RÖPORTAJ — 5 Temmuz 2021 at 22:39

DENİZLİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI ABDÜLKADİR USLU: “DENİZLİ SANAYİCİSİ ORTAK AKILLA HAREKET ETMELİ”

DENİZLİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI ABDÜLKADİR USLU

DENİZLİ SANAYİCİSİ ORTAK AKILLA HAREKET ETMELİ!

Denizli sanayisinin tekstil sektörü yanında birçok sektörde gelişme kaydettiğine dikkat çeken Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Uslu, Denizli sanayicisinin daha da büyümesi ve dünya sanayisine entegre olabilmesi için ortak akılla hareket etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Yenilikçi çalışmalarıyla kurulduğu 1975 yılından günümüze Denizli sanayisinin kalbi haline gelen Denizli Organize Sanayi Bölgesi (DOSB) istikrarlı büyümesini pandemi koşullarına rağmen sürdürüyor. DOSB’un güncel durumunu, hedeflerini ve sanayicinin sorunlarını Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Uslu ile konuştuk.

Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin bugünkü durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Denizli Organize Sanayi Bölgesi 5.180.000 m²’lik bir alanda kurulmuştur. 223 adet sanayi parseli bulunmaktadır. Bölgemizde üretim yapan sanayi tesislerinde yaklaşık olarak 25.000 kişi istihdam edilmektedir. Sanayicilerimizin yıllık ihracatı 1 Milyar USD civarındadır.

Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü olarak her geçen gün büyük değişimler yaşayan iş dünyasında değişimin hızını yakalamak için kuruluşumuzdan bu yana sanayicilerimize kaliteli hizmet sunma çabasındayız. Bu çabayı kalite çağında daha sistemli bir hale getirerek kurumsal yapımızı güçlendirmek amacıyla ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi’nin Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nde kurulmasına karar verilmiş, bir yıl süren çalışmalar neticesinde var olan sistemimizde iyileştirmeler yapılmıştır. Sanayicilerimize sağlanan hizmetlerin en iyi şekilde yapılması birincil hedefimiz olmuştur.

2020 yılında Bölgemiz yeni revizyon imar planı ile 684.000 metrekare daha büyüyerek istihdam, üretim ve ihracatın artması konusunda büyük bir adım atmıştır. Bu yıldan itibaren yeni OSB alanları belirlenerek inkişaf alanı oluşturulacaktır.

Yeni tekstil boya fabrikalarının kurulması için yeni arıtma tesisi projesine başladık. Yeni arıtma tesisinin tamamlanmasıyla birlikte yeni işletmelerin kurulmasına izin verilecektir.

2021 yılı başında Bölgemizin LED aydınlatma projesi için çalışmalara başladık ve 2 ay içerisinde tamamladık. Bölgemiz daha güvenli bir hale geldi.

2008 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı’nca düzenlenen “En Çevreci OSB” yarışmasında Bölgemiz Türkiye 2’ncisi olarak “ÇEVRE BERATI” ile ödüllendirilmiştir. Çevreye olan duyarlılığımızı belgelendirmek amacıyla TS EN ISO 14001:2015 Çevre Yönetim Sistemi çalışmalarına başladık ve 3 aylık çalışma sonucunda belgemizi almaya hak kazandık.

Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin vizyonu nedir?

Sanayicilerimizin girişimci ruhuyla Denizli’nin bir sanayi kenti olmasına öncülük eden Bölgemiz, kentteki ekonomik ve sosyal gelişmelerde aktif bir rol oynarken, üyelerimizin sorunlarına çözümler bulmaya, büyümeye ve üretmeye devam etmektedir.

Dünya sanayisine entegre olmanın bir gereği olarak düşünce sınırlarını geniş bir bakış açısı içinde Denizli sınırları ötesine taşıyabilmek, teknolojik gelişme ve değişimlere vakit kaybetmeden uyum sağlayabilmek vizyonumuzdur.

Denizli, pandemiden ne derece etkilendi? Sürecin başından bugüne gelindiğinde Denizli sanayisi ne durumda? 

Mart 2020’de pandemi Türkiye’de de başladı. Denizli sanayisi de tüm Türkiye gibi kısa süreli bir şok yaşadı. Ancak sonraki aylardan bugüne gelinceye kadar Denizli sanayisi durmadı. Bilhassa tekstil sanayisi başta olmak üzere ihracata dönük sektörler gelen siparişleri karşılamak üzere üretim yaptılar. İhracata dönük sanayide bir sıkıntı olmadı. Sıkıntı küçük esnaf dediğimiz bakkal, kafe, restoran işletmelerinde ve hizmetler sektöründe yaşandı. Çok büyük mağduriyetler yaşandı. Hükümetimiz de elinden geldiğince birtakım yardımlar yaptı. Bundan sonraki süreçte aşılamanın etkisiyle pandemiden çıkacağız. Çıktıktan sonra da kredilerin, vergi ve sigorta primi borçlarının ödeneceği bir hesaplaşma dönemi başlayacak.

Denizli OSB Yönetim Kurulu Pandemi döneminde vaka sayılarının azaltılıp üretimin zarar görmemesi için ne tür çalışmalar yaptı?

