite standartlarında ürettikten ve teslim ettikten sonra, sürekli desteklemeye devam ettik. Gerekli olduğunda, bu desteğimizi, araçların bulunduğu yerde destek kapsamında, sınır bölgelerine kadar götürdük; bakım hattımızı, en uzaktaki askeri tesislere taşıdık. Gerektiğinde bu hizmetlerimizi, herhangi bir bedel talebimiz olmadan verdik. Adeta “TSK’nın bir askeri fabrikası” anlayışıyla çalıştık. Bu anlayışı, uluslararası kullanıcılarımız için de devam ettirdik. Onları, o ülkenin yerel bir firması gibi destekledik.

Bugüne kadar, 15 ton sınıfında paletli zırhlı araçlardan orta ağırlık sınıfı tanka; 4×4’ten 8×8 taktik tekerlekli zırhlı araçlara; seyyar yüzücü hücum köprüsünden zırhlı istihkâm iş makinesine kadar uzanan geniş ürün ailemizin üyesi 4.500’ün üzerinde aracı, farklı ülkelerdeki kullanıcılarımıza teslim ettik. Her birini, aynı özenle desteklemeye devam ediyoruz. Bugün ürünlerimiz, performanslarını, kullanıcılarının gerçekleştirdiği ayrıntılı kabul testlerinin ötesinde, muharebe sahasında da ispat etmiş çözümler olarak öne çıkıyor.