Son dönemde tüm dünyada etkili olan  Covid 19 salgını ile mücadele kapsamında, salgın başlar başlamaz  OSB Yönetim Kurulumuz acil birkaç toplantı yapıp salgının yayılmaması ve önlenmesi amacıyla ciddi kararlar aldı. Bu kararlar neticesinde çalışmalara başladık.

İlk olarak tüm fabrikaların Koronavirüse karşı dezenfekte edilmesi için 5 ayrı ekip oluşturuldu. Bu ekipler ile birlikte tüm fabrikalar her gün özel cihazlar ile her türlü iş güvenliği önlemi alınarak dezenfekte edildi. Beş ekip de Bölgemize gelen tüm servis araçları ve çalışan araçlarının dezenfeksiyonu için kuruldu. Bu ekipler Organize Sanayi Bölgemizdeki Caminin yanındaki park alanına yerleştirildi. Tüm fabrika yetkilileri bu konuda bilgilendirildi. Dolayısıyla 25.000 çalışanın olduğu bölgemizin tüm araçları her gün gece gündüz demeden dezenfekte edildi. İtfaiye araçlarımız her gün dezenfektan dolu tanklarıyla yol ve kaldırım ilaçlamalarını yapmaya başladı.

Pandemi dönemi başladığında fabrikalarda maske bulma problemi vardı. Sanayicilerimizin bu konuda zorluk çekmemesi adına hemen DOSTEK Kolejinde ultrasonik maske makinası imal ederek maske üretimine başlanıldı. Şu anda günlük 20.000 maske üretimi yapılmaktadır. Bunun haricinde 5.000 adet yüz siperliği üretim başta Sağlık İl Müdürlüğü ve bazı kurumlara ücretsiz olarak verdik.  Bunun haricinde ameliyat önlüğü, tek kullanımlık tulum, seccade üretilmeye başlanıldı.

OSB içerisindeki bilbordlarda Bakanlığın gönderdiği uyarı afişlerini asıp Bölgemizde bulunan tüm çalışanlarda farkındalık oluşturduk. Bunun yanında, firmalarımıza Pandemi döneminde çalışanları korumak ve Koronavirüse karşı farkındalık oluşturmak amacıyla yazılar gönderdik.

Sağlık Bakanlığı’nın Organize Sanayi Bölgelerinde ücretsiz test ve tarama yapılması projesine Denizli OSB olarak biz de başvurduk.  Denizli Sağlık İl Müdürü Berna Öztürk’ün desteğiyle 11 OSB’de yapılacak bu projeye biz de dahil olduk. Bu hafta 2.200 Bölge çalışanımızın kanları PAÜ OSB Polikliniğinde alınarak Pamukkale Üniversitesi hastanesine gönderilerek test sonuçları alınmaya başlandı.

16 Haziran 2021 tarihi itibariyle Koronavirüs aşıları Bölgemizde bulunan PAÜ Polikliniğinde vurulmaya başlanıldı. Fabrikalarımızda iş kaybı yaşanmaması için Sağlık İl Müdürlüğü’ne ait ekipler mobil ekiple işyerlerinde aşı uygulamasına başladılar. Tüm bu çalışmalarımızın neticesinde Bölgemizde Koronavirüs vakasına rastlanmayıp güvenli bir bölge oluşturmuş olduk. OSB Yönetim Kurulumuz bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla gerçekleştirmeye devam etmektedir.  Pandemi döneminin hafife alınmaması konusunda fabrikalarımızı ve dolayısıyla 25.000 çalışanı bilgilendirmeye devam edeceğiz. Yaptığımız bu önleyici çalışmaların Denizlimiz ve Ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum.

Pandemi sonrasında kredi, vergi vb. borçlarla ilgili hesaplaşma nasıl olmalı sizce?

Bankacılar diyorlar ki: Bizim batık kredilerimizi kurtarın.” Bu çare değil. Hükümetin bunu yapmaması lazım. Elbette, bankacılık sektörünün ayakta durması lazım. Ama başka her sektörün de ayakta durması gerek. Ayrıca çözüm tamamen pandemiye dönük olmamalı. Ömür boyu sürecek bir yapı oluşturulmalı. Ziraat Bankası’nın, Vakıflar Bankası’nın veya Bankalar Birliği’nin öncülüğünde, içinde ticaret ve sanayi odalarının temsilcilerinin de bulunduğu bir kurum üzerinden bir yatırım ortaklığı şirketi kurulması lazım. Şu anda çok sayıda konkordato kararı alan şirket var, kurtarılacak şirketler, markalar var. Bunları rehabilite etmeliler. Kazanılması mümkün olmayan firmaları da kestirmeden iflasa götürmeleri lazım.

Diğer bir konu borç yapılandırmadır. Bu yapılandırmayı biraz uzun vadeli yapmak lazım. Mesela yapılandırmadan sonra ödemeye bir sene sonra başlanmalı. Bugünkü koşullarda çoğunluk bir-iki ay sonra ödeme yapamayacak. Gelir elde edemeyen nasıl ödeme yapsın? Böyle olursa daha önce olduğu gibi yeni bir yapılandırma daha gündeme gelecektir.

Bunun dışında teşvik sistemi katma değerli üretimi odaklanarak yeniden elden geçirilmeli. Tamamen Ankara’dan yönetilen bir teşvik sistemi olmamalı. Her yörenin kendi ürettiği iktisadi ürünlere göre teşvik verilmesi lazım. Örneğin; 5 milyon TL’ye kadar olan teşvikler Denizli ilinde verilmeli, üzerindeki rakamlara Ankara’da karar verilmeli. Teşvikler için merkezde ve il bazında ayrı kurullar oluşturulmalıdır. Sanayi Bakanlığı’nda, Ticaret Bakanlığı’nda bu bilgilerin hepsi var. Yenilenen teşvik sistemi Türkiye’nin kalkınmasına en büyük katkıyı yapacaktır.

Ekonomik kalkınma konusunda STK’ların da yol gösterici olması gerekmiyor mu?

STK’ların hükümeti tenkit edemeyeceği yönünde yanlış bir algı var. Halbuki gerçek böyle değil. Biz kendi görüşlerimizi halisane söylüyoruz. Herkes “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” derse  STK’ların yol gösterici olması mümkün değil.

Denizli’de sektörel gelişmişlikte tekstil mi öndedir hala?

Denizli tekstilin yanında birçok sektörde büyüyor. Tekstil yatırımları vasat bir seviyede şu anda. Onun dışında imalat sektöründe, kabloda, mermerde, madencilikte, dökümde, turizmde, hayvancılıkta Denizli büyüyor.

Çıkarılan teşvik kanunlarından Denizli’nin olumsuz etkilendiği görüşünü nasıl değerlendirirsiniz?

2004 yılında yürürlüğe giren 5084 sayılı Teşvik Kanun’undan sonra Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Afyonkarahisar gibi illerimize önemli yatırımlar yapılmaya başladı. Ama o teşvikler Denizli’de yatırımları durdurdu. Hatta Denizli’yi geri götürdü. Denizli’nin ihracat rakamları 15 yıl önceki düzeyinde, 2-2,5 milyar dolar bandında geziniyor. Bunda Denizlili sanayicinin taleplerini Ankara’da yeterince anlatamamasının payı var. Bunun temel nedeni de Denizli’de kalkınmanın ve sermayenin tabanı yayılmasıdır. Denizli kendi kendine yeten bir şehirdir. Kendi kabiliyetleriyle üretmekte ve ihraç etmektedir. Son yıllarda Denizli Bakan olarak Nihat Zeybekçi’yi çıkardı. Onun katkıları sayesinde Denizli’de ekonomik gelişim hızlandı. Ama yine de Denizli sanayicisinin birleşip ortak akılla hareket etmesi gerekiyor. Aksi takdirde gelişmesi, büyümesi, sermaye biriktirmesi mümkün olamayacaktır. Bugün Denizli’de konfeksiyon ve tekstil sektörleri var. Ancak kişi başına milli gelir 12 bin doların üstüne çıktığında bu sektörler ayakta kalamayacaktır.

Bölge kalkınması için üniversite-sanayi işbirliği Denizli özelinde nasıl ilerliyor?

Sanayi Odası Başkanlığı ve İhracatçılar Birliği Başkanlığını yaptığım yıllarda üniversite-sanayi işbirliğinin verimli bir şekilde yürütülmesi için odalar, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir konsensüs sağlamıştık. Benim görevden ayrılmamdan sonra bu işbirliği bozuldu. Sanayi Odası bu konuda verimli çalışmalar yürütemiyor.

Teknokent projesiyle neler hedefliyorsunuz?

Bundan 15 yıl önce üniversitelerimizde oluşturulan bir Teknokent var. Fakat portatif atölyeler olmadığından dolayı savunma sanayiine adım atmamız bu şekilde yetersiz kalıyor.  Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde kurmaya çalıştığımız Teknokent ise Amerika’daki Silikon Vadisi gibi dünyaya entegre bir yapıda olacaktır. Bizim bu Teknokent ile hedeflediğimiz örneğin; bir uçağın veya otomobilin parçasını katma değerli üretmektir. Bu üretim dünyaya hitap edecektir. Burada elde edeceğimiz know-how ile önce Denizli ekonomisine sonra da ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacağız. Bundan dolayı bu projeyi Denizli’ye kazandırmayı istiyorum.

Son mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Ülkemizde sanayi ve teknoloji alanında önemli gelişmelerin elde edilmesi için odalar ve sivil toplum kuruluşlarına büyük bir görev düşüyor. Biz Denizli sanayisinin nitelikli ara eleman sıkıntısını gidermek için özel bir Teknik Lise kurduk. Mezun olan öğrencilerimizin %70’ini sanayicimize kazandırıyoruz, kalan %30 ise Teknik Üniversitelere giderek tekrar sanayiye dönüyorlar. Üniversite-Sanayi işbirliği için tüm STK’lar birlikte hareket edip başta Denizli olmak üzere ülkemizi kalkındıracak hamleler yapmalıdır.